Yazar: 9:45 am Röportaj

Avukat Aslı Karataş ile hukuk, insan hakları ve toplumsal cinsiyet üzerine bir röportaj

Hukuk, adalet, insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği üzerine kıymetli çalışmalar yürüten Aslı Karataş, KadınKöy’ün Söz Kadında programının 7. Bölümüne konuk oldu.

Hak savunuculuğu konusunda ses çıkarma motivasyonu

Söz Kadında programının 7. bölümüne konuk olan Aslı Karataş, ilk olarak avukat kimliğini inşa etmekteki duygusal motivasyonuna değindi. Avukat kimliğinin savunuculuk üzerinden ilerlediğini belirten Aslı Karataş:

“Hukuk fakültesine başlamadan önce de hayatımda her zaman doğrudan öznesi olmadığım durumlarda dahi hak savunuculuğu konusunda ses çıkarma motivasyonu vardı. Zaten hep böyle bir klasik vardır ya evde çok konuşan bir kız çocuğu vardır evde ve “bu kız avukat olacak” derler, ben o kehaneti gerçeğe döndürenlerden oldum.” ifadelerini kullanıp savunucu ruhuyla avukatlık ruhunun bir bütün haline geldiğini söyledi.

Karataş, avukat olmaktaki zorlukların diğer birçok mesleklerde yaşanan zorluklarla paralel olduğunu ancak diğer mesleklere nazaran bir avantajı da olduğunu söyledi: Sektörde çok fazla kadın hukukçunun olması. Tabii yine de diğer her sektörde olduğu gibi bu sektörde de toplumsal cinsiyete dayalı önyargıların olduğunun altını çizdi.

“Hukuk fakültelerinde öğrencilerin yarıdan fazlası kadın olmasına rağmen, baro başkanları, hukuk fakültesi dekanları ve büyük hukuk bürolarının başındaki isimler çoğunlukla erkektir; ağır ceza ve savcılık ise hala “erkek alanı” olarak görülür.”

Görsel kaynak: sebuka.com

“Ayrımcılığa uğrayan kesimlere yoğunlaştım”

Hukuk ve insan hakları alanının, toplumsal cinsiyet eşitliğine bakışını nasıl etkilediğinden bahseden Karataş, hukukun bir normlar bütünü olduğunu ve daha adil, eşitlikçi bir dünya hedeflediğini söyleyip insan haklarının zaten hukukun temel konusu olduğunu açıkladı.

“İnsan hakları, tüm insanlara aynı şekilde uygulanması gerekir ancak “bazı insanlar daha eşittir” misyonuyla hareket edildiğinde çok büyük bir kesim dışlanmış olur.” Aslında her insanın tüm haklarda özne olduğunu ifade eden Karataş, “Öznesi olduğu halde, diğer öznelerden daha az faydalanabilir o haklardan. Dolayısıyla dezavantajlı grupların, ayrımcı muameleye maruz kaldıklarını görürüz. Toplumsal cinsiyet eşitliği, benim seçtiğim bir başlık. İnsan hakları çalışan kişilerin, daha yoğunlaşabilecekleri çeşitli başlıklar olur. Benim için de yol haritası her zaman hukuk.”

Medeni kanun da evrensel hukuk ile çelişiyor

Tüm çalışmalarında esas olarak aldığı metinlerin hukuk metni olduğunu belirten Aslı Karataş, ayrımcı veya politik bir söylem olduğunda medeni kanunun neler dediğine dönüp baktığını ifade etti. Ancak medeni kanunun da evrensel hukuk ile çelişen düzenlemeler içerdiğini ve medeni kanunun bireyleri nasıl bir ayrımcılığa sürüklediğine değindi: “Çok net cinsiyetçi düzenlemeler var en başta da kadının soyadı. Daha çok yeni, Anayasa mahkemesi kararıyla kadın, talep ederse kendi soyadının yanına eşinin soyadını da alma hakkını kazandı. Ya da kadının aile kütüğü taşınıyor. Çok hayatı etkilemiyormuş gibi görünüyor ama yine de tatsız çünkü arka planda o kişinin ‘bir aileden bir aileye taşınma’ bilgisi var. Yani kadının ‘gelin gittiği eve ait olma’ bilgisi var ve kadın kök ailesinden gitmiş oluyor: ‘Artık sen bu ailenin bir parçası değilsin’. Bu neyle sonuçlanır? ‘Artık sen bu ailenin miras hakkına sahip değilsin, sadece eşinin varlığından faydalanabilirsin’ düşüncesi hâkim olup bu düzenlemenin arka planda verdiği başka bir mesaj da olmuş oluyor.”

“Mesela ceza kanununda da evlilik içi tecavüz şikâyete bağlı bir suç. Halbuki cinsel saldırı, bir suçtur ama evlilikte kadının eşine bir “seks borcu” var olarak görünüyor. Geçmişte evlilikte cinsel saldırı suç bile sayılmıyorken şu an bunun şikâyet üzerine de olsa suç olarak sayılması bile bir devrim niteliğinde.”

Görsel kaynak: sebuka.com

“Sen bu kadınların avukatı mısın?” söylemi: Sebuka platformu

Sosyal fayda odaklı olan Sebuka girişimini Karataş, bir anlatma ihtiyacı olarak betimliyor. “Söyleyecek çok sözüm var” felsefesiyle ilerleyen Karataş, yazdıkça çok daha fazla karşılık bulduğunu söyledi. Karataş, Sebuka’nın, insanların sesi olduğunu ve o insanların kendi hikayelerini de anlattığı bir mecraya dönüştüğünü ifade edip Sebuka’yı, kamusal alandan daha özel alan olabilecek mecraya taşıma hedefi olduğunu da açıkladı. Aslı Karataş, kadınların haklarına dair farkındalığı arttırmadaki kilit noktayı “kendi yaşamlarının farkında olarak hareket etmeyi” olarak görüyor.

Uyuyan Güzel Uyandı

Kadın, “kendi yaşamına dair örneklerle şiddet biçimlerini fark etmeli” felsefesiyle ilerleyen Aslı Karataş, Uyuyan Güzel Uyandı adlı kitabını yazma sürecinden bahsederek; bu kitabı yazma fikrinin anne olması ile başladığını söyledi. Karataş, çocuğu yatmadan önce masal anlatırkenmasalların aslında ne kadar çok cinsiyetçi olduğunu fark edip bu konuyu daha çok düşünmeye başladı.

Sonrasında anlatılarını ve felsefesini kitabına da yansıttığı Melek Özlem Sezer’in Masallar ve Toplumsal Cinsiyet adlı kitabını okumaya başlayıp bu detayları anlatma ihtiyacına girdiğini ifade etti. Bu süreçte birçok akademik makaleden faydalanan Karataş, anlatma ihtiyacıyla birlikte Uyuyan Güzel Uyandı kitabını yazmaya başladı. Kitapta her bir başlık, toplum tarafından dayatılan önermelerle başlıyor ve “görünen arkasında başka bir hakikatin olabilmesini” sorgulatıyor.

Genç kadınlara dair ilham verici mesajlar

Son olarak Aslı Karataş, genç kadınlara hak mücadelesi yolunda değerli önermelerde bulundu. Bireyin kendi çemberini kurabilecek güce sahip olduğunu düşünen Karataş; “Birbirimizi bulma çabasını bırakmaz, o çemberi kurarsak; çemberin içinde çok daha güçlü olacağımıza ve bu dayanışmanın bizi güçlendireceğine inanıyorum. 8 Mart kadın yürüyüşüne mutlaka bir kere bile olsa katılmalarını tavsiye ediyorum. O kadar güçlendiren bir atmosfer ki orası; o an gece yarısı ve etrafında binlerce kadın var ve başına bir şey gelmeyeceğine eminsin. Böyle bir ortam gerçekten. Bir taraftan sokakta aktivizm yürütüyorsun bir taraftan da kadın mücadelesi için sokaktasın. Bunun yarattığı güç ve güven bambaşka.”

KadınKöy olarak hukuk, adalet, insan hakları ve toplumsal cinsiyet alanlarında kadınların görünürlüğü ve hakları üzerine çok kıymetli bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Avukat Aslı Karataş’a ilham dolu söylemleri için çok teşekkür ediyoruz.

Röportajımızın tamamını KadınKöy Youtube kanalından izleyebilirsiniz. Çünkü söz artık kadınlarda!

Visited 62 times, 1 visit(s) today
Close