Yazar: 9:59 am Köşe Yazıları

Toplumda kadın olarak “var” olmak

Toplumda kadın olmak ne anlam ifade ediyor?

Merhabalar sevgili mücadeleci okurlar, toplumda kadın olmak deyince ilk akla gelen sizce nedir? “Ev hanımı mı?, Anne mi?, Eş mi? yoksa “elinin hamuru ile erkek işi yapmaya çalışan üretken bir birey mi?” Bu sorular daha da uzayabilir aslında ama değinmemiz gereken asıl mesele toplum kadını genel olarak nasıl görüyor?

Bunu genele yorarsak cevap aslında çok basit… (aslında o kadar basit değil ama şimdilik basite indirgemiş gibi yapacağız) evinde ailesiyle ilgilenip, ev işini mükemmel derecede yapması istenen, eşine karılık çocuklarına ise analık yapması beklenen iş hayatında ne gereği var ki evinde otursun denilen bir birey toplum gözünde kadın.

Peki asıl soru kadınlar ev hanımı da olsa iş kadını da olsa erkeklerle eşit haklarda muamele görebiliyorlar mı bunu ele alalım. Günümüzde kadınlarda erkeklerin yapabildiği işleri yapabilmekte fakat erkeklere oranla daha az maaş almakta (istisnai durumlar ve tecrübeler harici), “peki neden”?

İş hayatında kadın olmak: Görünmeyen engeller

Kadınların her durumda erkeklerden daha az maaş alıyor olması aslında iş görüşmesine giden çoğu kadının karşılaştığı durumlardan yola çıkıldığında açıkça göz önüne seriliyor; birgün evlenirse veya çocuk sahibi olursa iş gücünün azalacağını düşünen işverenler iş görüşmelerinde kadınlara sıklıkla “evlilik düşünüyor musun veya çocuk sahibi olmayı planlıyor musun?” tarzında gereksiz sorular sormakta, üstüne üstlük kadını erkeklerden ayıran yasa tasarısı önerileri ile kadınlara ayrıcalık sağladığını öne süren fakat iş hayatından kadınları yavaş yavaş çekmenin ön planlarının yapıldığını düşündüğüm politikalar ile de aslında bu toplumun ve yöneticilerin kadını nasıl konumlandırdığını açıkça görüyoruz: “Anne”…

Ev içi emek ve görünmeyen ekonomi

Peki annelerimizde evde ürettiği ürünler ile kendi ekonomilerini yaratmıyorlar mı?
Yaratıyorlar… Evden çalışan kadınlarda ekonomik döngünün içerisinde değil mi? Evet
içerisinde, peki bu toplumda kadına yüklenen sorumluluk döngüsü ve önyargılar neden günümüzde de devam etmekte? Bunun temelinde egosal meseleler mi var yoksa tamamen geçmişten günümüze kadar bilinçaltımıza işlenmeye çalışılan cinsiyet rolleri mi?

Örneğin evlerimizde ev işi yaparken bile kız çocukları daha aktif rol oynarken, ev ve aileyi ilgilendiren önemli konularda erkeklerin karar vermede daha baskın rol oynaması, trafikte sürücü eğer erkek değilde kadın ise kötü şoför olarak etiketlenmesi, kadınlar evlenseler bile eğer üstüne üstlük kariyerine devam ediyorsa bu sefer iş yükü ile birlikte ev yükü de kadına daha fazla ekleniyor ve erkekler minimum düzeyde destek olarak çocuk varsa çocuğun genel bakımı bile kadının üzerine yükleniyor…

“Amaç ne?”: Çifte standartların ortasında kadın

Aslında ailevi konularda istisnai durumlar haricinde eşine destek olan ve hayatın yükünü hafifleten erkeklerin varlığını göz ardı etmeyerek toplumumuzda ağırlıklı olarak kadının desteği olmadan düzen kurmanın zorlaşacağı bir dünyayı daha da zorlaştırmaktaki “Amaç ne?” Erkekler biriyle bir şeyler yaşadığında toplumun verdiği tepki ile kadın yaşadığında verdiği tepki bile eşit değilken kadınlar neden evinde oturmayıp varolmaya çalışıyor değil mi?

Bu yazıyı şu cümlelerle bitirmek daha doğru olacak; bir kadın ailesinin (kendilerine göre) zamanı geldiğinde önüne bir talip çıkartarak “hadi kızım evlen artık sana kocan baksın, gezmek istiyorsan da onunla gezersin” baskısından kurtulmak, evli bir kadınsa eşinin bir gün onu terketme ihtimaline karşı çaresiz bir şekilde kalmadan çocuklarına kendisi bakarak ayakta durabilmek bazen de her alanda kendisini kendisine kanıtlayabilmek ve olduğu kişiyi ben buyum, yaşıyorum diyerek insanlara duyurabilmek için aslında çabalar bir kadın…

Yazarın kişisel deneyimlerine dayanılarak oluşturulmuştur.

Visited 20 times, 1 visit(s) today
Close