KadınKöy’ün Söz Kadında serisinin üçüncü konuğu, pandemi döneminde kadın emeğini görünür kılmak, yerel üreticileri desteklemek ve toplumsal faydayı odağına almak amacıyla yola çıkan Ayferce markasının kurucusu Ayfer Evkuran oldu.
Sadece üretimi değil, dayanışmayı da destekleyen bu girişimin kuruluş hikâyesini, karşılaştığı zorlukları ve yolculuğunun ardındaki ilhamı konuştuk. Çünkü biz biliyoruz ki her kadın hikâyesi, başka kadınlara da ilham olma potansiyeli taşır.
“Pandemi hayatı durdurdu ama bana yeni bir yol açtı”
Pandemi gibi zor bir dönemde Ayferce’yi kurmaya neyin motive ettiğini sorduğumuzda Evkuran, hem kişisel hem toplumsal bir kırılma noktasına işaret ediyor:
“Pandemi hepimizin hayatını altüst etti, farkındalığımızı geliştirdi. O dönemde işsiz kaldım ve okutmakla sorumlu olduğum iki çocuğum vardı. Bir şey yapmam lazımdı. Aslında bu yolculuk 2014’te başladı. Kendi mesleğimi bırakıp köy köy, şehir şehir gezmeye, köy pazarlarını dolaşmaya başlamıştım. Tarhana çorbasının hikâyesini öğrenince bu değerleri görünür kılmak gerektiğini düşündüm. Pazarlama ve satış yönümü üretici kadınların emeğiyle birleştirdim. İstanbul gibi büyük bir pazarda üreticilerin ön yüzü oldum. Bugün Ayferce’de görünürde bir kadın olsam da arkamda onlarca üretici kadının olduğu kocaman bir aile var. Uşak’tan Mardin’e, Rize’den Kastamonu’ya kadar üretici dostlarımızla beşinci yılımızı doldurduk.”

“Kadın emeğiyle büyüdük”
Ayferce’yi “kadın emeğiyle büyüdük” diyerek tanımlayan Evkuran için bu söz, sadece bir slogan değil, aynı zamanda bir sorumluluk:
“Gezdiğim süreçte üreticilerin yaşadığı zorlukları gördüm. Kadın ve kız çocuklarının eğitimsizlik gibi sorunları beni çok etkiledi. Büyük şehirlerde doğru, temiz ürünü bulmak isteyenler için gönüllülük yaptım; aynı zamanda sesini duyurmak isteyen kadın üreticiler için bir firma kurdum. Birilerinin sesi olabilmek çok kıymetli. Kadın hem güçlü, hem dayanışmayı en iyi bilen. Ben sadece vesile olan kişiyim.”
“Ayferce bir marka değil, bir yol arkadaşlığı”
Ayferce’nin en büyük yoldaşlarının kimler olduğunu sorduğumuzda Evkuran, markanın arkasındaki görünmez emeği vurguluyor:
“Ayferce arkasında dostluklarla kurduğum bir firma. Toprağını, üretim şeklini yerinde tanıdığım kadın üreticiler var. Ürünlerin etiket renklerini bile üretici kadınlarla seçiyoruz; çünkü paketlerken keyif almalarını istiyorum. Bu yolculukta çocuklarım da en büyük destekçilerim oldu. Kızım fotoğraf ve içeriklerde emek verdi, oğlum logomuzu ve kurumsal kimliğimizi oluşturdu. Bugün ikisi de girişimci olma yolunda ilerliyor.”

“Yerel üretici, kültürün ve belleğin taşıyıcısıdır”
Doğal, katkısız ve coğrafi işaretli ürünlerin önemini anlatan Evkuran, yerel üreticiyle kültür arasındaki bağı hatırlatıyor:
“Bir şehir sadece ürünüyle değil kültürüyle de bir bütündür. Kastamonu’yu sadece siyez buğdayı ile anamazsınız; elma ekşisi, Uryani eriği de vardır. Zeytinyağı deyince akla Ege gelir ama Mardin’in zeytinyağı da çok kıymetli. Biz yerel üreticiyi destekleyelim ki onlar da cesaretlensin. Bir kadın üreticiden ürün almak bile dayanışmadır. Ben bir firma kurarak adım attım ama herkes yerel üreticinin ürününü alarak katkı sağlayabilir.”
“Kadın emeğine sahip çıkalım”
Ayferce’nin kurumlarla yürüttüğü çalışmalara değinen Evkuran, sosyal girişimciliğin toplumsal dönüşümdeki önemini şöyle ifade ediyor:
“Kadın emeğine sahip çıkalım sloganını başlattım. Ayferce olarak stantlar açıyoruz. Datça’dan Uşak’a, Mardin’den Geyve’ye kadar ürünlerle soframızı zenginleştiriyoruz. Ben sadece öncülük ve cesaret gösteriyorum; asıl başrolde üreten kadınlar var.”

“Parayla değil, cesaretle başladım”
Kadın girişimci olarak karşılaştığı en büyük zorluğun başlangıç aşamasındaki maddi engeller olduğunu belirten Evkuran, cesaretin önemini vurguluyor:
“Bu işe başlarken cebimde sadece emekli maaşım vardı. İki şişe sirke satarak yola çıktım. İnsanların bilinçli tüketici olması çok önemli. Kadın olarak iş hayatında elbette handikaplar var ama önemli olan yılmamak. İş dünyasında cesaret çok kıymetli. Kimse korkmasın.”
Genç kadın girişimcilere mesajı: “Cesaret edin, hata yapın ama yola çıkın”
Röportajın sonunda Evkuran, kadın girişimci olmak isteyen gençlere cesaret dolu mesajlar veriyor:
“Ben bu işe başladığımda çok korktum. Korkularınızın önünüze geçmesine izin vermeyin. Hata yapın, yanlış yapın ama cesaret edin. Yardım istemekten, araştırmaktan çekinmeyin. Doğru rotayı çizerseniz, deniz ne kadar dalgalı olursa olsun güneş mutlaka açar. Hepimiz cesaretli, umutlu ve dayanışma içinde bir memlekette yaşarız umarım.”
Dayanışmanın kurumsal ayakları: Ayferce’nin iş birlikleri
Ayferce yalnızca bir marka değil; aynı zamanda sosyal fayda odaklı bir girişim. Bu nedenle farklı kurumlarla dayanışma içinde projeler yürütüyor:
- Diyalog Sosyal Girişimcilik Derneği ile yapılan iş birliği sayesinde kadın üreticilerin ürünleri Diyalog Cafe’de satışa sunuluyor. Böylece hem kadın üreticiler hem de işitme engelli bireyler ekonomik hayata aktif katılım sağlıyor.
- Bulgurcu Vakfı ile gerçekleştirilen çalışma kapsamında ise Ayferce ürünlerinin belirli bir kısmının, ekonomik imkânları kısıtlı ve mühendislik eğitimi alan kız öğrencilerin eğitimine destek amacıyla bağışlanması planlanıyor. Bu sayede kadın mühendis adaylarının hayallerine ulaşmaları için katkı sağlanıyor.
- Ayferce markası, Kastamonu’nun 12 bin yıllık ata tohumu siyeziyle üretilen atıştırmalıklarıyla OPET’in “Kadın Gücü” projesinde 4. yılını geride bıraktı. Türkiye’nin dört bir yanındaki OPET istasyonlarında tüketiciyle buluşan bu ürünler sayesinde hem kadın emeği hem de yerel üretim destekleniyor, sağlıklı beslenmeye katkı sağlanıyor.
Ayferce’nin kurucusu Ayfer Evkuran, yalnızca kendi markalarının hikâyesini büyütmenin değil, emek veren tüm kadın üreticilerin görünür olmasının önemli olduğuna dikkat çekiyor. Evkuran, bu dayanışmanın ancak birlikte güçlenirse anlamlı olacağını vurgulayarak, kadın üreticilerin sesini duyurmanın ve emekle üretilmiş ürünleri tercih etmenin, birçok kadının üretime devam edebilmesi için hayati bir destek sağladığını da dile getiriyor.
Söz Kadında serisi devam ediyor!
KadınKöy olarak kadın emeğinin, dayanışmanın ve girişimciliğin hikâyelerini görünür kılmaya devam ediyoruz.
Röportajın tamamı KadınKöy YouTube kanalımızda.
Çünkü söz artık kadınlarda!















