Yazar: 6:46 pm Haberler

Cinsel ilişkiyi reddetmek “haksız tahrik” sayıldı

Ceyda Yüksel cinayetinde yargı süreci, kadın hakları savunucularını ve hukukçuları ayağa kaldıran bir sonuca bağlandı. Serkan Dindar tarafından hayatı elinden alınan Ceyda Yüksel davasında, sanığa verilen 18 yıl hapis cezası Yargıtay tarafından onandı. Kararın gerekçesi ise Türkiye’de kadın cinayetlerinde sıkça başvurulan “haksız tahrik” indirimi oldu. Mahkeme ve Yargıtay, bir kadının cinsel ilişki teklifini reddetmesini katil zanlısı için “hiddet ve şiddetli elem” sebebi saydı.

​Cinayetin arka planı ve yargılama süreci

​Olay, 20 Ağustos 2020 tarihinde İzmir’in Barbaros Mahallesi’nde meydana geldi. Polis ekipleri, Serkan Dindar’ın evinden gelen kavga ve cam kırılma sesleri üzerine olay yerine intikal etti. Eve girildiğinde, 21 yaşındaki Ceyda Yüksel’in cansız bedeniyle karşılaşıldı. Yapılan incelemelerde ağır darbeler aldığı ortaya çıktı. Olay anında aşırı alkollü olduğu tespit edilen ve suç geçmişi bulunan Serkan Dindar gözaltına alındı.

​Görsel kaynak: bianet.org

İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma sonucunda Dindar hakkında “kasten öldürme” suçundan müebbet hapis istemiyle dava açıldı. İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesi, yargılama sonunda sanığa önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak mahkeme heyeti, olayın oluş şeklini değerlendirirken tartışmalı bir yola saptı: Ceyda Yüksel’in, sanığın cinsel yakınlık talebini reddetmesini “haksız tahrik” unsuru olarak kabul etti. Bu kararla birlikte sanığın cezası 18 yıla indirildi.

​”Cinsel yakınlık beklemek mümkün” gerekçesi

​Mahkemenin gerekçeli kararı, kadın bedeni üzerindeki tahakkümü meşrulaştıran ifadeler içermesi nedeniyle büyük tepki çekti. Kararda, tarafların birlikte alkol alması ve vakit geçirmesi gerekçe gösterilerek, sanığın maktulden cinsel yakınlık beklemesinin “mümkün” olduğu ifade edildi. Bu reddedişin ardından çıkan tartışmada sanığın “öfke ve hiddetle” hareket ettiği savunuldu.

​Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, cinsel ilişkiyi reddetmenin bir cinayette indirim sebebi sayılamayacağını belirterek karara itiraz etti. Bakanlık, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesini talep ederek bu hukuksuzluğun düzeltilmesini istedi. Ancak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yerel mahkemenin delilleri yeterince tartıştığını ve takdiri indirim yetkisini hukuka uygun kullandığını belirterek bu itirazı reddetti. Böylece, bir kadının “hayır” demesi, onu öldüren failin daha az ceza alması için yasal bir zemin haline getirildi.

Görsel kaynak: gazetekadikoy.com.tr

Hukukta eril bakış açısı ve cezasızlık riski

​Karar, Türkiye’deki kadın cinayetleri davalarında “erkek adaletin” nasıl işlediğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hukukçular, haksız tahrik indiriminin amacının, haksız bir fiile karşı gösterilen ani tepkiyi cezalandırırken denge kurmak olduğunu hatırlatıyor. Ancak bir kadının kendi bedeni üzerinde söz sahibi olması ve cinsel bir talebi geri çevirmesi “haksız bir fiil” olarak nitelenemez.

​Yargıtay’ın onama kararı, sadece Ceyda Yüksel davasını değil, gelecekteki benzer dosyaları da etkileme potansiyeline sahip. Kadın örgütleri, bu tür kararların failleri cesaretlendirdiğini ve “hayır” diyen kadınların yaşam hakkının yargı eliyle ikincilleştirildiğini vurguluyor. Ceyda’nın katiline verilen indirimin kesinleşmesi, sokakta, evde veya sosyal çevrede kadınların güvenliğini tehdit eden eril şiddetin cezasızlık zırhıyla korunması anlamına geliyor.

Kaynakça:

BİA Haber Merkezi. (2026, 24 Şubat). Cinsel ilişkiyi reddetmek ‘haksız tahrik’ sayılmıştı, Yargıtay’dan bakanlığın itirazına ret bianet.

Görsel kapak: mlsaturkey.com.tr

Visited 24 times, 1 visit(s) today
Close