Yazar: 11:41 am Köşe Yazıları

Oyunlarda, sporda, medyada: Kadınlar dekor değil izleyici

Oyun oynamak istediğinde oyunun kapağında bikinili kadın çizimleri görmek, maç arasında anons için ringde dolaştırılan yarı çıplak kadınları izlemek, televizyonu açtığında enerji içeceği, araba veya saat reklamlarında kadınları dekor olarak görmek, izlediğin film ya da dizilerde hikâyeyle ilgisiz şekilde cinselliğiyle öne çıkarılan kadın karakterlere maruz kalmak… Bunların hepsi kadın olma deneyiminin bir parçası.

Kadın olmak, her gün erkek fantezisine göre düzenlenmiş bir dünyada yaşamak demek. Medya, bu gerçeği bize tekrar tekrar hatırlatan en güçlü araçlardan biri. Tıpkı hayatımızdaki pek çok alan gibi ve medya da erkekleri merkeze alıyor. Peki eğlence kültürü neden varsayılan tüketici erkekmiş gibi hareket ediyor? Neden kadınlar ya tamamen yok sayılıyor ya da bikinili müstehcen bir dekor olarak sunuluyor?

Varsayılan tüketici hep erkek

Medya endüstrisinin varsayılan tüketiciyi erkek kabul etmesinin hem tarihsel hem de ekonomik nedenleri var. 20. Yüzyılın başında gazete, radyo ve sinema gibi kitle iletişim araçlarını üreten ve tüketen kitlenin büyük çoğunluğu erkekti. Reklamcılık sektörü, para harcayan karar vericidir ve bu yüzden erkekler için çalışacağız diyerek içerikleri, ürün tanıtımlarını, hikâyeleri bu profile göre şekillendirdi. Bu anlayış yalnızca pazarlama stratejilerini değil, görsel dili de belirledi.

Feminist film kuramcısı Laura Mulvey‘nin 1975’te ortaya koyduğu “male gaze” (erkek bakışı) teorisine göre, ana akım sinema ve televizyon, hikâyeleri ve görüntüleri varsayılan olarak heteroseksüel erkek izleyicinin arzusuna göre kurgular. Kadın karakter, bu bakışın nesnesi haline gelir; kamera açıları, kostümler ve sahne seçimleri onun “göze hitap eden” yönünü vurgular. Bu kalıp yalnızca sinemada değil, spor yayıncılığından video oyunlarına kadar uzanır: tribünlerde hep erkek varmış gibi davranılır, oyun tasarımları genç erkek fantezilerini merkez alır, reklamlar kadın bedenini ürünle birlikte “satılabilir” bir unsur olarak konumlandırır. Kadınlar tüketici olarak hedef kitle değil, çoğu zaman “içeriğin parçası” olarak görülür.

Kadın tüketicinin yabancılaşması

Spor karşılaşmalarında, bilgisayar oyunlarında veya aksiyon filmlerinde kadınların temsilinin çoğu zaman bir dekor olmanın ötesine geçmemesi, kadın tüketicinin yabancılaşmasına yol açıyor. Bu durum yalnızca mevcut kadın izleyiciyi rahatsız etmekle kalmıyor; aynı zamanda, bu rahatsızlığı dile getirenleri “sıkıcı” olarak damgalıyor. Böylece kadınların bu alanlardan soğuması sağlanıyor ve erkek egemenliğinin korunması kendi kendini besleyen bir mekanizma haline geliyor. Kadın izleyiciler, sevdikleri içerikleri tüketmeye devam edebilmek için rahatsızlıklarını ve bu sistematik sorunu görmezden gelmek zorunda bırakılıyor.

Erkek arzusu erkezdeyken eşitlik mümkün mü?

Objeleştirme, insan onuruna yapılmış bir saygısızlık. İnsanların yalnızca dekor olarak kullanılması, onların duyguları ve düşünceleri olmayan birer eşya gibi sunulmasına yol açıyor. Bu durum, hem nesneleştirilen kadınların ruhsal sağlığına zarar veriyor hem de erkek izleyicinin zihninde kadın algısını şekillendiriyor. Medya, kadınları sürekli olarak bu şekilde gösterdiğinde, “kadın bir birey değil, bir eşya” düşüncesini sinsice zihinlere yerleştiriyor. Böyle bir düzende kadın-erkek eşitliğinden söz etmek mümkün değil.

Alternatif bir temsil mümkün

Kadınların yalnızca süs eşyası ya da seksi bir pazarlama aracı olarak değil, bir birey olarak temsil edildiği bir medya dili mümkün. Kadınların ve erkeklerin medyada insan onuruna yakışır şekilde, çok yönlü ve gerçekçi temsillerle yer alması, birbirimize bakış açımızı daha sağlıklı kılar. Bunu değiştirmek için yalnızca içerik üreticilerine değil, izleyicilere de sorumluluk düşüyor. İzleyiciler olarak, bizi küçülten, cinsiyetçi temsiller içeren içeriklere tepki göstermek; kapsayıcı, eşitlikçi ve yaratıcı örnekleri desteklemek zorundayız. Ancak bu şekilde, medyada kimlerin görünür olacağını ve nasıl temsil edileceğimizi biz belirleyebiliriz.

Kaynak:

amherst.edu

docdrup.org

Visited 50 times, 1 visit(s) today
Close