Bir kız çocuğu okul çantasını bırakıp gelin duvağı takıyor. Bu cümle bir metafor değil. Türkiye’de her yıl binlerce kız çocuğu için bu tam anlamıyla gerçek oluyor. Yasal kâğıtlar imzalanıyor, nikah kıyılıyor ve o çocuğun hayatı, henüz ne istediğini bile bilmeden başka bir yöne akıyor. Peki kanun buna izin veriyor mu? Hayır. Ancak oluyor mu? Evet. Bu çelişki, meselenin tam özü.
Rakamlar ne söylüyor?
TÜİK’in 2024 yılı evlenme istatistiklerine göre, Türkiye’de 16 ile 17 yaş arasında toplam 9 bin 971 çocuk evlendi. Bu çocukların 9 bin 354’ü kız, yalnızca 617’si erkek. Yani bu yaş grubunda evlenen kız çocuklarının sayısı, erkek çocuklarının sayısının yaklaşık 15 katı. Üstelik bu rakamlar sadece resmi nikahları kapsıyor. Dini nikahla gerçekleşen ama nüfusa kaydedilmeyen evlilikler bu istatistiklerin dışında kalıyor. Gerçek tablonun çok daha ağır olduğu düşünülüyor. BM Kadın Birimi’nin verilerine göre Türkiye’de 20-24 yaş arasındaki kadınların yüzde 14,7′si 18 yaşından önce evlenmiş ya da bir birliktelik yaşamış. Bu oran, milyonlarca kadının henüz çocukken evliliğe sürüklendiğini gösteriyor.

Görsel kaynak: unicef.org
Kanun var ancak fiilen işlemiyor
Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik için asgari yaş: 17. 17 yaşından küçüklerin evlenmesi için hâkim kararı gerekiyor ve bu karar pratikte son derece sınırlı tutuluyor. Yani kâğıt üzerinde sistem koruyucu görünüyor ama gerçek hayat farklı işliyor. Dini nikah, resmi nikahın önüne geçiyor. Aile ve toplumsal baskıyla gerçekleşen birliktelikler, devletin gözünden uzakta sürdürülüyor. Kız çocuğu reşit olduğunda ya da hamile kaldığında evlilik resmileştiriliyor. Böylece sistem fiilen delinmiş oluyor.
Teyit.org’un TÜİK verilerini incelediği araştırmaya göre, erken yaşta evliliklerin en yoğun yaşandığı iller arasında Muş, Bitlis ve Şanlıurfa illeri yer alıyor. Bu illerde ortaöğretimdeki kız çocuklarının okullaşma oranı Türkiye ortalamasının çok altında kalıyor ve tablo netleşiyor: Okula gidemeyip evlendirilen kız.
Erken evlilik neyi götürüyor?
Bir kız çocuğu erken yaşta evlendiğinde kaybettiği şeylerin listesi uzun: Eğitim, iş hayatı, ekonomik bağımsızlık ve kendi hayatını kurma fırsatı. UNFPA Türkiye’nin verilerine göre erken evlenen kız çocukları genellikle eğitimini tamamlayamıyor, ev işleri ve çocuk bakımıyla yükümlü tutuluyor ve zamanla derinleşen bir ekonomik kırılganlığa sürükleniyor. Yani çocuk yaşta evlilik bir “gelenek” değil, bir çocuğu yetişkinliğe hazırlamadan büyük sorumluluklara gömen yapısal bir tuzak.
Üstelik sağlık boyutu da göz ardı edilmemeli. Genç yaşta hamilelik, anne ölümlerinin ve bebek kayıplarının önemli nedenlerinden biri olmaya devam ediyor. Bedeni henüz hazır olmayan bir kız çocuğunun doğum sürecinde yaşadığı riskler, tüm bu “gelenek” söyleminin ardında kalan gerçek bedeli gösteriyor.

“İstismarı aklamak” meselesi
2024 yılında Türkiye gündemini sarsan gelişmelerden biri, bazı çevrelerin 15 yaşında dini nikah kıyılabilmesi gerektiğini savunması oldu. TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu’nda dile getirilen bu görüşlere İzmir Barosu başta olmak üzere pek çok kesimden sert tepki geldi. Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği ise devletin çocuk evliliklerini önlemek için koruyucu mekanizmalar oluşturması gerektiğini açıkça vurguladı. Bu tartışma, sorunun ne kadar derinde kök saldığını gözler önüne seriyor.
Çözüm nerede?
Erken evliliği bitirmenin tek yolu kanunları sıkılaştırmak değil. Kız çocuklarının okulda kalmasını sağlamak, aileler üzerindeki ekonomik baskıyı azaltmak, dini nikahı kayıt dışı kılan boşlukları kapatmak ve toplumsal farkındalığı artırmak gerekiyor. Bunların hepsi birlikte işlemediğinde, kanun kâğıtta kalıyor.
Türkiye, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde 2030’a kadar çocuk evliliklerini sona erdirmeyi taahhüt etti. Ancak 2024’te 9 bin kız çocuğunun hâlâ evlendirildiği bir tabloda, bu taahhüdün gerçeğe dönüşmesi için yapılması gereken çok şey var. Bir kız çocuğu okul çantasını bırakmamalı. Evlilik, çocukluğun sonu olmamalı ve hiçbir gelenek, bir çocuğun geleceğini bu kadar erken belirleyemez.
Kaynakça
Türkiye İstatistik Kurumu. (2025, 24 Şubat). Evlenme ve boşanma istatistikleri, 2024
QHA. (2025, 26 Haziran). Türk dünyasında çocuk yaşta evlilik: Yaygınlık ve toplumsal etkiler.
Teyit. (2022, 31 Ekim). TÜİK’in 16-17 yaşındaki kız çocukları evlilik oranı verileri ne anlatıyor?
United Nations Population Fund. (2020). Türkiye’de çocuk yaşta evlilikler.
UN Women. (t.y.). UN Women Türkiye.
Ekmek ve Gül. (2025, 24 Şubat). TÜİK evlenme ve boşanma istatistikleri 2024: 9 bini aşkın kız çocuğu evlendirildi.
Görsel kapak: bianet.org














