Villoldo’nun İnisiyasyon kavramına eleştirel bir bakış
Alberto Villoldo’nun kitabından bir alıntı metin:
Bir antropolog olarak Amazon’a yaptığım seyahatler sırasında, genç erkekleri erkekliğe, genç kadınları da evliliğe veya anneliğe başlatan birçok ritüele tanık oldum. Ancak bunlar, tıpkı bizim Batılı törenlerimiz gibi, genellikle derin anlamlarından kopuk, koreografisi yapılmış şenliklerdi. Bunun tersine, inisiyasyon hayal edilemeyecek bir kadere davetten başka bir şey değildir. Tehlike ve fırsatlarla doludur. Sonuç garanti edilmez. Cesur bir tepki gerektirir ve bizi kendi yolculuğumuzun kahramanı olmaya davet eder. İnisiyasyon, kalbinizin gizli sınırları içinde, içinizdeki İlahi ile buluşmaya gittiğiniz yerde veya dış alemde, dünyanın herhangi bir yerinde gerçekleşebilir. İster içsel ister dışsal bir yolculuk olsun, eğer başarılı olursanız kutsanacak ve lütuf göreceksiniz Başarısız olursanız, bundan pişmanlık duyarak yaşayabilir ve boş ve içi boş bir hayatın yavaş ölümüyle ölebilirsiniz.

Görsel kaynak: tr.pinterest.com
Ataerkil kalıpların gölgesinde ritüeller
Alberto Villoldo, Aydınlanma, Şamanın Şifa Yolu kitabında Amazon kabilelerindeki törenlerden bahsederken, genç erkeklerin “erkekliğe”, genç kadınların ise “evliliğe veya anneliğe” başlatıldığını anlatır. Yazar bu törenlerin içinin boşaldığını söylese de kurduğu bu temel ayrım aslında binlerce yıllık ataerkil bir bakış açısının yansımasıdır. Bir kadının hayat yolculuğunu sadece “anne veya eş” olma durağına indirgemek, onun bireysel potansiyelini bir sosyal kimliğin içine hapsetmektir. Bir erkeğin gücü yüceltilirken, bir kadının değerinin biyolojik bir sürece veya bir erkeğe bağlanması kabul edilemez bir kısıtlamadır.
Dayatılan kutsallık mı özgür irade mi?
Yazar, gerçek bir “başlatma” (inisiyasyon) sürecinin cesur bir tepki gerektirdiğini savunur. Ancak asıl cesur tepki, toplumun bize sunduğu o dar “kadınlık” rollerini reddetmektir. Eğer bir kadın anne olmayı seçmiyorsa ya da hayatını bir evlilik üzerine kurmuyorsa, bu onun yolculuğunun başarısız olduğu anlamına gelmez. Aksine, her kadın anne olmak veya evlenmek zorunda değildir. Gerçek inisiyasyon, dışarıdaki bir otoritenin veya geleneğin size biçtiği elbiseyi giymek değil; kendi içsel sınırlarınızda, kimsenin onayına ihtiyaç duymadan “kendi olabilme” lütfuna erişmektir.

Görsel kaynak: tr.pinterest.com
Kendi hikâyemizin kahramanı olmak
Villoldo, bu çağrıya cevap vermeyenlerin “içi boş bir hayat süreceğini” iddia eder. Fakat asıl boşluk, başkalarının beklentilerini karşılamak için kendi arzularından vazgeçmektir. Bir kadının kahramanlık yolculuğu; çocuk doğurmakla değil, kendi sesini bulmasıyla, eğitimle, sanatla ya da sadece kendi huzuruyla tamamlanabilir. Bizim “lütuf ve kutsanma” dediğimiz şey, toplumun alkışladığı bir eş olmak değil, kendi hakikatine sadık kalma cesaretidir. Modern dünyanın kadını, artık başkalarının yazdığı o eski “koreografisi yapılmış” sahnelerde oynamayı reddetmelidir.
Kaynakça:
Villoldo, A. (2006). Aydınlanma Şamanın Şifa Yolu. Scribd.












