Yazar: 10:06 am Köşe Yazıları

Kız çocukları neden erken büyür?

Kız çocukları için sık sık aynı şey söylenir: “Ne kadar olgun”, “yaşından büyük davranıyor.” Bunlar kulağa güzel geliyor, sanki bir başarıdan bahsediliyormuş gibi. Ama aslında bu sözlerin altında başka bir şey var. Bir çocuğun çocuk gibi davranmaması övülüyor. Daha az hata yapması, daha sakin olması, daha kontrollü olması bekleniyor. Yani fark etmeden şunu söylüyorlar: “Biraz daha az çocuk ol”

Kız çocukları için daraltılan çocukluk

Kız çocuklarına çok küçük yaştan itibaren bazı kurallar öğretiliyor: Çok gülme, dikkat çekme, uslu ol, ağır ol… Erkek çocukları daha rahat hareket ederken kız çocukları daha çok “nasıl göründüğünü” düşünerek büyüyor. Bu durum da kız çocuklarının kendiliğinden davranmasını zorlaştırıyor. Oyun oynarken bile bir sınır hissediyorlar. Sonra da biz buna “ne kadar olgun” diyoruz. Halbuki bu, rahatça çocuk olamamanın bir sonucu olarak ortaya çıkıyor.

Sorumluluk yükü ve duygusal emek

Birçok kız çocuğu erken yaşta sorumluluk alıyor. Ev işlerine yardım etmek, kardeşe bakmak, annesine destek olmak… Bunlar ilk başta normal gibi geliyor ama genelde bu yük eşit dağıtılmıyor. Erkek çocukları “çocuk” kalmaya devam ederken, kız çocukları daha erken büyümek zorunda kalıyor. Bu yüzden daha düzenli, daha düşünceli, daha dikkatli oluyorlar. Ama bu gerçekten bir “olgunluk” mu, yoksa mecbur kalınan bir durum mu?

Bir de işin duygusal tarafı var. Kız çocukları genelde ortamı idare etmeyi öğreniyor. Kimse kırılmasın diye susmak, sorun çıkmasın diye alttan almak, herkes iyi hissetsin diye çabalamak… Bunlar zamanla alışkanlık oluyor. Ama bu süreçte kendi duygularını geri plana atabiliyorlar. Ne hissettiklerini söylemek yerine, başkalarının ne hissettiğine odaklanıyorlar. Bu da görünmeyen ama oldukça yorucu bir yük aslında.

Buradaki asıl mesele şu: Bu durum o kadar normalleşmiş ki artık kimse sorgulamıyor. Erkek çocuklarının hata yapması normal karşılanırken, kız çocuklarının daha dikkatli olması bekleniyor. Erkekler deneyerek öğreniyor, kızlar ise yanlış yapmamaya çalışarak. Bu fark küçük yaşta başlıyor ve büyüdükçe daha da belirginleşiyor. Sonra da kadınların neden daha çekingen ya da daha fazla kendini sorgulayan bireyler olduğu konuşuluyor.

Kayıp olan ne?

Aslında burada kaybedilen şey çok basit: Çocukluk. Saçmalamak, hata yapmak, rahat olmak, düşünmeden hareket etmek… Bunlar çocuk olmanın en doğal parçaları. Ama kız çocukları bunları tam yaşayamadan büyüyor. O yüzden “olgunluk” her zaman iyi bir şey değil. Bazen sadece erken büyümek zorunda kalmanın başka bir adı.

Belki de şunu sormak gerekiyor: Kız çocukları gerçekten bu kadar olgun mu, yoksa olgun olmak zorunda mı kalıyorlar? Çünkü çoğu zaman bu bir seçim değil. Çevrenin beklentileri, ailenin tutumu, toplumun kuralları… Hepsi bir araya gelince çocukluk biraz erken bitmek zorunda kalıyor.

Eşitlik nerede başlar?

Gerçek eşitlik, kız çocuklarının da rahatça çocuk olabilmesiyle başlar. Gürültü yapabilmeleri, hata yapabilmeleri, istedikleri gibi davranabilmeleriyle… Yani sürekli kendini kontrol etmek zorunda kalmadan büyüyebilmeleriyle. Çünkü çocukluk, hızlıca geçilmesi gereken bir dönem değil, yaşanması gereken bir dönem.

Yazarın kişisel deneyimlerine dayanılarak oluşturulmuştur.

Görsel Kaynakları: pinterest.com

Visited 3 times, 3 visit(s) today
Close