Merhabalar sevgili okuyanlar, öncelikle bugün sizlere emekçi kadınların bir kısmından bahsetmek istiyorum: Şantiyede çalışan kadınlar! Peki şantiyede çalışmayı bu kadınlar kendileri mi tercih ediyorlar yoksa okumayı tercih ettikleri bölümün onlara sunduğu seçenek mi bu? Bu yazıda bunu ve daha çok şantiyede çalıştığım, içinde kendimin ve çevremden duyduğum tecrübelerin bir kısmını aktarmaya çalışacağım sizlere. Öncelikle bazı bölümlerden mezun olan kişiler özellikle mimarlık, mühendislik, inşaat alanlarından veya daha farklı bölümlerden mesela restorasyon mezunu iseler önlerine az sayıda seçenek çıkıyor: Şantiye veya ofis. Tabii bu alanlarda kendi içerisinde belli iş tecrübeleri istiyor ve eğer şantiyede tecrübeniz bulunuyorsa genellikle ofis alanına geçmeniz zorlaşabiliyor.
Kadınlar şantiyede çalışmayı neden tercih ediyor?
Kadınların şantiyelerde çalışmayı tercih etmesinin nedenleri kişiden kişiye göre değişiklik gösterebilmektedir. Bunlardan bazıları; mesleğe duyulan sevgi ve bunun doğrultusunda işin esasının şantiyelerde öğrenilebileceği düşüncesi, diğer meslek gruplarına oranla insanlarla mecbur kalınmadıkça diyalog halinde olma zorunluluğu bulunmaması, yapılan işin daha görünür olması dolayısıyla haksızlık olma ihtimalinin daha düşük olması. Kişisel nedenlere bakmamız gerekirse de başka alanlara yönelip sonra işsiz kalınması durumu ile mesleğe geri dönüş, para birikimi, ev geçimini sağlamaya çalışmak ve eşe destek olmak için para kazanma ihtiyacı öne çıkıyor. Yeni mezun olanlar ise tecrübe sahibi olmak için şantiyeleri tercih edebiliyor.

Şantiyeler kadınların çalışması için uygun yerler mi ?
Kalıplaşmış toplumsal cinsiyet normlarına göre aslında şantiyeler kadınlara göre uygun yerler değil daha çok erkeklerin çalışabileceği yerler gibi görülse de bu durum tam olarak öyle değil. Uzun zamandır kadınlar da mesleklerinin gereklerinin kendilerini getirdiği noktalarda şantiyelerde çalışabilmekte ve özellikle mimari alanlarda, el işçiliği ve ustalık gerektiren geleneksel el sanatlarında ile teknik konularda kadınlar da görev alabilmektedir. Hatta kaba işçilik harici restorasyon ve mimari alanlarda çalışan kişilerin kadın ağırlıklı olduğunu gözlemlerim arasında.
Şantiyelerin kadınlar için uygun yerler olup olmadığı kişiden kişiye veya şantiyenin koşularına ve imkânlarına göre değişir. Fakat zorlukları var mı? Elbette var. Öncelikle şantiye ortamları her türlü hava koşulu ile iç içe olmanız gereken ve gerektiğinde bunları göz ardı etmeniz gereken yerler. Özellikle soğuk havalarda, karda ve diğer doğal afetlerin olduğu koşullarda bile bazen işbaşı yapmanız beklenir. Kadın emekçiler için tuvalet problemi aslında en sık karşılaştığımız sorunlardan bir tanesi olarak öne çıkmaktadır. Erkek çalışanlar bu duruma biraz daha rahat çözüm bulabilirken kadınlar için tuvaletlerin temizliği bazen kişisel sağlık sorunlarına bile yol açabilmekte. Yemek konusunda kurumsal bir firmada çalışıyorsanız eğer ofis çalışanlarına ve şantiye çalışanlarına ayrı yemekler getirildiğini sıklıkla gözlemleyebiliyorsunuz. Şantiye çalışanlarının yemekleri için anlaşılan firmalar da genellikle kaliteli yemekler getiremediği için evden getirmek sağlık ve kilo koruma açısından daha kolay oluyor. Ama mesleğinizi seviyorsanız bunlar önemsiz detaylar olarak hayatınızda yer alabiliyor.

Hiyerarşik düzenle baş etmek: Kadın emekçiler
Hepimizin kâbusu hiyerarşik düzen… Tabii ki şantiye ortamlarının sevdiği sistemlerden biri, özellikle kadın erkek olarak ayırmak istemem mevzuyu fakat yeri geldiğinde kadınların kaldırma kuvvetlerini aşan ağırlıklarda erkek emekçi dostlarımızın desteği beklenmekte fakat bir süre sonra bu durumdan şikayetçi oldukları için çeşitli imkânlar yaratarak kadın çalışanlar bu durumla baş etmek durumunda kalabilmektedirler. Kadın çalışanlar erkek çalışanlara oranla diğer sektörlerde de sıklıkla gördüğümüz gibi az maaş alabiliyor ve bu oran tecrübeyle çalışma yılına göre değişiklik gösterebiliyor.
Şantiyede çalışıyorsanız çalışma saatlerine dikkat etmeniz özellikle tam saatinde işbaşı yapmanız sizden bekleniyor, hastalık izni veya sakatlık geçirdiğiniz takdirde gözden çıkarılabilir eleman olarak şefler tarafından kodlanabiliyorsunuz. Peki bu ne kadar adaletli bir yaklaşım? Özellikle kurumsal firmaların bir kısmı ucuz iş kolu olduğunu düşünerek işe alırken yeni mezun çalışanları tercih etmeye çalışıyor. Şimdi bir konuya daha değinmem gerekir diye düşünüyorum, insanların şantiyede çalışan kişilere karşı tutumları, mesela tuvaletler bile eğer ki farklı birimlerle ortak bir kullanım zorunluluğunuz varsa diğer birimlerin rahatsız edici söylemlerine maruz kalabiliyorsunuz, mola saatlerinin bile aslında şeflerin bazılarının gözlerine batması, kişiye verilen vaatlerin yerine getirilmeyerek istemediğin bir alanda çalışmak durumunda bırakılması. Bir diğer öne çıkan nokta ise çevresel veya işveren tarafından uygulanan mobbing ile işten istifa etmenin sağlanması, ayrımcılık ve insan kayırma aslında inşaat sektöründe çoğumuzun karşılaştığı sorunlar fakat buna toplumsal bir bakışta dahil olunca biraz rahatsız edici olabiliyor. Örneğin öğle arasında dışarıda veya çalışma bölgenizin yakınında bir yerde iş kıyafetleriniz ile oturmak zorunda kaldığınızda bazı bakışlara maruz kalabiliyorsunuz.
Her mesleğin zorluğu var fakat biz emekçi kadınlar bu zorluklarla baş etmeye doğduğumuz andan beri devam ediyoruz ki makyajımızı ve bakımımızı yapar yine de mesleğimizin zorluklarıyla baş ederiz. Kendi tecrübelerimi ve duyduklarımı aktarmaya çalıştığım bu yazıda eksiklerim veya yanlışlarım olduysa affınıza sığınıyor iyi okumalar diliyorum.
Yazarın kişisel deneyimlerine dayanılarak oluşturulmuştur.














