Yazar: 2:26 pm İnceleme-Eleştiri 1 Yorum

Dizilerde kadın temsili: Güçlü karakterler mi yoksa eski kalıplar mı?

Televizyon ve dijital platformlar, toplumun ayna tutan en güçlü araçlarından biri. Bir karakterin nasıl giyindiği, nasıl konuştuğu ya da nasıl davrandığı, izleyicilerin zihninde kadınlara dair algıyı şekillendirebiliyor. Özellikle Netflix ve HBO max gibi dijital platformların yükselişiyle birlikte, dizilerde kadın temsili daha çok tartışılır hale geldi. Peki bugün ekranlarda izlediğimiz kadın karakterler gerçekten özgürleşiyor mu yoksa yalnızca farklı biçimlerde eski kalıpları mı tekrarlıyor? 

Ulusal kanallarda kadın temsili

Ulusal televizyonlarda yayınlanan dizilerde kadın karakterlerin hâlâ sıklıkla “fedakâr anne”, “masum sevgili” ya da “kötü kadın” gibi basmakalıp rollere sıkıştırıldığını görüyoruz. Ana akım kanallarda, kadının hikâyesi genellikle erkeğin yanında, onunla ilişkisi üzerinden tanımlanıyor. Örneğin, entrikaların merkezinde olan kadın figürü çoğu zaman “yuva yıkan” ya da “erkek için savaşan” kişi olarak resmediliyor. Bu, kadını bağımsız bir birey olarak değil, başkasının hayatına eklemlenmiş bir karakter olarak sunuyor.

Dijital platformlarda yeni bir nefes

Netflix ve BluTV gibi platformlar ise, kadın karakterleri daha katmanlı ve derinlikli bir şekilde işlemeye başladı. Burada kadın sadece “anne” ya da “eş” değil aynı zamanda kendi kariyerini inşa eden, hatalar yapan, bazen düşen ama yeniden ayağa kalkan bir birey olarak karşımıza çıkıyor. Örneğin, Netflix’in Bir Başkadır dizisinde farklı sosyal sınıflardan gelen kadın karakterlerin yaşam mücadeleleri, seyirciye kadın kimliğinin tek bir kalıba sığmadığını gösterdi. HBO max’in Saygı dizisinde ise güçlü, cesur ve kendi doğrularını savunan kadın karakterler öne çıktı. Bu tür yapımlar, kadınları “yardım edilmesi gereken” kişilerden ziyade, kendi seçimlerinin sonuçlarını taşıyabilen bireyler olarak resmediyor.

Görsel kaynak: bianet.org

Güçlü ama kusursuz değil

Dijital dizilerde kadın karakterlerin en önemli farkı, kusurlarıyla var olmaları. Yani artık “her şeyi doğru yapan, ahlak timsali” kadın yerine, yanlış yapan, hata eden ama yine de güçlü kalan kadınları izliyoruz. Bu da izleyicinin kadın karakterlerle daha gerçekçi bir bağ kurmasını sağlıyor. Çünkü kusurlar, insanı insana yaklaştırıyor.

Erkek merkezli hikâyeler hâlâ baskın

Bununla birlikte, kadın temsili konusunda hâlâ önemli eksikler var. Birçok dizide hikâye hâlâ erkek karakterler etrafında dönüyor. Kadın karakter güçlü olsa bile, senaryoda aldığı kararlar genellikle erkek kahramanın yolunu açmak için kurgulanıyor. Yani “bağımsız kadın” imajı veriliyor ama hikâyenin odağında yine erkek bulunuyor.

Kadın seyircinin etkisi

Unutulmaması gereken bir diğer nokta ise kadın seyircinin artan talebi. Kadınlar artık yalnızca pasif izleyici değil; sosyal medyada sesini yükselten, eleştiren ve farklı temsiller talep eden aktif bireyler. Bu talep, yapımcıları daha gerçekçi ve çeşitli kadın karakterler yaratmaya zorluyor.

Sonuç: Yol uzun ama umut var

Bugün geldiğimiz noktada dizilerde kadın temsili hâlâ tartışmalı. Ulusal kanallarda eski kalıplar sürerken, dijital platformlar bu kalıpları kırmaya çalışıyor. Ancak bu yeterli değil. Kadınların yalnızca güçlü değil, aynı zamanda gerçek, çeşitli ve kendi hikâyelerinin merkezinde olduğu yapımlar izlemek istiyoruz. Çünkü ekranlarda gördüğümüz kadın karakterler, yalnızca kurmaca değil; aynı zamanda topluma “kadın nasıl olur?” sorusunun cevabını da fısıldıyor ve bu cevap, gelecekteki kadın-erkek eşitliği algısında kritik bir rol oynuyor.

Kaynakça:

Aktaş, C., & Gürkan, H. (2019). Türk televizyon dizilerinde kadın temsili: Toplumsal cinsiyet rolleri bağlamında bir değerlendirme. Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi, 32(1), 45-62.

Arslan, B. (2020). Dijital platformlarda kadın karakterlerin değişen temsili: Netflix örneği. İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, 51, 101-124.

Erol, B. (2021). Türk dizilerinde kadının yeri: Ulusal kanallar ve dijital platformların
karşılaştırmalı analizi. Galatasaray Üniversitesi İletişim Dergisi, 35, 78-96.

Gill, R. (2007). Gender and the media. Cambridge: Polity Press.

Kavaklı, H. (2022). BluTV’de kadın temsilleri: Yerli dijital içeriklerde toplumsal cinsiyet analizi. Selçuk İletişim, 15(2), 210-229.

Smith, S. L., Choueiti, M., Pieper, K., & Clark, H. (2020). Inclusion in the director’s chair Gender, race & age of film directors across 1,300 top films: 2007–2019. USC Annenberg Inclusion Initiative.

Tuncer, G. (2018). Türk televizyon dizilerinde toplumsal cinsiyetin yeniden üretimi. Toplum ve Bilim, 144, 95-117.

Visited 45 times, 1 visit(s) today
Close