Popüler kültürün içeriği genel olarak erkek tüketici için üretilir. Ana karakter çoğu zaman erkektir. Erkek değilse de erkeğin ilgisi için yazılmış kadın karakterdir. Ya da bu, toplumun popüler kültür denince akla gelen ürünlere baktığında gördüğü manzaradır. Hatalı bir görüntüdür. Kadınlar da erkeklerin ilgisi için üretilmiş oyun, film, dizi ve çizgi romanlara ilgi duyabilir. Bu ilgilerini dışa vurmakta erkeklerden çok daha başarılı oldukları bir yöntem de var: Cosplay. Detaylara gösterilen özenle öne çıkan bir hayranlık gösterisi.
Cosplay nedir?
Cosplay, en basit tanımıyla, kurgusal bir karakterin kostümünü giyme ve onun duruşunu, tavrını taklit etme sanatı ve hobisidir. Kelime, İngilizce “costume play” (kostüm oyunu) kelimelerinin birleşiminden türetilmiştir. Japoncada yabancı kelimeler fonetik olarak yazıldığı için, “costume play” “コスチュームプレ–, kosuçuumu puree” ve kısaltması olan “cosplay” ise “コスプレ, kosupure” şeklinde kullanılır.
Anime, manga, çizgi roman, film, dizi, video oyunları veya edebiyat gibi popüler kültürün farklı dallarından bir karakteri temsil eden cosplayerlar, kostümlerini büyük bir özen ve detaycılık ile hazırlarlar. Bu uğraş, sadece bir kostüm giymekten öteye geçerek, bir karaktere duyulan hayranlığı ve bağlılığı yaratıcı bir biçimde sergilemenin bir yolu olarak görülür. Cosplay etkinliklerinde bir araya gelen hayranlar, ortak tutkularını paylaşırken aynı zamanda kendi el becerilerini ve sanatlarını da sergileme fırsatı bulurlar.
Görünmez kalabalık
Bir süper kahraman filmi galasında sırada bekleyen kalabalığa bakın. Yaklaşık yarısı kadın olacaktır ama bu gerçek popüler anlatılarda pek yer bulmaz. San Diego Comic–Con, Dragon*Con ve PAX Prime gibi büyük ticari konvansiyonlarda kadın katılımcı oranı %30-45 arasında seyrediyor. Sosyolojik araştırmalar gösteriyor ki bir azınlık grup %30 veya daha fazla katılım oranına ulaştığında, herkes o grubun varlığından bahsetmeye başlıyor – bazen %50’nin altında olsa bile o grubun etkinliğe “hakim olduğu” iddiaları ortaya çıkabiliyor.
Medyada fandom denilince akla gelen profil genellikle erkektir. Koleksiyoncu, oyuncu, “geek” kültürünün temsilcisi. Oysa kadınlar bu dünyada sadece pasif tüketici değil, aynı zamanda yaratıcı ve dönüştürücü bir güç. Üstelik bu durum hiç de yeni değil. Bu durumun kökleri, popüler kültür endüstrisinin hedef kitle tanımlarına kadar uzanıyor.
Marvel, DC, büyük oyun stüdyoları uzun yıllar “erkek 18-34 yaş” demografiğine odaklandı. Kadın karakterler çoğunlukla yan karakter, aşk ilgisi ya da kurtarılmayı bekleyen figürler olarak tasarlandı ama tüketici profili hiçbir zaman bu kadar dar olmadı.
Tarihin silinmesi
Cosplay’in yeni bir moda olduğu algısı tamamen yanlış. İlk kayıtlı cosplayerlar Myrtle R. Jones ve Forrest J. Ackerman, 1939‘daki ilk Worldcon’da “futuristicostume” denilen kostümler giydiler. Ertesi yıl masquerade yarışmaları başladı. 1974’te Worldcon’un masquerade’inde 100’den fazla katılımcı vardı. Ancak cosplay tarihi anlatılırken çoğunlukla sadece Ackerman’dan bahsediliyor, Jones’un katkısı tamamen unutuluyor. Bu, kadınların katkılarının nasıl sistemli olarak yok sayıldığının tipik bir örneği.
Cosplay: Görsel bir manifesto
Kadınların fandom kültüründe en görünür oldukları alan belki de cosplay. Bu sadece kostüm giymek değil; karakter analizi, yaratıcılık, el becerisi ve performansın bir arada olduğu kompleks bir sanat formu. Dr. Andrea Letamendi ve Dr. Robin Rosenberg‘in gerçekleştirdiği “Cosplay Psikolojisi” araştırmasında 966 katılımcının 717’si kadındı. Bu, geek kültürde kadınların dominant olduğu nadir alanlardan biri olarak cosplay’i öne çıkarıyor.
Cosplayer Chaka Cumberbatch’in belirttiği gibi, bu durumun nedenlerinden biri cosplay’in hala moda odaklı olması: “Kıyafetler, stil, peruklar ve benzeri şeyler erkeklere o kadar çekici gelmeyebilir.” Ancak bu sadece teknik bir açıklama. Kadınlar cosplay’de görsel anlatımı güçlendirmenin, karakterlere farklı perspektifler kazandırmanın yollarını buluyor. Bir kadın cosplayer, sevdiği karakteri yorumlarken aynı zamanda onu yeniden yaratıyor, kendi bedeninde ve deneyiminde yeniden tanımlıyor.

Görsel kaynak: instagram.com
İlginç olan, kadın cosplayerlerin erkek karakterleri de başarıyla canlandırması. Gender-bent versiyonlar, crossplay ve alternatif yorumlar sadece teknik başarı değil, aynı zamanda o karaktere sahip çıkmanın, “bu karakter benim de” demenin bir yolu. Araştırmaya göre kadınlar daha çok video oyunu karakterlerini tercih ederken, erkekler süper kahraman kostümlerine yöneliyor.
Dr. Letamendi bu durumu şöyle açıklıyor: “Video oyunlarında Lara Croft gibi güçlü kadın karakterler yüksek profilli ve popüler olmasına rağmen sayıları az. Erkekler için daha fazla erkek karakter seçeneği olduğundan, bir tanesini seçmek o kadar anlamlı olmayabilir.”
Cosplay aynı zamanda topluluk yaratmanın da güçlü bir aracı. Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar, etkinliklerdeki buluşmalar, beraber çalışan cosplay grupları… Bunların hepsi kadınların fandom içinde ağlar kurmalarını, görünür olmalarını sağlıyor. Ancak bu görünürlük bazen tepkiyle karşılaşıyor.
Sanatçı Denise Dorman’ın cosplayerleri kocasının Comic-Con’daki düşük satışlarının nedeni olarak suçlaması, bazı erkek sanatçıların büyük cosplay topluluklarının bulunduğu konvansiyonlarda sergi açmayacaklarını söylemeleri, bu tepkinin örnekleri. Cosplay kadın hayranlarla özdeşleştirildiği için, bu eleştiriler aslında kadınların artan görünürlüğüne yönelik bir tepki niteliği taşıyor.
Fanfictiondan fan art terimine: Yaratıcı direniş
Kadınların fandom katkısı cosplay ile sınırlı değil. Fan fiction dünyasına bakıldığında, yazarların ezici çoğunluğunun kadın olduğu görülüyor. Archive of Our Own platformundaki bir araştırmada kullanıcıların %53,77‘sinin cisgender kadın olduğu tespit edildi. Başka araştırmalarda bu oran %80–90‘lara kadar çıkıyor. Archive of Our Own, Wattpad, FanFiction.Net gibi platformlarda milyonlarca hikaye var ve bunların büyük çoğunluğu kadınlar tarafından yazılmış.
Bu hikayeler sadece var olan anlatıları genişletmiyor aynı zamanda eksik kalan parçaları tamamlıyor. Yan karakterlerin hikayesi, queer ilişkiler, psikolojik derinlik, alternatif senaryolar… Kadın fanfiction yazarları, ana akım medyanın görmezden geldiği ya da yüzeysel işlediği konuları derinlemesine keşfediyor.
Fan art da benzer bir işlev görüyor. Kadın sanatçılar sevdikleri karakterleri kendi üsluplarında yeniden yaratırken, onlara yeni anlamlar katıyor, farklı durumlar ve duygular atfediyor. Bu yaratıcılık, popüler kültür ürünlerine pasif tüketici olmadıklarının, onları sahiplendiklerinin ve dönüştürdüklerinin kanıtı.

Görsel kaynak: variety.com
Önyargıları kıran veriler
Daily Dot’un “Cosplay Psikolojisi” araştırması, cosplayerlerin toplumda nasıl algılandığına dair önemli ipuçları veriyor. Dr. Letamendi’nin belirttiği gibi, medya cosplayerleri genellikle “garip bireyler” olarak tasvir ediyor ve sadece yerel Comic-Con geldiğinde onlarla konuşuyor. Oysa araştırma cosplayerlerin normal populasyondan pek farklı olmadığını ortaya koyuyor.
Eğitim düzeyleri normal populasyonla aynı. Katılımcıların %42,3’ü üniversite mezunu. Meslekler çok çeşitli: Muhasebe, kozmetoloji, yemek servisi, bilim, gazetecilik ve daha fazlası. Katılımcıların %81,4’ü cosplay’in meslekleriyle hiçbir ilgisi olmadığını belirtiyor. İçe dönük veya dışa dönük olma konusunda da normal populasyondan farkları yok.
Araştırmacıların vardığı sonuç net: “En çok cosplay yapma nedeni eğlenceli olması. Bunda bir anormallik bulamazsınız. Bir grupta müzik yapan ya da spor yapan birinden farklı değil.”
Topluluk ve kimlik inşası
Kadınların fandom deneyimi çoğu zaman topluluk odaklı. Erkek dominant fandom alanlarında “kanıtlama” baskısı yaşayan kadınlar, kendi aralarında güvenli alanlar yaratıyor. Bu durum özellikle azınlık gruplarında daha belirgin. Cosplayer Chaka Cumberbatch‘in deneyimi bu konuda çarpıcı: “Genel olarak insanlar nerd denilince beyaz erkekleri hayal ettiği için kendimi garip çocuk gibi hissediyordum.” Bu durum, Tumblr’daki “Cosplaying While Black” gibi gruplar aracılığıyla birbirini destekleyen küçük ama sıkı bağlı siyahi cosplayer topluluklarının doğmasına yol açmış.
Özellikle genç kadınlar için fandom, kimlik keşfinin önemli bir parçası. Sevdikleri karakterlerle özdeşim kurma, o karakterlerin değerlerini ve özelliklerini kendilerinde arama, cosplay yaparken farklı kişilikler deneyimleme… Bunların hepsi kimlik gelişiminin doğal parçası.
Yeni nesil, yeni kurallar
Bugün popüler kültür endüstrisi nihayet kadın izleyicinin gücünü fark ediyor. Wonder Woman, Captain Marvel, The Last of Us Part II gibi yapımların başarısı, kadın odaklı anlatıların ticari potansiyelini kanıtladı. Sosyal medyanın gücüyle fan tepkileri de daha görünür hale geldi.
Cosplayerlar bu değişimin öncülerinden. “Cosplay rıza değildir” hareketi, konvansiyonlarda taciz karşıtı politikaların benimsenmesi, GeekGirlCon, WisCon gibi kadın merkezli konvansiyonların kurulması… Bunların hepsi çoğunlukla kadın cosplayerlerin öncülük ettiği değişimler. Hatta büyük konvansiyonlar artık “booth babe” uygulamasını yasaklıyor; sadece dekoratif amaçla tutulan, dar kıyafetli kadınları artık kabul etmiyorlar.

Görsel kaynak: instagram.com
Genç nesil kadın fanlar daha da cesaretli. Sadece tüketmekle yetinmiyor, talep ediyorlar, eleştiriyorlar, alternatif yaratıyorlar. Onların sayesinde fandom kültürü daha kapsayıcı, daha çeşitli, daha demokratik bir hal alıyor.
Sonuç: Görünmez olan görünüyor
Kadınların fandom kültüründeki varlığı hiç de yeni değil sadece uzun süre görünmez kalmış. 1939‘dan beri konvansiyonlarda olan kadınlar, cosplay, fan fiction, fan art, topluluk organizasyonu aracılığıyla bu kültürü sadece tüketmediğini, onu şekillendirdiğini gösteriyor.
Theo Kane‘in dediği gibi: “Bir cosplayer kostüm giymeyi seçtiğinde, bunu bir yaratıma duyduğu derin sevgi ve saygıdan yapar. Bir karaktere uygun görünüm için saatlerce çalıştığınızda, bu hafife alınacak bir çaba değildir.” Bu tutku, popüler kültürle kurulan derin bağın ve onu sahiplenmenin göstergesi.
Belki de asıl sorun, popüler kültürün “ciddi” sayılması için erkeksi olması gerektiği önyargısı. Oysa kadınların fandom deneyimi en az erkeklerinki kadar tutkulu, yaratıcı ve değerli. Tek fark, bu tutkuyu ifade etme biçimlerinin farklı olması ve artık bu farkın, çeşitliliğin ne kadar zenginleştirici olduğunu anlama zamanı. Çünkü sonuçta, “fırtına askeri kostümü giyen geek herhangi biri olabilir.”
Kaynakça:
Kane Theo. (2015). The Future’s Been Here Since 1939: Female Fans, Cosplay, and Conventions. In Uncanny Magazine https://www.uncannymagazine.com/article/futures-since-1939-female-fans-cosplay-conventions/
Granshaw Lisa. (2021 June 1) Investigating the ‘Psychology of Cosplay’. In Daily Dot. https://www.dailydot.com/news/psychology-cosplay-survey-results/
Rouse Lauren & Mel Stanfill. UNIVERSITY OF CENTRAL FLORIDA (2023 February 22). Fan Demographics on archive of our own. In Flow Journal. https://www.flowjournal.org/2023/02/fan-demographics-on-ao3/
Silmarillion Writers Guild. (2022 September 24) Who Are We? Tolkien Fanfiction and Demographics by Dawn Walls-Thumma. In Silmarillion Writers Guild. https://www.silmarillionwritersguild.org/node/5966
Kapak görsel kaynağı: nagoyaisnotboring.com













