Tanım ve köken
Post-feminizm, 1960–70’lerdeki ikinci dalga feminizmin ardından ortaya çıkan, feminist söylemleri tamamen reddetmeyen fakat onları farklı bir bağlamda yeniden tanımlayan bir yaklaşımdır. Eşitlik, toplumsal cinsiyet kalıplarına karşı çıkış ve kadınların kolektif mücadelesi gibi feminist değerleri görünürde sahiplenirken bu değerleri neoliberal bireycilik ve apolitik söylemlerle yeniden üretmektedir. Bu bağlamda post-feminizm kavramı; feminizm kavramı ile neoliberalizm kavramının kesişiminde yer alan, her iki yaklaşımın ve kavramlarını sentezleyerek yeni söylemler oluşturan metinlerarası bir yapı olarak ele alınmaktadır. Post-feminist düşünce, bu doğrultuda medya kültürü olarak da isimlendirilmekle beraber bu isimlendirme, post-feminist görüşlerin ve kültürel yapıların popülerleşmesi ve topluma yayılmasında medyanın etkileyici rol oynamasından kaynaklanmaktadır

Görsel Kaynağı: liberfe.org
“Post” ekinin anlamı
Kavramın “post” eki, bazı yorumlarda feminizmin “sonrası”nı ya da artık gereksiz hale geldiğini ifade ederken; diğer yorumlarda feminist kazanımların farklı ideolojik çerçevelerde dönüştürülmesini anlatır. Angela McRobbie, Rosalind Gill ve Diane Negra gibi isimler, post-feminizmi özellikle medya, reklam, sinema ve popüler kültür bağlamında inceler. McRobbie’ye göre bu süreçte feminizm “dikkate alınır” fakat politik gücü zayıflatılarak geri plana itilir. Bununla birlikte, güzellik endüstrisinin dayattığı “öğle arasında botoks” gibi pratikleri ya da diyet ürünlerinin sağlık üzerindeki yıkıcı etkilerini, bu yapıyı sıradanlaştıran örnekler olarak sunmakta ve femvertising bağlamında feminizmin görünürde kabul edilip ardından geçersiz kılınmasını vurgularken ticarileşen ve pazar dinamiklerine uyarlanan bir pazarlama stratejisi haline geldiğini ifade etmektedir.

Medya ve ticarileşme olguları üzerinden post-feminizm kavramı
Post-feminizm, neoliberal kültürle iç içe geçmiş bir medya söylemi olarak yayılır. Reklamcılıkta “femvertising” (kadın odaklı reklamcılık) bunun en bilinen örneklerinden biridir. Feminist temaları kullanarak ürün pazarlayan bu strateji, kadınları güçlendirme mesajı verirken feminist ideolojiyi ticarileştirir ve içini boşaltır. Güzellik endüstrisinin dayattığı tek tip estetik anlayış, bedenin metalaştırılması ve tüketim odaklı kalıplar da bu yaklaşımın parçasıdır.
Post-feminizm kavramı bağlamında feminist düşünceye yöneltilen eleştiri ve
sorgulamalar; feminizmin pek çok açıdan görünürde devam ediyor gibi görünse de aslında süreklilik gösteren bir görüş olmaktan ziyade aynı zamanda kültürel dönüşümlerle şekillenen bir yeniden yapılanma sürecinde olduğunu göstermektedir. Bu süreçte feminist kazanımlar, medya ve popüler kültür aracılığıyla farklı anlamlar ile yeniden üretilmekte ve bireysel özgürlük, seçim gibi kavramlarla bir arada sunuluyor olsa da feminist düşüncenin politik gücü zayıflamakta ve daha bireyselleşmiş bir forma dönüşmektedir.
Kaynak:
Banet-Weiser, S. (2018). Postfeminism and popular feminism. Feminist Media Histories, 4(2), 152–156. https://doi.org/10.1525/fmh.2018.4.2.152
Dabak Özdemir, B. (2021). Kadın odaklı reklamcılığa feminist bir eleştiri: Dove “Benim saçım ezberlerin ötesinde” örneği. ilef dergisi, 8(1), 185–208.
https://doi.org/10.24955/ilef.935748Mustafa, S. N., & Özay, S. (2022). Makbul Türk kadınını postfeminizmle harmanlamak: Televizyon reklâmlarındaki hegemonik Türk kadınlığının söylem analizi. Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi Elektronik Dergisi (e-gifder), 10(2), 770–797.













