Yazar: 6:22 am Köşe Yazıları

Mülteci kadınların karşılaştığı cinsiyet eksenli engeller: Barınma, çalışma ve sağlığa erişimsizlik

Dünya genelinde, yüzlerce mülteci kadını etkileyen çift katmanlı bir ayrımcılık sorunu var: Hem “mülteci” kimliği hem de “kadın” olmanın getirdiği güçlükler dramatik şekilde erişimi sınırlandırıyor. Mülteci kadınlar, cinsiyet eksenli pek çok engelle mücadele etmek zorunda kalıyor.

Mülteci kadınlar, barınma konusunda zorluk yaşıyor

Türkiye’de, özellikle mülteci kadınlar engellilik, yaş veya medeni durum gibi faktörlerin etkisiyle yeterli barınma bulmakta güçlük yaşıyor. Örneğin, tekerlekli sandalyeye bağımlı olan Heba adlı bir mülteci, güvenlik ihtiyaçları ile mülteci olduğundan ötürü evini yenileyememesi nedeniyle ev bulamamakta olduğunu ifade etmişti. Ekonomik koşulların kötüleşmesi ise süreci daha da zorlaştırdı. Engelli mülteci kadınlara yönelik barınmada uygun olmayan koşullar devam etmektedir; örneğin yetersiz altyapı, evlerin engelli erişimine uygun olmaması ve uygun kira düzenlemelerinin eksikliği gibi sorunlar mevcut.

Çalışma hayatında erişim sorunları

Mülteci kadınlar, çalışma hakkı ve iş güvencesine erişimde ciddi zorluklarla karşılaşmaktadır. İşe alım süreçlerinde, performans değerlendirmelerinde ve iş ortamında ayrımcılık sıklıkla raporlanmaktadır. Ayrımcılık; yasal korumalara rağmen işe alımda kalıplaşmış önyargılar ve mülteci olmanın ek yükü ile kendini gösterir. İşverenler, mevzuatlar konusunda belirsizlik yaşamakta ve riski minimize etmek amacıyla mülteci kadınları istihdam etmekten kaçınabilmektedir. Bu istihdamsızlık, ekonomik bağımsızlığı ortadan kaldırarak kadınların yoksulluğa, istismara veya riskli geçim yollarına yönelmesine zemin hazırlıyor.

Görsel Kaynağı: evrensel.net

Sağlık hizmetlerine erişimde engeller

Sağlık alanında da cinsiyet, etnik kimlik ve mülteci statüsünün kesişimiyle erişimde ciddi bariyerler ortaya çıkıyor. Reprodüktif sağlık, dil, eğitim ve sistem karşısında güçlükler gibi çoklu faktörler bu sınırlılığı pekiştiriyor. Türkiye’de, Suriyeli kadınların sağlık hizmetlerine erişiminde ilk uygulamalarda gecikmeler yaşanmış, Minimum Başlangıç Hizmet Paketi (MISP) henüz yaygınlaşmamıştı. 2014 sonrası UNFPA iş birliği ile doğurganlık sağlığı merkezleri kurulsa da hizmet kalitesi ve kapsayıcılık eksiklikleri devam ediyor. Göçmen kadınların travmaya dayalı ruh sağlığı ihtiyaçları da dikkate alınmalı: Zihinsel sağlık hizmetlerine erişim eksikliği, özellikle dil ve kültürel bariyerlerle birleştiğinde kadınlar için ciddi bir risk oluşturuyor.

Görsel Kaynağı: evrensel.net

Eşitlikçi politikaların uygulanması, engelli ve mülteci kadınlara yönelik kapsayıcı sosyal programların geliştirilmesi ve kültürel duyarlılık içeren sağlık hizmetlerinin yaygınlaştırılması, bu eşitsizliklerin giderilmesi açısından kritik önem taşımaktadır. Aksi takdirde, mülteci kadınlar hem toplumsal yaşamda hem de temel haklara erişimde görünmez engellerle karşılaşmaya devam edecektir

Kaynakça:

Buyuktiryaki, A. et al. (2015). Neonatal outcomes of Syrian refugees delivered in a tertiary hospital in Ankara, Turkey. Conflict and Health.

Demirtas, M., & Ozden, E. (2015). Health-care workers’ challenges in providing reproductive health services to Syrian refugee women in Turkey.

Euro-Mediterranean Human Rights Monitor. (yaklaşık 2018). The Risks That Refugees with Disabilities Face in Turkey.

Bloch, A. (2024). Employment outcomes of refugee women and men. UNHCR-OECD. (yakın dönem). Refugee employment challenges.

Wamala, S. ve Lynch, J. (2025?). Gender disparities in health: Structural gender oppression causes. Wikipedia.

EquiHealth Journal. (2021). Promoting the health of refugee women: scoping literature revie

Kapak Görseli: evrensel.net

Visited 18 times, 1 visit(s) today
Close