Bugün 81 yaşını deviren Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Merkez Komite üyesi Leyla Halid, Filistin direnişi denilince akla gelen ikonik isimlerden biri belki de tek. Onu siyah beyaz bir karede başında puşisi, elinde silahı ve “inadına” der gibi olan bakışlarından hatırlayabiliriz. Filistin’in özgürlük mücadelesinde tarihe ‘dünyada uçak kaçırma eylemlerini gerçekleştiren ilk kadın’ olarak geçen Halid, direnişini hala sürdürerek inadından vazgeçmiş değil.
DİRENİŞİN TOHUMLARI ATILIYOR
1944’te İngiliz yönetimi altındaki Hayfa’da doğan Halid, Filistinlilerin “Nakba”(Felaket) olarak adlandırdıkları 1948 olayları sırasında babalarını geride bırakarak ailesiyle birlikte Lübnan’a gitmek zorunda kaldı . Henüz 4 yaşında olan Halid, ilk kez evinden koparılmıştı. 15 yaşındayken George Habaş tarafından kurulan Arap milliyetçiler Hareketi’ne katılarak sürdüreceği direnişe
ayak basmış oldu. Daha sonra Filistin Halk Kurtuluş Cephesi adını alacak bu hareket Halid’in hayatında önemli bir yeri dolduracaktı. Hareketin içinde ona ‘Şadya Ebu Gazale’ takma adını verdiler. Bu isim hareketin ilk kadın militanlarından birine aitti. Leyla Halid direnişteki yeriyle bu adı hakkıyla taşıdı.
ARTIK DİRENİŞİN ÖZNESİ
1967 yılında Altı Gün Savaşları’ndan sonra Filistin mücadelesi silahlı eylemlere evrildi. Burada aktif rol almaya başlayan Halid artık ‘militan’ bir kimlik kazandı. Kuveyt’ e öğretmenlik için gittiği sırada da boş durmayıp 1969 yılında Ürdün’e geçerek burada Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’nin eğitim kamplarına katıldı ve hareketin dış operasyonlar biriminde görev aldı. Filistin mücadelesini bir köşede sürdürmek niyetinde olmayan Halid, Batı’nın yok saydığı bu direnişi onlara ve tüm dünyaya bildirmek amacıyla uçak kaçırma eylemlerine katıldı. “Dünyada uçak kaçırma eylemlerini gerçekleştiren ilk kadın” olarak tarihe geçen Halid, bu sayede direnişin öznesi konumuna geldi.
İlk eylemine 29 Ağustos 1969 tarihinde 840 numaralı Los Angeles-Tel Aviv uçuşunu gerçekleştiren bir Amerikan TWA uçağını kaçırmakla başladı. Bu uçağı Tel Aviv ve koparıldığı evi Hayfa üzerinde belli bir süre uçurduktan sonra Suriye’nin Şam bölgesine indirdi. Uçak yere indikten sonra uçuş ekibi ve yolcuları uçaktan boşalttıktan sonra uçağı patlatıp ardından Suriye yönetimine teslim oldu. 45 gün Suriye’de gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılan Halid, önce Ürdün’e daha sonra da Lübnan’a geçti.

Artık tüm dünyanın tanıdığı Halid, ikinci eylemi gerçekleştirmek amacıyla estetik operasyon geçirdi. Eşzamanlı olacak üç uçak kaçırma eyleminin bir parçası olan bu eylemde hedef İsrail menşeli olan El Al uçağıdır. 6 Eylül 1970 günü Halid, Nikaragualı Patrick Arguel ile birlikte Frankfurt’a gitti. Buradan Amsterdam’a geçen Halid, tanınmadan uçağa binmeyi başardı. Her şey planladığı gibi giderken Arguel’in o an uçakta bulunan İsrail askeri istihbarat şefinin 12 koruması tarafından öldürülmesi beklenmedik bir son getirdi. Kendisinin yaralı olarak kurtulduğu bu başarısız eylemden sonra Londra’da tutuklandı. Ancak bu tutukluluk uzun sürmedi. FHKC’nin başka bir uçak eylemiyle takas edilen Halid, yeniden özgürlüğüne kavuştu.
DİRENİŞ BİTTİ SANDILAR BİTMEDİ
İkinci eylemin ardından Halid silahlı mücadeleden çekilmedi ama politik platformlara daha çok ağırlık vermeye başladı. Lübnan’daki mülteci kamplarında çalıştı, kadınların ve mültecilerin haklarını savundu. Filistin Ulusal Konseyi üyesi olarak siyasal alanda da varlık gösterdi. Konferanslar, panelller ve uluslararası toplantılar aracılığıyla Filistin’in sesini taşımaya devam etti.
Manidar olan kısım ise Leyla Halid’in mücadelesi sadece Filistin’in değil, işgal ve tahakküm altındaki tüm halkların sesidir. 2018’de başlatılan ve Türkiye’nin “Zeytin Dalı Harekatı” adıyla yürüttüğü Afrin operasyonu, bölge halkı açısından ağır insani sonuçlara yol açmış; demografik yapının değiştirilmesinden zorla göçlere, sivillere yönelik hak ihlallerine kadar birçok karanlık başlık bırakmıştır ardında. Halid bu duruma sessiz kalmayıp Türkiye’de katıldığı 3. Olağan Büyük Kongrede “Zindanların kimlikleri yoktur, zindanlar aynıdır” diyerek Filistin’de olduğu gibi Afrin’de de halkların iradesinin bastırılmak istendiğine dikkat çekmiştir.
Nitekim tarih bize hep şunu gösterdi : Zulüm varsa , direniş de vardır. Ve bu direniş, tıpkı Leyla Halid gibi özgürlük savaşçılarıyla hafızalara kazınır.
Kaynakça
- Evrensel.net – “Leyla Halid: Yaşayan bir direniş efsanesi”
- Bianet.org – “Leyla Halid: Filistin mücadelesinin önemi dünyaya kanıtlandı”
- Hdp.org – “Leyla Halid: Afrin’deki savaşa karşı sesimizi sizlerle yükseltiyoruz”
Kapak görseli: “Filistin’in Che Guevara’sı Leyla Halid” – Karar Gazetesi, Görüşler Bölümü
https://www.karar.com/amp/gorusler/filistinin-che-guevarasi-leyla-halid-1690505















