Yazar: 10:20 am Köşe Yazıları 1 Yorum

Arda Turan ve profesyonelliğin gözünden kaçanlar

Göz teması kurmak, insan olmanın en sade ama en güçlü eylemlerinden biridir. Hele ki iletişim kuruyorsanız ve mesleğiniz gereği kamuya karşı bir sorumluluk içindeyseniz göz teması kurmamak olumsuz anlamlara yol açacaktır. Geçtiğimiz günlerde de Arda Turan, Shakhtar Donetsk muhabiri Daria Bondar’ın sorularına cevap verirken göz teması bile kurmadı. Medyada herkes Arda Turan’ın bu nezaketsizliğine anlam yükledi. Kimisi utangaçlık dedi. Kimisi yoğun maç sonrası yorgunluklar dedi. Ama her şey çok açık ve netti. Bu bir rahatsız edici iletişim türüydü.

Yerleşik bir cinsiyetçi bakış açısı

O an belki birkaç saniyelikti ama toplumda kadınlara -özellikle de profesyonel alanlarda çalışan- karşı aslında hala içselleştiremediği samimiyetsizlik ve nezaketsizlik vardı. Belki de bu davranış kişisel bir tutum değildir. Aslında çok daha yapısal, çok daha kökleşmiş bir cinsiyetçi alışkanlığın yansıması. Fakat yine de kamuda bir tanınırlığı olan teknik direktör, sırf karşı cinsi diye göz teması bile kuramadan konuşması normal bir davranış değil. Karşı tarafı da çok fazla kötü hissettirecek bir durum bu. Belki de Arda Turan eşi var diye bunu yaptı ama bu da normal değil. Çünkü birinin hayatında başka biri var diye karşı cinsle tüm münasebetini kesmesini istemek veya bunun böyle olması gerektiğini düşünmek sığ ve gerici bir bakış açısıdır.

İletişim kurma biçimi kültürel bir meseledir

İnsanlar birlikte kurdukları iletişimle var olur. Sosyal iletişim de medeni olmanın temelidir. Bir insanın sosyal ilişkileri ne kadar iyiyse kendisini bilmesi de o kadar yüksek. Kendini bilen biri nasıl davranması gerektiğini de bilir. Karşı cinsi sanki başka bir varlık gibi görüp buna göre tavır almak, konuşmak nezaketsizlik ve eşitsizlik içeren bir davranıştır. Kendini iyi bilen biri bunu yapmaması gerektiğini bilir bence. Bu tarz davranış biçimleri insan ilişkilerinde sınır, güven, bireysellik ve toplumsal normlar gibi birçok felsefi ve kültürel boyutu olan bir mesele. Dolayısıyla bu durumun analiz edilmesi bu yüzden önemli.

Görsel kaynağı: odatv.com

Göz teması sadece bakmak değil görmektir

Arda Turan aslında Daria Bondar ile göz teması kurmayarak Bondar’ın varlığını “tehlikeli bir unsur” olarak görüp nesneleştirir. Sert olacaksa olsun ama bir insanın, karşısındakiyle basit bir göz teması bile kurmaktan kaçınması, temel medeni ilişki biçimlerine aykırıdır. Genel olarak seküler ve gelişmiş toplumlarda bu tarz kaçınmalar (cinsiyetinden ötürü görmezden gelmek, göz teması kurmamak, yok saymak vb…) genelde güvensizlik, kültürel baskı veya kadınınamus” üzerinden tanımlayan gerici anlayışlara karşılık geldiği düşünülür. Gelişmiş toplumlar, kadını pasif bir tehdit olarak konumlandırmaz. Tamamen eşit ve olması gerektiği gibi yaklaşır. Gelişmemiş toplumlarda da -bizler gibi- durum haliyle böyle oluyor. Hem de iş olarak yüksek ve önemli bir konumdayken -sonuçta Arda Turan Premyer-Liha takımının teknik direktörü- bu duruma düşmek açıkçası utanılacak bir şey. Bu davranış modeli, Martin Buber’ın “Ben-Sen” İlişkisi benzetmesi gibi. Ben-O nesneleştirici bir ilişkiyken, Ben-Sen karşılıklı özne ilişkisi oluyor.

İletişim türü medeniyeti ifade eder

Arda Turan’ın bu tutumu medeni değil çünkü insanlar arası doğal ve basit etkileşimi bastırıyor. Sığ çünkü kişi güven ilişkisini kısıtlamayla karıştırıyor. Felsefi olarak da tutarsız çünkü insan özgürlüğü, özne-özne ilişkisi ve ahlaki sorumlulukla çatışıyor. Kültürel olarak da baskıcı çünkü kadın (veya karşı cins) potansiyel tehdit gibi konumlandırılıyor. Uzun lafın kısası; eğer karşı cinsten biriyle göz göze gelemiyorsan, selam vermekten kaçınıyorsan, onu “Sen” olarak değil, potansiyel bir tehdit, sorun, tehlike olarak yani “O” olarak görüyorsun demektir. Bu da insanı insan yapan en temel ilişki biçimini kesintiye uğratır. Son olarak şu cümleyle bitirelim: “Saygı, yalnızca sözde değil, bakışla da ifade edilir.

Kaynak:

dergipark.org.tr

odatv.com

Visited 69 times, 1 visit(s) today
Close