Dünyaca ünlü sanatçı Dua Lipa, sadece müzik dünyasındaki başarılarıyla değil, aynı zamanda ifade özgürlüğünü destekleyen entelektüel girişimleriyle de adından söz ettiriyor. Sanatçı, dünya genelinde farklı dönemlerde sansüre uğramış kitapları bir araya getirerek Portekiz’in Porto şehrinde özel bir kütüphane projesi hayata geçirdi.
Manifesto Library: Sansüre karşı bir kültürel alan
Dua Lipa’nın hayata geçirdiği “Manifesto Library”, Portekiz’in Porto kentindeki tarihi Livraria Lello kitabevi içerisinde yer alıyor. Kütüphane, iktidarı, sansürü, dışlanmayı ve egemen anlatıları sorgulayan kitaplara adanmış kalıcı bir kültür alanı olarak tasarlandı. Proje, uluslararası kitap festivali BABELL kapsamında hayata geçirilirken, yaklaşık 100 eser güç, kontrol, ses ve hafıza başlıkları etrafında bir araya getiriliyor.

Bir kadının başarısını görünmez kılan önyargılar
Dua Lipa, kariyerindeki büyük sanatsal başarılarına ve disiplinli çalışma temposuna rağmen, zaman zaman fiziksel görünümü üzerinden yapılan eleştirilerin odağında yer almaktadır. Uzmanlar ve toplumsal cinsiyet çalışmaları alanındaki araştırmalar, kadınların başarılarının ve üretimlerinin fiziksel özellikleri üzerinden değerlendirilmesinin ayrımcı söylemlerle ilişkilendirilebildiğine dikkat çekmektedir. Kadınların başarılarını ve entelektüel üretimlerini fiziksel görünümlerine indirgemeye yönelik yaklaşımların, toplumsal cinsiyet eşitsizlikleri bağlamında tartışıldığı görülmektedir.
Dua Lipa ise müzik endüstrisindeki küresel başarısının yanı sıra, edebiyat ve fikir dünyasına yaptığı katkılarıyla bir kadının üretkenliğinin ve vizyonunun estetik kalıpların çok ötesinde olduğunu göstermektedir.
Yasaklanan kitaplar ve sansürün tarihsel arka planı
Dua Lipa, projeye ilişkin yaptığı açıklamada Manifesto Library’yi “rüya gibi bir ortaklık” olarak tanımladı. Sanatçı, daha önce kurduğu Service95 Kitap Kulübü ile de farklı ülkelerden yazarları ve okurları bir araya getirmeyi hedeflediğini belirterek, “Dünyayı okumak bizi birbirimize yakınlaştırıyor; ne yazık ki herkes bunun taraftarı değil” ifadelerini kullandı. Lipa, kütüphanede sansüre uğrayan, yasaklanan veya yazarlarının baskıya maruz kaldığı eserlerin yer aldığını vurguladı:
Yüzyıllık Yalnızlık (Gabriel Garcia Marquez): 1967 yılında yayımlandığından bu yana; özellikle siyasi içerikleri ve bazı ülkelerdeki dini veya muhafazakâr değerlere aykırılık gerekçeleriyle, özellikle askeri diktatörlükler döneminde yasaklanmıştır.
Crying in H Mart (Michelle Zauner): Yakın dönemde yayımlanmasına rağmen, aile içi dinamikler, travma ve kimlik arayışı gibi temaları işlemesi nedeniyle bazı okul bölgelerinde ve kütüphanelerde müfredat dışı bırakılma veya sansür tartışmalarıyla karşı karşıya kalmıştır.
Drive Your Plow Over the Bones of the Dead (Olga Tokarczuk): Toplumsal normları sorgulayan ve radikal konuları ele alan yapısı nedeniyle, bazı muhafazakâr çevrelerin tepkisini çekmiş ve çeşitli ülkelerde içerik kısıtlamalarına maruz kalmıştır.

Manifesto Library’de yer alan eserler, güç, kontrol, ses ve hafıza olmak üzere dört ana tema etrafında şekilleniyor. Koleksiyonda Margaret Atwood’un The Handmaid’s Tale, Reginald Dwayne Betts’in Felon adlı eserlerinin yanı sıra, Salman Rushdie ve Olga Tokarczuk’un eserlerinden seçkiler de yer alıyor. Bu eserlerin ortak noktası, farklı dönemlerde sansür, yasaklama, siyasi baskı veya toplumsal tartışmaların odağında bulunmuş olmaları.
Dua Lipa’nın Manifesto Library projesi, sanatçının müzik kariyerinin ötesinde ifade özgürlüğü, kültürel hafıza ve eleştirel düşünce alanlarındaki çalışmalarını da görünür kılan bir girişim olarak değerlendiriliyor.
Kaynak:
Instagram: Dua Lipa’nın kütüphane projesini tanıttığı ve çeşitli kitaplarla (Michelle Zauner, David Szalay, Olga Tokarczuk, Hernan Diaz) paylaştığı gönderi serisi.













