Sağlıkta öne çıkan ancak üzerine çok da konuşulmayan bir konu var. Yeni bir ilacın veya yeni bir tedavi yönteminin etkisini ve güvenilirliğini ölçen klinik araştırmalarda kadınların oranı yıllardan beri erkeklere göre belirgin bir şekilde düşük kalıyor.
İlaçların kadın metabolizmasındaki emilimleri ve etkileri erkeklerden farklı olmasına rağmen testlerde kadınların yeterince yer almaması tedavilerde doz hatalarına ve ağır yan etkilere yol açabiliyor. JAMA Network Open dergisinde yayımlanan, 1000’den fazla araştırmayı kapsayan geniş ölçekli bir araştırma, bu tabloyu değiştirme potansiyeli olan bir dinamiği ortaya koydu. Araştırmanın liderinin kim olduğu katılımcıları doğrudan etkiliyor olabilir.

Liderin kim olduğu dengeleri nasıl etkiliyor?
Çalışmanın verileri aslında çok ilgi çekici. Araştırmanın lideri erkek bir bilim insanı olduğunda kadın hasta katılımı %46.9 seviyesinde kalıyor. Projenin başı bir kadın olursa bu oran %54.1’e yükseliyor. Bu fark aslında binlerce kadının test süreçlerine dahil edilmesi anlamına geliyor.
Araştırmacı ve hastanın güven ilişkisi
Peki bu fark nasıl oluyor da ortaya çıkıyor? Araştırma arka plandaki iki nedeni ortaya çıkarmaya çalışıyor.
İlki saha ekibinin yapısı. Kadın liderlerin yönettiği projelerde, hastayla birebir iletişim kuran çalışanların %73.6’sı kadınlardan oluşuyor. Erkek bilim insanlarında ise bu oran dramatik bir şekilde %35.7’de kalıyor. Görünen o ki, hastanın karşısında kendi cinsiyetinden birini görmesi araştırmaya katılım kararını doğrudan etkiliyor. Kadın çalışanların yoğun olduğu saha ekipleri, kadın hastaların sorularını yanıtlamada ve süreç boyunca araştırma içinde kalmalarını sağlamada daha başarılı oluyor.
İkincisi ise eleme kriterlerindeki yaklaşımlar. Araştırma, yasal ve idari karmaşıklıklar sebebiyle kolayca elenen hastaların, kadın liderler tarafından, erkek liderler kadar katı yargılanmadıklarını ortaya çıkarıyor.

Tedavide eşitlik için kadın araştırmacılara destek
Bir ilacın kadınlar üzerinde güvenle kullanılabilmesi, test adımlarında yeterli sayıda kadın hastanın yer almasına bağlı. Günün sonunda, tıpta kadınların daha güvenli tedavi görebilmesi için, o ilaçların denendiği odalarda kadın bilim insanlarının daha çok söz sahibi olması şart.
Kaynakça:
Advani, R., Patel, V. M., & Shah, N. H. (2025). Association between principal investigator gender and enrollment of women in clinical trials. JAMA Network Open, 8(2), e2458912. Erişim tarihi: 21 Ağustos 2026,














