Aynı haberde “trans olmayan kadın” ifadesi hiç geçmiyor
Son dönemde magazin, moda ve sinema haberlerinde dikkat çeken bir kalıp göze çarpıyor: “Trans kadın oyuncu”, “trans erkek sanatçı”, “trans kadın manken”… Oysa aynı metinlerde “trans olmayan kadın manken” ya da “trans olmayan erkek oyuncu” gibi ifadeler kullanılmıyor. Bu dil, aslında haberciliğin tarafsızlık ilkesinden çok uzak bir noktaya işaret ediyor.
Haberlerde çifte standart: Kim “normal” kabul ediliyor?
Türkiye’de ve dünyada yazılan haberlerde trans kimlik sürekli vurgulanıyor. Bir oyuncunun başarısı ya da bir modelin sahne performansı, adının önüne iliştirilen “trans” sıfatı ile anılıyor. Gazeteci ve akademisyen Judith Butler bu konuda şöyle diyor: “Kimliği sürekli işaret edilen birey, diğerlerinden ayrıştırılır. Bu, toplumun norm kabul ettiği kategoriye karşı yapılan bir ötekileştirmedir.” Öyleyse sorulması gereken şu: Bir kadın oyuncudan bahsederken “cis kadın oyuncu” denmiyorsa, neden “trans kadın oyuncu” deniyor?
Habercilikte tarafsızlık nerede kaldı?
Haber dili, yalnızca bilgi aktarmakla kalmaz, toplumda algı da yaratır. Bir mankenin ya da oyuncunun trans kimliği, kendi hikâyesinin merkezine oturtulduğunda başarıları geri planda kalır. Bu da medyanın “etik” ve “tarafsızlık” sorumluluğunu ihlal eder. İletişim uzmanı Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu, medyada kimlik vurgusuna ilişkin şunu söylüyor: “Haberde kişinin kimliği değil, eylemi, başarısı ya da toplumsal etkisi haber olmalıdır. Kimliği öne çıkarmak, görünmez bir ayrımcılıktır.”

Okuyucuya ne mesaj veriliyor?
Bir manşette “trans kadın model defileye damga vurdu” ifadesi geçtiğinde, okuyucuya şu mesaj verilmiş oluyor: “Aslında bu kişinin kadın olması yeterli değil, trans olduğu da özellikle bilinmeli.” Oysa aynı defilede sahneye çıkan diğer modeller için böyle bir “kimlik hatırlatması” yapılmıyor. Bu durum, trans bireylerin “istisna” ya da “farklı” olarak sunulmasına neden oluyor.
Dilin gücü: Önyargıyı pekiştirmek mi, kırmak mı?
Dil, toplumdaki önyargıları yeniden üretir. Bir aktörün adının önüne “trans” ibaresi koymak, okuyucuda “öncelikle kimliğiyle tanımlanmalı” algısı yaratıyor. Bu da trans bireylerin “sürekli öteki” konumuna itilmesine yol açıyor. Uluslararası Gazeteciler Federasyonu’nun etik kılavuzunda da bu durum açıkça belirtiliyor: “Bir kişinin cinsel kimliği yalnızca haberin bağlamı gerektiriyorsa belirtilmeli. Aksi takdirde bu, kimliğe indirgeme ve ayrımcılıktır.”
Yazarın kendi görüşleri çerçevesinde yazılmıştır.















