Kadın cinayeti nedir?
Kadın cinayeti, bir kadının kadın kimliğinde var olduğu ya da toplumsal cinsiyet kalıplarına uymadığı gerekçesiyle öldürülmesidir. Erkek şiddetinin ve tahakkümünün arkasında yinelenen sistematik bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği yer alır. Boşanmak istediği için kocası tarafından öldürülen kadınlar, kıyafetini uygun bulmadığı için erkek kardeşi tarafından öldürülen kadınlar veya işten eve geç geldi diye kocası tarafından öldürülen kadınlar ve daha nicesi…
2025’in ilk yarısının karanlık tablosu
2025’in ilk yarısında erkekler tarafından toplam 136 kadın cinayeti işlendi, 145 kadının ise ölümü şüpheli durumda. Bu kadınlardan 62’si evli, 31’i bekârdı. 43 kadının medeni durumu ise tespit edilemedi. Ayrıca 65 kadının çocuğu vardı, 2’si hamileydi. 58 kadının ise çocuk sahibi olup olmadığı belirlenemedi.

Görsel Kaynağı: ekmekvegul.net
Politik arka plan: İstanbul Sözleşmesi ve Aile Yılı
İstanbul sözleşmesinin feshedilmesinin üzerinden tam 4 sene geçti ve bu bağlamda Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun hazırladığı raporlara baktığımızda, her sene daha fazla kadının öldüğünü görüyoruz. İktidar bu yılı “Aile Yılı’” ilan etti, ancak bu yaklaşım ne kadınları korumaya yetti ne de kadınların sözünü sürece dahil etti. Kadın hakları aktivistleri de aile yılı adı altında yapılan etkinliklerin, kadınların evde ve iş yerinde karşılaştıkları zorlukları ele almak yerine geleneksel ev içi rolleri pekiştirdiğini söyledi.

Görsel Kaynağı: kadincinayetlerinidurduracagiz.net
Şiddetin mekânı: Evler
Verilere göre, kadınlar en çok kendi evlerinde öldürüldü. Ev, kadınların sığınabileceği bir güven limanı olması gerekirken görünmez şiddetin hüküm sürdüğü bir mekâna dönüştü. Diğer verilere göre, öldürülen kadınlardan 26’sı 25 yaşın altındaydı. Kadınlar en çok kendi aile üyeleri olan kocası, babası, oğlu ve erkek kardeş) tarafından öldürüldü. Raporda öne çıkan veri ise kadınların %35 oranında eşleri tarafından öldürülmesiydi. Bir başka veriye göre ise kadınlar öldürülürken yalnız değillerdi. Kadınlar, çocuklarının, kardeşlerinin ya da yakınlarının gözleri önünde öldürüldü. Yani kadın cinayetleri yalnızca kadınları değil, tüm aile fertlerini ikinci kez mağdur etti. 2025’in ilk 6 ayında, 35 kişi bir kadın cinayeti sırasında ya öldürüldü ya da yaralandı.
Görsel Kaynağı: kadincinayetlerinidurduracagiz.net
Ekonomik gerekçeler ve adaletin çarpıklığı
Bir başka veriye göre ise kadınların %10’u ekonomik gerekçelerle öldürüldü. Bu durum, erkek şiddetinin bir nevi meşrulaştırılması oldu. Bu şiddetin sonuçları yalnızca evlerin içinde değil, mahkeme salonlarında da kadınların aleyhine işledi. Bunun en çarpıcı örneği yakın zamanda görülen bir davada ortaya çıktı: Bir kadın cinayetinde kadının cinsel birlikteliği reddetmesi üzerine katilin “elem ve öfke” duyduğu gerekçesiyle haksız tahrik indirimi uygulanarak cezası 18 yıla indirildi. Sonuçta, adaletin terazisi erkek şiddetinden yana ağır bastı ve kadınlar bir kez daha mağdur edildi.

Görsel Kaynağı: kadincinayetlerinidurduracagiz.net
Devletin koruma mekanizmalarının yetersizliği
Ayrıca, devlet koruması altındaki kadınların dahi öldürülmesi, koruyucu tedbirlerin yetersizliğinin en acı örnekleri arasındaydı. Verilere göre, 15 kadın, sabıka kaydı bulunan erkekler tarafından öldürüldü. 9 kadının, ölüm anında koruma kararı bulunuyordu. Öldürülen 123 kadının ise koruma kararına sahip olup olmadığı tespit edilemedi. Silahların ulaşılabilirliği, kadınların hayatını doğrudan tehdit etti. Çoğu kez intihar gibi gösterilen ölümler, derin soruşturma eksikliği nedeniyle aydınlatılamadı.
Kadın hareketinin sesi
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun sözcüsü Esin İzel Uysal, bu verilerin “yaşam hakkı ihlallerinin” boyutlarını ortaya koyduğunu belirterek alınan kararlar sonucu kadınların güvenliğinden çok aileyi ön planda tutan politikaların kadınları ölümle karşı karşıya bıraktığını söyledi.

Görsel Kaynağı: ekmekvegul.net
Sonuç olarak, kendi hayatına dair karar almak, özgür olmak, kendi olmak, çalışmak, okumak, bu hayatı yaşamak isteyen kadınlar derin bir karanlığa, bir hüzün perdesine hapsoluyor. Yine de karanlığın içinden ince bir ışık sızıyor. Her hayır diyen kadınla her dayanışan yürekle bu iplikler yeniden bir umuda dönüşüyor.
Kaynak:
Kapak Görseli: bianet.org















