Yazar: 3:14 pm Haberler, Kültür-Sanat

T-Pop sahnesinde kadın ruhu: Manifest

Müzik sahnesinde kadınların sesi yükseliyor — hem de bu kez dijital çağın içinden doğan bir kolektifle: Manifest. Onlar, sadece sahnede şarkı söyleyen genç kadınlar değil; birlikte üretmeyi, görünür olmayı ve dayanışmayı seçen altı kadın.

Lidya Pınar, Sueda Uluca, Zeynep Sude Oktay, Mina Solak, Esin Bahat ve Hilal Yelekçi…
20’li yaşlarının başında olan bu altı genç kadın, bir hayalin peşinden gitmek için şarkıya, dansa ve emekle örülmüş bir yolculuğa adım attı. Bugün ise 11 şarkıdan oluşan albümleriyle müzik listelerinin zirvesindeler. Klipleri milyonlarca kez izlendi, ama asıl görünmesi gereken onların arkasındaki emek.

Görsel kaynağı: fenomenturk.com

Kadınların emekle örülen yolculuğu: Manifest

Manifest, yalnızca bir müzik grubu değil. Onların hikâyesi, kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmanın bir yolu. YouTube üzerinden yayımlanan bir yarışma ile yolculukları başladı. Ön elemeleri geçip 15 kişilik finalist grubuna seçildiler. Ardından haftalar süren bir kamp sürecine girdiler. Her hafta ses, dans, sahne performansı gibi farklı görevlerde bireysel yeteneklerini sergileyerek ilerlediler.

Başta beş kişilik olması planlanan gruba, finalde bir istisna yapılarak altı kadın seçildi.
Yani Manifest, bir yarışmanın sonucu değil; kolektif bir kadın emeğinin tezahürü oldu.

T-pop: Türkiye’den doğan kadın sesi

Projenin arkasında yer alan ekip, K-pop kültürünün etkileyici sahne prodüksiyonlarını ve yoğun eğitim süreçlerini örnek aldı. Ancak grubun kurucuları, bu yapının birebir alınması yerine Türkiye’ye özgü bir sahne dili yaratmayı tercih etti. Bu da onlara “T-pop” çatısı altında yepyeni bir kimlik kazandırdı. Kore’den değil; buradan doğan, buranın ritmine ait bir kız kardeşliği.

Bugün Manifest’in arkasında 30’dan fazla kişilik bir ekip, yoğun bir program, profesyonel stilist, koreograf ve yapımcılar var. Bu yolculuk, “Neden tüm dünyanın bildiği bir Türk kız grubu olmasın?” fikriyle yola çıkan Tolga Akış’ın liderliğinde ve Hypers Media desteğiyle kolektif bir projeye dönüştü. Ancak tüm bu görünürlüğün merkezinde hâlâ altı genç kadının disiplini, emeği ve hayalleri duruyor.

Görsel kaynağı: ntv.com.tr

Birlikten doğan güç: “Manifam”

Manifest kızları, başarı yolculuğunda yalnız değiller. Onlara yol arkadaşlığı eden büyük bir hayran topluluğu var: Manifam. İlk günden beri grubun yanında olan bu hayran kitlesi, yalnızca bir destek grubu olmanın ötesinde kolektif bir görünürlüğün parçası. İlk lansman konserinin biletlerinin dakikalar içinde tükenmesi, bu dayanışmanın en somut göstergesi.

28–29 Haziran’da düzenlenen Manifestival, hem bu kızların hem de onları izleyen binlerce hayran kitlesinin sahnede birlikte var olduğu özel bir anıydı. Ağustos ayında Türkiye turnesine çıkacak olan Manifest kızlarının ilk konseri, 30–31 Ağustos 2025 tarihlerinde İstanbul LifePark’ta gerçekleştirilecek. Ardından grup Bursa, Konya, Kayseri, İzmir ve Ankara gibi büyük şehirlerde Manifest’in ilk albümünü seslendireceği sahnelerde yer alacak.

Manifest kızları, sahneyi kendi sözleriyle dolduruyor

Manifest, kadınların müzik dünyasında sadece “görüntü” değil, özne olarak da yer alabileceğini gösteriyor. Onlar, sahnede dans ederken sadece ritmi değil; dayanışmayı, emeği ve kadın olmanın çeşitliliğini taşıyorlar.

Kadınların yalnızca izleyici ya da hedef kitle değil; üretici, özne ve kolektif bir güç olarak var olabileceği bir müzik dünyası mümkün. Manifest, bunun bugünkü adı olabilir.

KadınKöy olarak, kadın emeğini görünür kılmaya, genç kadınların kendi hikâyelerini yazdığı alanlara ışık tutmaya devam ediyoruz.

Kaynak:

gazetearena.com

politikam.com

fayn.press

Instagram / @m6nifestgirls (kapak görseli)

Visited 33 times, 1 visit(s) today
Close