Yazar: 1:00 pm Kültür-Sanat

Bir Cumhuriyet kadınının ardından: Nermin Abadan Unat

Türkiye sosyal bilimlerinin hafızasına adını yalnızca kitaplarla değil, direnişle, cesaretle ve ısrarla yazdıran Prof. Dr. Nermin Abadan Unat aramızdan ayrıldı.18 Eylül 1921’de Viyana’da başlayan hayatı, 11 Aralık gecesi İstanbul’da sona erdi. Geride ise bir asrı aşan ömrün içinden süzülüp gelen güçlü bir entelektüel miras, kadınlara ve gençlere bırakılmış bir yol haritası kaldı.

Cumhuriyet’in sunduğu eğitim olanaklarını yalnızca kendi hayatı için değil, başkalarının hayatını dönüştürmek için kullanan Unat, bu topraklarda “kadın akademisyen” olmanın ne anlama geldiğini en baştan tanımlayan isimlerden biriydi. Henüz genç yaşta Türkiye’ye geldiğinde, yeni kurulan bir ülkenin en temel meselesinin eşit yurttaşlık olduğunun farkındaydı. Bilimle, sözle ve kamusal duruşla bu eşitliğin peşine düştü.

Gazetecilikten akademiye uzanan yol

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra yolu basınla kesişti. Gazetecilik deneyimi, iletişim ve siyasal davranışa duyduğu ilgiyi derinleştirdi; akademik çalışmalarının toplumsal karşılığını hiç kaybetmemesinin de temelini attı.

1950’li yıllarda Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne adım attığında, yalnızca bir akademik kariyer değil, bir ilki de başlatıyordu. Mülkiye’nin ilk kadın asistanı, ardından ilk kadın doçenti ve profesörü oldu. Erkek egemen bir akademik alanda var olmakla yetinmedi; alanı dönüştürdü. Türkiye’de iletişim çalışmalarının bağımsız bir disiplin olarak gelişmesinde öncü rol oynadı.

Nermin Abadan Unat

Görsel Kaynağı: bianet.org

Göç, emek ve kadınlar

Nermin Abadan Unat’ın akademik dünyaya en kalıcı katkılarından biri, 1960’lardan itibaren yoğunlaştığı göç araştırmaları oldu. Avrupa’ya çalışmaya giden işçilerin, ailelerin ve özellikle kadınların deneyimlerini merkeze alan çalışmaları, göçü yalnızca ekonomik değil, toplumsal ve cinsiyetli bir süreç olarak ele aldı.

Kadınların görünmez emeğini, göçle birlikte derinleşen eşitsizlikleri ve diaspora yaşamının çok katmanlı yapısını anlatırken sayılardan çok hayatlara kulak verdi. Bilimi masa başında değil, sahada kurdu.

Kadın hakları mücadelesi

Unat için feminizm bir yan uğraş değil, hayatının merkezindeydi. Kadınların siyasal temsili, eğitim hakkı ve hukuksal eşitliği üzerine yürüttüğü çalışmalar, Türkiye’de toplumsal cinsiyet alanının erken ve güçlü örnekleri arasında yer aldı. Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil ederken de, akademide ders verirken de aynı noktada durdu: Kadınların özgürleşmesi, toplumun tamamının özgürleşmesi demekti. Sık sık “Cumhuriyet sayesinde okudum, düşündüm ve konuşabildim” derken, kişisel hikâyesini kamusal bir kazanım olarak anlatıyordu.

Nermin Abadan Unat’ın ardından

Onlarca kitap, yüzlerce makale, yetiştirdiği öğrenciler ve açtığı yollar… “Kamuoyu” kavramını Türkçeye kazandıran, “halkla ilişkiler” alanının dilini kuran, sosyal bilimlerde kadınların sesini çoğaltan bir öncü olarak hatırlanacak.

Prof. Dr. Nermin Abadan Unat, yalnızca uzun bir ömrün değil, onurlu bir direnişin, ısrarlı bir eşitlik talebinin ve bitmeyen bir umut hâlinin adıydı. KadınKöy olarak biliyoruz ki onun bıraktığı miras, yalnızca geçmişe ait değil; bugün hâlâ yolumuzu aydınlatıyor.

Kaynak:

bianet.org

edebiyathaber.net

Kapak Görseli: ekonomim.com

Visited 62 times, 1 visit(s) today
Close