Yeni gözaltılar, eylemler ve gerçek adalet talebi
Türkiye’nin en uzun süre aydınlatılamayan kayıp dosyalarından biri olan Gülistan Doku soruşturması, 2026 Nisan ayında yaşanan yeni gelişmelerle yeniden gündemin merkezine oturdu. 5 Ocak 2020’de Dersim’de kaybolan üniversite öğrencisinin akıbeti hâlâ bilinmezken, son gözaltılar, siyasi girişimler ve kadın örgütlerinin eylemleri dosyaya dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
6 yıldır aydınlatılamayan bir kayıp
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku, 5 Ocak 2020’de yurttan ayrıldıktan sonra kayboldu. O günden bu yana yürütülen soruşturma, çelişkili bulgular, eksik incelemeler ve tartışmalı adımlarla ilerledi. İlk günlerde olayın “intihar” olabileceği yönünde değerlendirmeler yapılırken, daha sonra ortaya çıkan kriminal raporlar bu ihtimali zamanla zayıflattı.
Dinar Köprüsü çevresinde yapılan aramalardan sonuç alınamazken, dosyada yer alan bazı delillerin yeterince incelenmediği ve birçok işlemin geciktiği yönünde eleştiriler kamuoyuna yansıdı. Kamera kayıtları ise olay gününe dair önemli detaylar içeriyor. Gülistan Doku’nun son olarak bir araçla hareket ettiği, bazı kamera kayıtlarının eksik olduğu ve kritik görüntülere ulaşılamadığı tespit edildi.

Görsel kaynak: ankahaber.net
Yeni gelişme: Gözaltılar ve delil karartma iddiaları
2026 Nisan ayında soruşturma yeni bir aşamaya girdi. Aralarında kamu görevlileriyle bağlantılı isimlerin de bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı. Dosyanın avukatı Ali Çimen, önemli iddiaları gündeme taşıdı. Açıklamalara göre Gülistan Doku’ya ait SIM kartın bir polis memurunun telefonuna takıldığı, sosyal medya verilerinin silindiği ve bu işlemlerle bazı kamu görevlileri arasında bağlantı olabileceği iddia edildi. Ayrıca HTS kayıtları ve banka hareketleri üzerinden “delil karartma karşılığında para transferi” yapıldığı iddiaları da dosyaya girdi. Gizli tanık beyanları ise soruşturmayı daha da derinleştirdi. Tanık ifadesinde, Doku’nun öldürüldüğü ve cesedinin gizlenmiş olabileceği öne sürüldü.
Meclis gündemine taşındı
DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, dosyanın aydınlatılması için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi sundu. Önergede özellikle şu iddiaların araştırılması talep edildi: Dijital delillerin silinmesi, kamera ve hastane kayıtlarının manipülasyonu, üst düzey kamu görevlilerinin soruşturma dışında tutulması. Ayten Kordu, dosyanın yalnızca bir kayıp vakası değil, aynı zamanda “cezasızlık ve kadınlara yönelik şiddet” bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Görsel kaynak: birgun.net
Kadınlardan sokakta adalet talebi
Gülistan Doku dosyasındaki gelişmeler sadece hukuki alanda değil, sokakta da karşılık buldu. Türkiye’nin farklı şehirlerinde kadınlar adliye önlerinde ve meydanlarda bir araya gelerek dosyanın aydınlatılmasını talep etti. Eylemlerde öne çıkan mesajlar: “Gülistan Doku nerede?” Kadın örgütleri ve Doku ailesi, dosyanın yıllardır sürüncemede bırakıldığını ve etkin bir soruşturma yürütülmediğini savunuyor. Bu nedenle kamuoyu baskısının sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor. Gerçek suçlular açığa çıkana kadar mücadelenin süreceğini ifade ettiler.
Ailenin mücadelesi ve toplumsal hafıza
Gülistan Doku’nun kaybolmasının üzerinden 6 yıl geçmesine rağmen dosya hâlâ çözülebilmiş değil. Ailesi ise yıllardır adliye önlerinde, sosyal medyada ve sokakta “Gülistan Doku’ya ne oldu?” sorusunu sormaya devam ediyor. Dosya, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddet, kayıp vakaları ve cezasızlık tartışmalarının sembollerinden biri haline gelmiş durumda. Son gözaltılar, yeni tanık ifadeleri ve siyasi girişimler, Gülistan Doku dosyasının yeniden açıldığını ve farklı bir yönde ilerleyebileceğini gösteriyor. Ancak temel soru hâlâ yanıt bekliyor: Gülistan Doku’ya ne oldu ve sorumlular kim?
17 Nisan 2026 Son dakika gelişmeleri
17 Nisan’da hastane kayıtlarının silindiği iddiası üzerine dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi de gözaltına alındı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in de aynı gün gözaltına alınmasıyla soruşturmaya dahil olanların sayısı toplam 15’e ulaştı. 17 Nisan’da Tunceli Adliyesi’ne sevk edildikten sonra tutuklananlar arasında Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov da var. Abakarov annesi ve üvey babası da tutuklandı.
Meslekten ihraç edilmiş polis memuru Gökhan Ertok “delilleri yok etme”, Tunceli İl Özel İdaresi eski personeli Erdoğan Elaldı da “kasten öldürme” suçlamasıyla tutuklanmıştı. Elaldı’nın, Gülistan Doku’ya son temas eden kişi olduğu belirtildi. Gözaltına alınan dönemin il valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de sorgusu sürüyor. Bu kişinin ABD’de olan yakın arkadaşı için de yakalama kararı çıkarıldığı belirtiliyor.
Kaynakça
Bianet. (2026, Nisan 16). Kronoloji: Gülistan Doku’ya ne oldu?
Sözcü. (2026, Nisan 16). Gülistan Doku dosyasının seyrini değiştirebilecek ifade.
BirGün. (2026, Nisan 15). Kadınlardan Gülistan Doku çağrısı: Biz mezar değil, gerçek adaleti istiyoruz.
Bianet. (2026, Nisan 16). Kadınlar adliye önlerinde: Dosya aydınlatılsın.
Anka Haber Ajansı. (2026, Nisan 16). Bingöl’de Gülistan Doku eylemi: Gerçek suçlular açığa çıkana kadar bir adım geri atmayacağız.
Bianet. (2026, Nisan 16). Gülistan Doku için Meclis çağrısı: Kordu’dan iki önerge, “delil karartma” vurgusu.
Haberler. (2026, Nisan 16). Gülistan Doku soruşturmasındaki görüntü inceleme raporunda “eksik kamera kayıtları” tespiti yer aldı.
Bilgi, L. (2016, Nisan 15). Gizli tanık iddiaları. GazeteHalk.
Görsel kapak: bianet.org












