Yazar: 6:39 am Köşe Yazıları

Ozempic Epidemic: Kadın bedeni, sosyal medya ve güzellik politikaları

Son yıllarda diyabet tedavisinde kullanılan Ozempic ve benzeri GLP-1 ilaçlarının kilo verme amacıyla yaygınlaşması, medyada “Ozempic epidemic” olarak adlandırılan yeni bir kültürel tartışma yarattı. Bu olgu yalnızca tıbbi bir gelişme değil; aynı zamanda kadın bedeni üzerindeki toplumsal denetimin, güzellik standartlarının ve dijital kültürün kesişim noktasında ortaya çıkan feminist bir meseledir. Asıl soru, kadınların neden bu ilaçlara yöneldiği değil; onları buna yönelten toplumsal koşulların neden hâlâ var olduğudur.

Görsel Kaynağı: klatsch-tratsch.de

Yıllar içerisinde değişen beklentiler

Ozempic kullanımındaki artışın arkasında sosyal medya platformlarının önemli rolü bulunuyor. TikTok, Instagram ve X gibi platformlarda zayıflığın başarı, öz disiplin ve estetik değer ile ilişkilendirilmesi, özellikle kadınlar üzerinde yoğun bir baskı yaratıyor.

Tarihsel olarak kadın bedeni sürekli değişen güzellik ideallerine göre şekillendirilmiştir. 1990’ların “heroin chic” estetiğinden 2010’ların “fit body” anlayışına, günümüzde ise yeniden aşırı inceliğin moda haline gelmesine kadar beden normları sürekli değişmiş ancak kadınların bu normlara uyum sağlama baskısı değişmemiştir.

Neoliberal tüketim kültürü, bedenin sürekli geliştirilebilir bir proje olduğu fikrini desteklemektedir. Feminist kuramcı Susan Bordo’nun belirttiği gibi kadın bedeni, toplumsal kontrolün en görünür alanlarından biridir. Günümüzde bu kontrol yalnızca moda veya reklamlarla değil, algoritmalar ve influencer kültürü aracılığıyla da yeniden üretilmektedir.

Görsel Kaynağı: thenightly.com.au

Eleştiriler neden yaralayıcı olabilir?

Ancak sosyal medyadaki Ozempic epidemic eleştirileri her zaman feminist değildir. Bir yandan birçok kullanıcı, ilacın zayıflığı yeniden ideal beden haline getirdiğini ve beden olumlama hareketinin kazanımlarını tehdit ettiğini savunmaktadır. Özellikle herkes tekrar çok zayıf olmak zorunda söylemi, farklı beden tiplerinin görünürlüğünü azaltma riski taşımaktadır. Bu açıdan eleştiriler kadın bedenini korumaya ve çeşitliliği savunmaya yönelik meşru kaygılar içermektedir. Diğer yandan bazı eleştiriler ise doğrudan kadınların bireysel tercihlerine yönelmektedir. Bir kadının Ozempic epidemic kullanmasını “kolay yol seçmek”, “sahte zayıflık” veya “gerçek emek vermemek” şeklinde yargılamak da kadın bedenini denetlemenin başka bir biçimidir. Bu nedenle mesele ilacın kullanılması değil, kadınların hangi toplumsal baskılar altında bu kararı vermek zorunda hissettikleridir.

Ozempic epidemic tartışması

Ozempic epidemic tartışması yalnızca bir kilo verme ilacı hakkında değildir. Bu tartışma, kadın bedeninin kime ait olduğu, güzellik standartlarının kim tarafından belirlendiği ve sosyal medyanın bu standartları nasıl güçlendirdiği üzerine düşünmeyi gerektirir.

Kadınların ilaç kullanmasını ahlaki olarak yargılamak yerine, onları bu tercihlere iten ekonomik, kültürel ve dijital sistemleri sorgulamaya yönelmeliyiz. Dolayısıyla sosyal medyadaki eleştiriler ancak kadınların beden özerkliğini desteklediği ve tek tip güzellik anlayışını sorguladığı ölçüde feminist bir eleştiri niteliği taşır; aksi halde kadın bedenini denetleyen eski söylemlerin yeni bir versiyonuna dönüşme riski taşır.

Kaynakça:

  • Bordo, S. (1993). Unbearable Weight: Feminism, Western Culture, and the Body. University of California Press.
  • Wolf, N. (1991). The Beauty Myth. HarperCollins.
  • Foucault, M. (1977). Discipline and Punish: The Birth of the Prison. Pantheon Books.
  • Cohen, R., Fardouly, J., Newton-John, T., & Slater, A. (2019). “#BoPo on Instagram: An Experimental Investigation of the Effects of Viewing Body Positive Content on Young Women’s Mood and Body Image.” New Media & Society, 21(7), 1546–1564.
  • Tylka, T. L., & Wood-Barcalow, N. (2015). “What Is and What Is Not Positive Body Image?” Body Image, 14, 118–129.
  • World Health Organization. (2022). Obesity and Overweight.

Visited 17 times, 1 visit(s) today
Close