Yazar: 5:52 pm Köşe Yazıları

Kadına yönelik şiddet haberleri: Şiddeti yeniden üretmek

Türkiye’de kadın cinayetleri; kadınların toplumsal cinsiyet rolleri, “namus” veya “töre” gibi bahanelerle yaşamdan koparıldığı sistematik bir sorunu ifade eder. Yalnızca 2026 yılının Ocak ayında bile erkekler tarafından 22 kadın öldürüldü, 14 kadın ise şüpheli şekilde ölü bulundu. Bu veriler ışığında, her geçen gün tırmanan bu şiddet sarmalının ve “namus” kıskacında yitirdiğimiz kadınların medyadaki temsilini, habercilik dilinin bu cinayetleri nasıl yeniden ürettiğini masaya yatırmak gerekiyor.

Kadına yönelik şiddet haberlerinde dil, temsil ve sorumluluk

Medyada sıkça rastladığımız, “Namus Cinayeti Dehşeti” gibi başlıklar, habercilikte tıklanma (clickbait) uğruna kadın bedeni ve yaşamı üzerinden yürütülen sorunlu bir dili gözler önüne seriyor. Kadını sürekli “mağduriyet” ve “çaresizlik” nesnesi olarak konumlandıran, cinayetin detaylarını sansasyonel ve teşhir edici bir dille sunan bu anlayış, şiddetin kanıksanmasına yol açıyor. Örneğin, bir haber metninde failin cinayet sonrasında “Namusumu temizledim, gelin görün” şeklindeki ifadesine ham bir şekilde yer verilmesi, eril şiddetin feryadını topluma duyurmaktan başka bir işe yaramaz. Failin adını ve yüzünü sansürleyip mağdurun hayatını, ismini ve fotoğraflarını sürekli deşifre etmek habercilik etiğiyle bağdaşmaz. Bu durum, adeta cinayeti meşrulaştıran, katile “kudret” atfeden ve kadını toplumsal cinsiyet rolleri üzerinden yargılayan ataerkil sistemi besler.

Oysa etik bir habercilikte asıl olan; mağdurun ve ailesinin haklarını korumak, faili ise suçu hafifletici hiçbir bahaneye sığınmasına izin vermeyecek şekilde yargı unsurlarıyla aktarmaktır.

Bir diğer çarpıcı örnek ise basında yer alan “Kadersiz Kader” şeklindeki manşetlerdir. Bir kadının eski sevgilisi tarafından metrobüs çıkışında hayattan koparılmasını, ismi üzerinden edebi bir kelime oyununa dönüştürmek, okuyucunun ilgisini çekmeye çalışırken şiddeti romantize etmektir. Bu durum, failin uyguladığı şiddetin niteliğini görünmez kılarak olayı bir “kadere” veya “talihsizliğe” indirger.

Gazetecinin en başta etik sorumluluk bilinciyle hareket ederek yaşamını yitiren kadının manevi haklarına ve geride kalan ailesinin travmasına saygı duyan bir dil seçmesi şarttır. Gazetecilik, şiddeti ajite ederek yeniden üretme yeri değildir. Aksine medya; kadını güçlendiren, haklarını savunabileceği mekanizmaları ve dayanışma ağlarını görünür kılan bir araç olmalıdır.

Şiddete karşı dayanışma ve hak arama kanalları

Şiddet haberleri yaşanan olayı aktarmakla sınırlı kalmamalıdır, şiddete maruz bırakılan kadınların başvurabileceği destek mekanizmalarını ve dayanışma ağlarını da görünür kılmalıdır. Medyanın kamusal sorumluluğu, şiddeti yeniden üretmek değil, kadınların yalnız olmadığını ve başvurabilecekleri hak arama yollarının bulunduğunu hatırlatmaktır.

Peki, medyanın asıl göstermesi gereken, kadınların yalnız olmadığını hatırlatan bu uygulama ve dernekler nelerdir?

KADES (Kadın Destek Uygulaması): Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen resmi bir acil müdahale uygulamasıdır. Şiddet veya şiddet tehdidi altındaki kadınlar, akıllı telefonlarına indirdikleri bu uygulama üzerinden tek bir tuşla en yakın emniyet ekibinin olay yerine sevk edilmesini sağlayabilirler.

Alo 183 Sosyal Destek Hattı: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde, şiddete maruz kalan veya kalma riski olan kadınlara 7/24 psikolojik, hukuki ve sosyal danışmanlık hizmeti sunan acil çağrı hattıdır.

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı: Türkiye’de kadına yönelik şiddetle mücadelede en köklü sivil toplum kuruluşlarından biridir. Şiddete maruz kalan kadınlara hukuki ve psikolojik destek sağlamanın yanı sıra sığınak desteği de sunar.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) – Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı: ⁠ 0212 656 96 96⁠ numarası üzerinden hizmet veren hat, şiddet mağdurlarına kriz anında yapılması gerekenler, hukuki süreçler ve sığınma evleri konusunda rehberlik eder.

Gazetecilerin görevi şiddetin dramatizasyonunu yapmak değil; bu çözüm yollarını, hakları ve dayanışma mekanizmalarını manşetlere taşıyarak toplumsal dönüşüme katkı sunmaktır.

Kaynakça:

Evrensel Gazetesi: (2009, 22 Ekim). “‘Namus cinayeti’ dehşeti”. Dijital Arşiv Erişimi.

Sabah Gazetesi. (2022, 21 Aralık). “Kadersiz Kader”. Basılı Nüsha, Sayfa 1. *(Sosyal Medya / Instagram Hak Odaklı Medya Eleştirisi Sayfaları Arşivi).*

Vikipedi (Wikipedia). “Türkiye’de kadın cinayeti”.Giriş Bölümü. Erişim Tarihi: Haziran 2026.

Visited 17 times, 1 visit(s) today
Close