Yazar: 9:55 am Kültür-Sanat

Kadın sanatçıların sanat akımlarına etkileri

Sanat denildiğinde ilk aklımıza gelen sizce ne oldu? Tabii ki bir kısım için “Mona Lisa”, “Yıldızlı Gece” veya “ Kaplumbağa Terbiyecisi” tabloları olmuştur muhakkak ama benim sorduğum gerçekten sanat nedir? Sanat, sadece bir tablodan mı ibaret yoksa adanmışlık ve anı yaşatmaktan mı? Sanat, bana göre düşünceleri, hisleri ve toplumsal sorunları üstü kapalı şekilde yansıtabileceğimiz ucu tamamen açık özgür bir alan. Peki eskiden de böyle miydi? Bunu biraz düşünmek lazım.

Geçmişte sanat o kadar özgür değil gibiydi, ne dersiniz? Yoksa sadece özgürlüklerini ifade etme şekilleri mi farklıydı? Acaba resimlerdeki ufak detaylar mı özgür düşünceyi temsil ediyordu? Bilemeyiz. Fakat her sanat eseri farklı dönemlerin ve farklı sanatçının şaheserleri olarak günümüzde farklı şekillerde yerini almakta. Örneğin, bir çanta üzerinde veya bir broşun belki de bir ajandanın üzerinde kendi hikayesini yaşatmaya devam ediyor.

Geçmişten günümüze sadece çok az sayıda kadın sanatçının adı duyulmakta, bunlardan en bilinenlerinden biri ise Frida Kahlo! Frida Kahlo harici hiç mi kadın ressam yoktu geçmiş dönemlerde? Tabii ki vardı, işte bu yazımızda sizinle birlikte bu kadın ressamlarımızı tanıyacağız. Tanımaya Barok dönemi ressamlarından başlayabiliriz.

Barok Dönemi denildiğinde ilk aklımıza gelen sizce nedir? Işık ve gölgenin ihtişamı mı yoksa ağır ve kasvetli eserler mi? Bana soracak olursanız gerçeğin dışavurumu derdim. Barok dönemi bence diğer dönemlere odakla eserlerde gerçeği aratmayacak yansımalara sahip etkileyici bir dönem.

Görsel kaynak: kadindanhaber.com

Artemisia Gentileschi (1593 – 1652)

Barok döneminin en önemli kadın sanatçılarından biri olan Roma doğumlu Artemissa Gentileschi, 17. yüzyılda kadın sanatçılar resmi eğitim veren (sanat okulları, akademiler) kurumlara kabul edilmemekteydiler. Ancak Artemisia’nın yeteneği, Floransa’daki Accademia di Arte del Disegno kabul edilen ilk sanatçı olmasını sağladı.

İlk sanat eğitimini babasından alan Artemissa, Agostini Tassi’nin yanında çalışmaya başlamış fakat kısa bir süre sonra bu sanatçı tarafından tecavüze uğramıştır. Olay sonrası babası ve çevresi tarafından suçlanmıştır. Sonrasında suçsuzluğu anlaşılmasına rağmen bu durum Artemisa’nın ruhunda derin yaralar açmış ve ruhsal durumu yaptığı resimlere de yansımıştır.

Sanatçının yaptığı eserlerde şiddet oldukça ön plandadır. Bu çalışmalardan en dikkat çekici olanlarından birisi David ve Goliath’dır. Artemisa, İncil’de oldukça popüler bir konu olan David ve Goliath’ı tasvir etmiştir. Artemisianın çalışmasında üslup olarak Caravaggio’ya benzeyen, dramatik bir aydınlatma kullandığı, korku verici ve şaşırtıcı derecede net, açık şekilde sunulan bir Eski Ahit hikâyesini konu eden Judith’in Holofernes’in Başını Kesmesi isimli eseridir. Burada isyankâr bir ruh hali ortaya konulmuştur (Uçar, 2014: 71). Bu resim adeta tecavüzcüsünün ona yaşattığı bedensel ve duygusal buhranların intikamının alınış şekli gibidir.

Görsel kaynak: en.wikipedia.org

Rönesans dönemindeki kadın ressamlar kendilerini nasıl var ettiler?

Rönesans döneminde kadın ressamların bilinirliği gerek dönem koşulları gerekse eğitim imkanlarındaki kısıtlama ile kadın sanatçıları anonim ressamlar olma yolunda ilerletmişti. Fakat bazı kadın sanatçılar sanki bu düzeni biraz kırmış ve küstürmüş gibi. İşte o kadın ressamlar:

Levina Teerlinc (1510-1576).

Simon Bening‘in el yazmalarında adı sık sık geçen büyük kızıdır. Eğitimi ve mesleği hakkında çok az şey bilinmesinin yanı sıra kendi başına yaptığı çocuk portreleri olduğu iddia ediliyor. Hans Holbein ve Lucas Horenbourt‘un ustası olarak VII. Henry’nin huzuruna çağrıldığında kendisine “Paintrix” unvanı verilmiştir. I. Elizabeth’in emrinde yaptığı portreleri olduğu söylense de çalışmalarında ona ait bir iz yoktur. (“Levine Teerlinc”, 2019a).

Levina’nın adının bilinmemesi ve kendisi hakkında babasından başka kimsenin bir kayıt tutmamış olması bu dönemde kadınların eserlerinin arka planlanda kaldığının bir göstergesi olarak yorumlanabilir. Teerlinc’in kendi adıyla bilinen tek eseri ise I. Elizabeth resmi olan bir proje çalışmasıdır. (“Levine Teerlinc”, 2019c).

Görsel kaynak: commons.wikimedia.org

Catherina Van Hemessen (1527-1587)

Catherine Van Hemessen’ın eserleri, ressam olan babası Jan Sanders Van Hemessen tarafından sınıflandırılmıştır. Henüz yirmi yaşında yaptığı bir portre onun yeteneğinin fark edilmesini sağlamıştır. V. Charles tarafından görevlendirilen ve iyi bir emekli maaşıyla ödüllendirilen Hemessen, evlendirildikten sonra İspanya’ya taşınmıştır ve kariyerine devam etmemiştir. Bu durum ise o dönem toplumunda kadın ressamların evlendikten sonra kariyerlerinin bittiğine inanılmasına sebep olmuştur.

Eserlerinde nötr bir zeminle karanlık bir fonda çizerek dönemin renk ve perspektif algısına değinen ressam, modellerini genellikle oturur vaziyette resmederek ev görüntüsünü yansıtmakta ve bu biçimiyle samimi portrelerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.(“Catherina Van Hemessen”, 2019a).

Görsel kaynak: arthistoryproject.com

Sofonisba Anguissola (1532-1625)

Aristokrat bir ailenin kızı olan Sofonisba Anguissola küçük yaşta resme karşı olan ilgi ve yeteneği sayesinde Bernardino Campi ve diğer yerel sanatçılardan resmi eğitim alma imkanı bulmuştur. Anguissola, Michelangelo’dan babasının ricası üzerine aldığı resimlerin yağlı boya kopyalarını yapmış ve bundan çok etkilenen Michelangelo, Sofonisba’ya gayri resmi olarak ders vermeyi kabul etmiştir.

Portre çizimleriyle saray ressamı olmayı başaran Anguissola’nın otoportre yaptığı bilinmektedir. Kadınların geri planda kaldığı bu dönemde devirde bir kadında çok nadir rastlanan ikinci evliliğini gerçekleştirmeyi başararak Cenevre’ye taşınmış, kariyerinde oldukça ilerlemiş ve ardından elliden fazla eser bırakmıştır. Eserlerinde koyu tonları ve ışığı kullanarak yüz ifadelerini etkileyici bir şekilde aktarmayı başarmıştır.

Satranç Oyunu” adlı eserinde, bahçede satranç oynayan kız çocuklarının resmedildiği eserde kıyafetler oldukça gösterişli canlı tonlarda, kol ve yaka detayları açıkça belli, saçlarında ve boyunlarındaki takıların desenli olması aile açısından zenginliği işaret etmektedir. Soldaki büyük kardeşin seyirciye bakması ve kızların gözünü çevirmiş olması büyüklüğünün, otoritesinin ve gücünün kabulü olarak yorumlanabilir. Işık ve gölge ise el ve yüzlerindeki ifadeleri vurgulamaktadır. Yüzlerinde daha önceki resimlerde pek de rastlanmayan gülümseme yer alıyor. Ayrıca Anguissola’nın resim anlayışında özgürleştiğini söylemekte mümkün olabilir.

Görsel kaynak: en.wikipedia.org

Lavinia Fontana (1552-1614)

Lavinia Fontana, ressam olan babası tarafından yetiştirilen sanatçılardan biridir. Babasının desteğiyle erkeklerle birlikte sanat eğitimi görme ve çalışma imkanı yakalamış olan Fontana, daha sonra ressamlık kariyerine resmi olarak başlayan ilk kadın sanatçı olarak kabul edildi. Lavinia, portrelerinde “gerçeğe yakınlık” ile ün kazanmıştı.

Bologna’da büyüyen ressam, kısa sürede çevrenin ilgisinin toplamış ve özellikle kadınlar tarafından destek ve kâr sağlayarak portre resimleriyle o dönemdeki kadın ressamlara kıyasla iyi bir kazanç sağlamıştır. Fontana, yalnızca portre resimleriyle değil aynı zamanda kadınlığı ön plana çıkaran ve mitolojik unsurları da içeren tablolar da resmetmiştir.

Papa V. Paul hamiliğinde portreciliğine devam eden Fontana, çalışmaları sayesinde sayısız onur ödülüne layık görüldü. Fontana’nın Apollon ve Müzler resmi, isminden de anlaşıldığı üzere, şiirin ve sanatın tanrısı Apollon ile ilham perileri olan, Dokuz Müzleri ele alır. Resmin sol tarafta yer alan dokuz kadın ilham perilerini temsil etmektedir. Her birinin elinde müzik için enstrüman, yazı için çekiç, vb gibi unsurların iddiasını sürdürebilir niteliktedir. Ortada yarı çıplak ve şeffaf kıyafetle çizilen muhtemelen Apollon’dur ve elinde müzik aleti çalmaktadır. Resmin sağında yer alan kadınların durmaları dans eden bir kıvraklığa sahiptir ve mitolojide geçen Apollon’un çevresinde dans eden perilere işaret etmektedir.

Görsel kaynak: commons.wikimedia.org

Yazımda sizlere Barok ve Rönesans dönemindeki kadın sanatçıları tanıtmaya çalıştım. Belki de hayatta eserlerini gördüğümüz fakat dönemin zorbalayıcı şartlarından ötürü zorlukları aşma şansı bulamamış çok fazla kadın sanatçı vardı ve bu araştırıp size bahsettiğim isimler sadece bir kısmıydı. Bunun sayısını bilemeyiz, bu yüzden başka bir yazımızda başka kadın ressamları tanıyacağımız güne dek sanatla kalın!

Kaynakça:

Özdağ Didar Ezgi (2022 Eylül) Barok Dönemin İz Bırakan Ressamı: Artemisa Gentileschi ve Karanlık Resimleri. idil, 97: s. 1355–1364. doi: 10.7816/idil-11-97-08. In İdildergisi.

Kesenci Merve (2020) Rönesans Döneminde Dört Kadın Ressam: Levina Teerlinc, Catherina Van Hemessen, Sofonisba Anguissola ve Lavinia Fontana. In Academia.

Görsel kapak: tablohane.com

Visited 25 times, 1 visit(s) today
Close