29 Mayıs 2025’te, Sosyal Etki Zirvesi’nin ikincisi “Birliktelik Zamanı” temasıyla İstanbul İş Sanat’ta gerçekleşti. Sivil toplumdan özel sektöre, akademiden sanata uzanan 250’den fazla paydaşın bir araya geldiği zirvede; önyargıların bireyler, kurumlar ve toplum üzerindeki etkisi çok boyutlu biçimde tartışıldı.
Açılış konuşmalarını Sosyal Fabrika Kurucusu Münteha Adalı ve Ekonomi Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ gerçekleştirdi. Zirvenin moderasyonunu üstlenen Dr. Kerem Dündar, gün boyunca sahnedeki enerjiyi canlı tuttu.

Görsel Kaynağı: LinkedIn / Münteha Dahalı
Günün öne çıkan panellerinde toplumdaki cinsiyetçi kodlamalar, kültürel önyargılar, kuşaklar arası çatışmalar ve iş dünyasında kadın temsili gibi başlıklar güçlü örneklerle ele alındı. KONDA Genel Müdürü Aydın Erdem önyargılarla ilgili verileri paylaşırken, İsviçre Basel Kantonu Eğitim Bakanı Mustafa Atıcı içerden ve dışardan maruz kalınan önyargılara değindi.
Söylemden eyleme eşitlik temalı oturumda, AB Başkanlığı’ndan Hakan Atik ve eski milletvekili Belma Sekmen kadınların toplumsal temsiline dair deneyimlerini aktardı. Aynı zamanda Leyla Alaton, Sinan Canan, Özge Öner, Hülya Mutlu gibi birçok uzman ve kanaat önderi de sahnedeydi.

Görsel Kaynağı: LinkedIn / Münteha Dahalı
Zirvede Madame Coco, Beko, Eker ve Hepsiburada gibi markaların toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan sosyal etki projeleri de yer aldı. “Kadın = Erkek” paneli, kodlanmış rollerin sağlık, hukuk ve psikoloji alanlarındaki yansımalarını çarpıcı örneklerle ortaya koydu.
Gün boyu devam eden canlı sanat ve hareket performanslarıyla zirve yalnızca bilgi değil, deneyim de sundu. Toplumsal önyargılara karşı birlikte düşünmek ve çözüm üretmek isteyenler için bu buluşma, gerçek bir kolektif hafıza ve hareket zemini sundu.
KadınKöy olarak, önyargıları yalnızca tartışmak değil; dönüştürmek isteyen bu çok sesli platformu takdirle selamlıyoruz.
“Gerçeğim Benim En Güzel Sermayem”: Münteha Adalı’dan ilham veren bir hikâye
Zirveye damgasını vuran güçlü paylaşımlardan biri de organizasyon lideri Münteha Adalı’nın kişisel anlatımıydı.
Şanlıurfa Siverek’te doğup İstanbul’a gelen Adalı, toplumsal önyargıların bireyde açtığı yaraları ve bu deneyimlerin onu nasıl harekete geçirdiğini şu sözlerle anlattı:
“İstanbul beni önyargılarla tanıştırdı ve beni uyandırdı. Gerçeğim benim en güzel sermayemdi… Köklerimden aldığım ilham, bugün Sosyal Etki Zirvesi gibi bir projeye dönüştü.”
Bu sözler, yalnızca kişisel bir hikâyeye değil, aynı zamanda yüzlerce STK ve platformun ortak duygusuna da tercüman oldu.
“Değersizleştirilmiş, yanlış anlaşılmış ya da küçümsenmiş duyguların karşı tarafta bıraktığı izleri gördüm ve biriktirdim. Haksızlık ve adaletsizlik duygusundan kaynaklı öfkem beni projeler yazmaya yönlendirdi. Herkes kendi geçmişini biraz kazıdığında benzer önyargılara şahit olduğunu görecektir.”
Etkinlik boyunca Adalı’nın köklerden gelen güçle örülmüş anlatısı, sosyal etki üretmenin yalnızca veriyle değil, duyguyla ve direnişle de mümkün olduğunu hepimize yeniden hatırlattı.

Görsel Kaynağı: LinkedIn / Münteha Dahalı
30 Mayıs artık “Sosyal Etki Günü”
Sosyal Etki Zirvesi’nin kurucusu Münteha Adalı, yaptığı kapanış konuşmasında 30 Mayıs’ın yalnızca bir etkinlik tarihi olmadığını artık çok daha büyük bir anlam taşıdığını vurguladı:
“Sosyal Etki Zirvesi’ni gerçekleştirdiğimiz ilk tarih olan 30 Mayıs’ı ‘Sosyal Etki Günü’ ilan ettik. Bu tarih hepimize farkındalık olsun, yolumuz hep aydınlık olsun!”
Bu karar, toplumsal dönüşüm mücadelesine gönül veren herkes için simgesel bir çağrı niteliği taşıyor.
Toplumsal dönüşümün ve eşitliğin önündeki en büyük engel olan önyargılarla mücadele, bu özel günün temel odaklarından biri olarak belirlendi. Gerçek eşitliği sağlamak için yalnızca söylem değil, bütüncül bir dönüşüm ve tüm paydaşların ortak sorumluluğu vurgulandı.
KadınKöy olarak bizler de, 30 Mayıs’ı sosyal etkisini büyütmek isteyen herkes için bir başlangıç günü olarak kutluyoruz. Sosyal Etki Günü hepimize kutlu olsun!















