Yazar: 11:09 am Haberler

Kilise tarihinde bir ilk: Başpiskoposluğa ilk kadın atandı

1400 yıllık tarih yıkıldı. Sarah Mullally, Canterbury başpiskoposu seçilen ilk kadın olarak ataerkil kilise geleneğini dönüştürüyor!

Canterbury başpiskoposu seçilen ilk kadın: Sarah Mullally

63 yaşındaki Dame Sarah Mullally, İngiltere Kilisesi’nin en yüksek ruhani makamına atanan ilk kadın olarak tarihe adını yazdı. Eski bir Başhemşire olan Mullally, 106. Canterbury Başpiskoposu unvanıyla, cinsel istismar skandallarına karışan kiliseye taze, etik ve ilerici bir liderlik getiriyor.

Anglikan Kilisesi, yüzyıllardır süren ataerkil geleneğini nihayet yıktı. Sadece 1994’te kadınlara rahip olma hakkı, 2015’te ise piskopos olma yolu açılmışken Sarah Mullally’nin Başpiskoposluğa atanması, 1400 yıllık bir cam tavanı parçaladı. Mullally, bu atama ile dünya çapında yaklaşık 85 milyon Anglikan’ın ruhani lideri olarak Kilise’nin geleceğini yeniden tanımlayacak.

Sarah Mullally

Görsel Kaynağı: nbcnews.com

Hemşireden Dame’e, Piskopostan ruhani öndere

Mullally önce bir kanser hemşiresi olarak şifa misyonunu üstlendi, ardından 37 yaşında İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) en genç İngiltere Başhemşiresi olarak ülkenin sağlık politikasını yönetti. Bu başarısı ona 2005 yılında Dame Commander* unvanını getirdi.

Sağlık alanındaki bu derin hizmet deneyimini Kilise’ye taşıyan Mullally, 2017’de Londra Piskoposu olan ilk kadın unvanını aldı. Kariyerinin her aşamasında, hemşirelik mesleği aracılığıyla öğrendiği “derin dinleme, bir araya getirme ve şifa arama” prensiplerini Kilise’nin hizmetine adadı. Mullally’nin ataması, Kilise’nin artık yetenekli ve dünyevi deneyime sahip kadın liderleri kabul etmek zorunda kaldığının somut bir göstergesidir.

* Dame Commander (DBE), Birleşik Krallık’ın en prestijli nişanlarından biri olan Britanya İmparatorluk Nişanı’nın (The Most Excellent Order of the British Empire) ikinci en yüksek derecesidir. Bu nişan, Birleşik Krallık’a olağanüstü ve üstün hizmetlerde bulunmuş kişileri onurlandırmak amacıyla Kraliyet tarafından verilir.

Kapsayıcılık ve etik zorunluluk meselesi

Sarah Mullally, sadece bir kadın olduğu için değil, aynı zamanda Kilise’nin içinde bulunduğu krizden çıkış reçetesi olabilecek ilerici görüşleri savunduğu için de önemli bir figür olarak görülüyor. Mullally, eşcinsel çiftlerin kiliselerde dua ve kutsama hizmeti almasını destekleyen önergenin arkasında durarak sevginin ve inancın Kilise içinde herkes için erişilebilir olması gerektiği mesajını verdi. Liderliğinde, Kilise’nin toplumla daha fazla bağ kurması için sadece kadınların değil, farklı etnik kökenlerden gelen din görevlilerinin sayısının da artırılması gerektiğini güçlü bir şekilde savundu.

Kendisini açık bir şekilde feminist olarak tanımlayan Sarah Mullally, kilisenin en önemli kırılma noktalarından biri olarak konumlanıyor. İngiltere Kilisesi’nde “feminizm” kelimesini sahiplenmek, kişisel bir duruş değil; kurumsal bir meydan okuma. Mullally’nin feminizm anlayışı eşitliğin Tanrı’nın yaratılıştaki en saf değerlerinden biri olduğu inancından besleniyor. Ona göre kadınların kilisede yükselmesi bir hak değil, zaten var olması gereken bir gerçek olarak öne çıkıyor.

Sarah Mullally

Görsel Kaynağı: tr.euronews.com

Ataerkinin krizine karşı kadın liderliği: Sarah Mullally

Sarah Mullally, görevi selefi Justin Welby’nin, Anglikan gençlik kamplarında yaşanan cinsel istismar skandallarını örtbas ettiği iddialarının ardından istifa etmesiyle devralıyor. Bu, Kilise’deki erkek liderliğin getirdiği etik krizin en üst noktasıdır. Mullally, bu duruma karşı net bir tavır sergileyerek, “Yalnızca mağdurların cesaretine değil, Kilise’nin bunu doğru şekilde ele almamasına da dikkat çekmek zorundayız. Onlara yalnızca özür dilemek değil, harekete geçmek de borçluyuz,” dedi. Mullally’nin bu kararlı duruşu, Kilise’nin eski, kapalı ve patriyarkal yapısının hesap verme çağrısıyla yüzleşmek zorunda kaldığını gösteriyor.

Bu tarihi atama, küresel Anglikan cemaatinde hemen karşılık buldu. Afrika ve Asya’daki muhafazakâr Anglikanların oluşturduğu GAFCON grubu, Mullally’nin atanmasına üzüntü duyduklarını belirterek Kilise’nin liderlik otoritesini yitirdiğini savundu. Bu itirazlar, Kilise’nin ilerlemesine direnen muhafazakâr kanadın son çırpınışları olarak yorumlanıyor. Başbakan Keir Starmer ve York Başpiskoposu Stephen Cottrell ise Mullally’i tebrik ederek, onun “büyük cesarete, bilgelik, dürüstlük ve deneyime sahip” olduğunu vurguladılar. 

Reform mu? Zırh mı?

Taciz skandalının ardından derin bir meşruiyet krizi yaşayan Kilise’nin, Sarah Mullally gibi kendini feminist olarak tanımlayan bir kadını bu makama getirmesi, kurumsal tövbe ile stratejik imaj yenileme arasındaki sınırı bulanıklaştırıyor. Bu karar, bir yandan tarihsel olarak erkek egemen bir kurumun kadın temsilini güçlendirmesi açısından dönüştürücü bir adım olarak okunabilir; öte yandan, feminizmin kurum tarafından bir tür “ahlaki zırh”a dönüştürülme ihtimali de göz ardı edilemeyecek bir gerçek olarak karşımıza çıkıyor.

Kilise, kadın bir lider figürü üzerinden kamuoyunda yeniden güven inşa etmeye çalışıyor. Ancak bu hamlenin ne kadar samimi olduğu, önümüzdeki süreçte kurumun gerçek anlamda yapısal bir dönüşüme gidip gitmeyeceğiyle ölçülecek..

Kaynak:

nbcnews.com

en.wikipedia.org

gazeteoksijen.com

tr.euronews.com

hurriyet.com.tr

Kapak Görseli: gazeteoksijen.com

Visited 31 times, 1 visit(s) today
Close