Yazar: 9:36 am Haberler

Evre Başak Clarke hayatını kaybetti

Yaklaşık iki yıldır karaciğer kanseriyle mücadele eden sanatçı ve sosyal medya fenomeni Evre Başak Clarke hayatını kaybetti. Ailesi Evre’nin vefatını “Büyük bir üzüntüyle Evre Başak Clarke’ın vefatını duyuruyoruz. Kanserle verdiği uzun mücadelenin ardından, Evre son üç haftasını ailesi ve en yakın dostlarının derin ve kalıcı sevgisiyle geçirdi.” cümleleriyle duyurdu.

Hastalığı boyunca sık sık takipçileriyle moral bulan Clarke, tedavi sürecindeki zorlukları ve umut dolu anları sosyal medya üzerinden paylaştı. Hayranlarıyla kurduğu bu samimi bağ, onun en çok hatırlanacak yönlerinden biri oldu.

Evre Başak Clarke

Görsel Kaynağı: tr.euronews.com

“Taksim’de bir sokakta varlığı göz kırpıyor hâlâ”

Yetenekli bir sanatçı olan Clarke’ın çizimleri birçok yerde insanların karşısına çıkmaya devam ediyor. Takipçileri ve sanatseverler, onun ardından paylaştıkları mesajlarda eserlerini gördükçe kendisini hatırlayacaklarını dile getirdi. X platformunda Beatrice (@bthesolicitor) adlı kullanıcı, “Ne garip ki bu resmi yapan kişi şu an hayatta olmasa da Taksim’de bir sokakta varlığı göz kırpıyor hâlâ, sanırım insan böyle ölümsüz oluyor. #evrebasak” sözleriyle duygularını ve aşağıdaki fotoğrafı paylaştı.

“Ne garip ki bu resmi yapan kisi suan hayatta olmasa da taksimde bir sokakta varlığı göz kırpıyor hala, sanırım insan böyle ölümsüz oluyor #evrebasak

Görsel Kaynağı: Beatrice, X hesabı [@bthesolicitor]

Sosyal medya üzerinden saldırılar ve iftiralar

Clarke’ın vefatının ardından sosyal medyada ağır ithamlar ve linç kültürünü besleyen paylaşımlar da gündeme geldi. Özellikle son doktor raporunu ve artık iyileşme ümidi kalmadığını açıklamasının ardından hakkında dolaşıma sokulan iddialar, birçok kişinin tepkisini çekti.

Akademisyen Şengül Hablemitoğlu bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı:

“Evre Başak Clarke için konuşulanlar ve tek gerçek: Gitti. Ona saldıranlar rahatladı öyleyse; linç kültürünün özneleri ve peşinden süreklenen öfkeli kitle yeni bir işaret çakıncaya kadar bir süre sakinleşirler artık. Bir acının, hastalığın, ölümün gerçekliğinin durduramayacağı bir vahşet linç kültürü. Linç kimseyi ayırt etmeden önüne katıp sürükleyen bir haz mekanizması, aklı devre dışı bırakıyor. Oysa bu olayda sahtekârlık ifşası kılıfıyla, sosyal medyada gerçekleri açıklayan kahraman rolüyle görünürlük ve güç kazanıyor böyle insanlar. Bir şüpheyi pazarlıyorlar; bu on binlerce insanın ilgisini çekmeye yetiyor. Böylece linç, bir etkileşim sermayesi oluyor. Toplumun öfkesini bir hedefe yönlendirdiklerinde, bu öfkenin öncüsü gibi konumlanıyorlar. Birinin çaresizliği üzerinden konumlarını pekiştiriyorlar. Evre Clarke öldü, onu linç edenler ise bu gerçeğin altında ezildi. Ne etkileşimleri, ne de bahaneleri bu vicdan yükünü hafifletebilir. Vicdanları var mı, o da ayrı tabii.”

Gezgin Fatih Koparan ise Clarke’a yöneltilen suçlamaların asılsız olduğunu uzun bir dizi paylaşımda vurguladı:


“Evre vefat etmiş ailesinin başı sağ olsun. Evre dolandırıcı değildi, Türk düşmanı hiç değildi. Açıklayayım: Evre hiç parası olmadan Ankara Antlaşması’yla Londra’ya gitti çünkü sanatını geliştirmek istiyordu. Burada restoranlarda, barlarda ağır işlerde çalışmaya başladı. Tavan aralarında yatıyor gerçekten tutunmak için mücadele ediyordu. Bahşişlerle yaşıyordu bir anlamda. Tabii inanılmaz yetenekli bir sanatçı ve çok güzel bir kızdı. Londra’da birçok kişinin yaptığı gibi Türk restoranlarında vs çalışmaya başladı. Peki tutanacak pek bir dalı olmayan, çaresiz güzel bir Türk kadını bizim Londra’daki leşlerin mekanında çalışmaya başlarsa ne olur? Tabii ki sarkmalar, tacizler vs vs. Karşılık bulamayınca da iğrençleşen erkeklerimiz. Ben şahidim bu sürece. O tweetler de o dönem atılmış. Yani Evre kesinlikle, %100 o twitlerde Türkler derken seni, beni kastetmiyor. Londra’daki ona hayatı dar eden Türkleri kastediyor. Evre çok iyi, temiz kalpli bir insandı. Yıllar önce sinirle yazılmış tweetler ve kesinlikle Türk milleti için değil Londra’dakiler için yazılmış. Zaten tweetler de kesilmiş ve anlamından koparılmış. Evre de Türk, anası, babası da Türk. Ben şahidim öyle birisi olmadığına ama çok önemli değil. Öldü çok yetenekli bir sanatçımız. Ailesinin başı sağ olsun. Her daim iyi bir dostum olarak hatırlayacağım ”

Bu açıklamalar, Clarke’a yöneltilen saldırıların asılsızlığını ortaya koyarken, onun arkasında bıraktığı eserlerin ve dostlukların kalıcı olduğunu bir kez daha hatırlattı.

Güryeller – Sultanım (1972) Illustration: Evre B. Clarke (@evrebasak)

Görsel Kaynağı: AnatolianRockRevival, X hesabı [@AnatolianRockRP]

Sosyal medya, konuları bağlamından koparmayı ve bu şekilde insanlara saldırmayı meslek edinmiş kişilerle dolu. Bu alışkanlıkları hayatının son haftalarını geçiren bir kadın karşısında da değişmedi. Evre sanatıyla ve bize kattıkları ile hafızamızın bir köşesinde yaşamaya devam edecek, o sağlık sorunlarıyla boğuşurken acımazsızca saldıran sosyal medya trollerini ise kimse hatırlamayacak.

Kaynak:

milliyet.com.tr

Evre Başak Clarke’ın eserleri, Art of Evre 

Şengül Hablemitoğlu, X hesabı [@s_hablemitoglu]

Beatrice, X hesabı [@bthesolicitor]

Sarı Çizmeli Fatih Koparan Ağa, X hesabı [@ifkoparan]

Kapak Görseli: milliyet.com.tr

Visited 20 times, 1 visit(s) today
Close