Yazar: 9:58 am Köşe Yazıları

Cam tavanları kırmanın küçük ama etkili yolları

Cinsiyet eşitliği konusunda yıllardır mesafe kat edilmiş olsa da iş yerlerine baktığımızda kadın ve erkek çalışanlar arasındaki eşitsizliklerin hâlâ varlığını sürdürdüğünü görmek zor değil. Erkek egemen toplumlarda daha da belirginleşen bu durum, literatürde Cam Tavan Sendromu olarak adlandırılıyor.

Cam tavan, kadınların örgütlerdeki hiyerarşik basamaklarda yükselmesinin önündeki görünmez engelleri ifade ediyor. Bu engeller sadece terfi ile sınırlı değil; ücretlendirme, eğitim, gelişim fırsatları ve iletişimde söz sahibi olma gibi alanlarda da kadınların daha az pay almasına yol açıyor. Adını ise görünmeyen ama hissedilen, kırılması zor bir camdan alıyor. Bu tabloya mesleki cinsiyet ayrımı da eklenince durum daha da netleşiyor. Kadınlara verilen işlerin türü ya da yükü, erkeklerden çoğu zaman farklı oluyor. İş tanımlarında hâlâ tarih boyunca kadınlara atfedilen “uyumlu, düzenli, iletişimde güçlü” gibi niteliklerin izleri var. Sekreterlik, asistanlık, resepsiyon, yazışma takibi, insan kaynakları, müşteri ilişkileri ya da organizasyon planlama gibi pozisyonlarda kadınların yoğunlaşması tesadüf değil.

Peki neden?

Cevap kültürel kalıplar ve toplumsal cinsiyet rollerinde yatıyor. “Kadınlar iletişimde iyidir, detaycıdır, sabırlıdır” gibi yargılar, kadınların teknik, ağır sanayi ya da üst düzey yönetici pozisyonlarında daha az yer almasına yol açıyor. Bu önyargılar, kadınların kamusal alanda varlık göstermesini zorlaştırıyor; basit, kolay, destekleyici rollerle sınırlandırıyor. Sonuç olarak kariyer gelişimleri, daha baştan frenlenmiş oluyor. Ancak bu görünmez engelin aşılması için illa devrim niteliğinde adımlar atmak gerekmiyor. Küçük ama sürekli tekrarlanan değişiklikler, büyük dönüşümlere kapı aralayabilir. İşte bu noktada “mikrofeminizm” devreye giriyor. Mikrofeminizm, kadınların iş yerinde karşılaştıkları küçük ama etkili cinsiyetçi davranışları değiştirmeye odaklanan feminist hareketler olarak tanımlanır. Amaç, günlük iş akışı içinde karşılaşılan eşitsizliğe meydan okumak, cinsiyetçi söylemleri ve kalıpları kırmaktır.

Bunun için iş yerleri neler yapabilir?

  • Toplantılarda eşit söz hakkı: Kadınların fikirleri, erkeklerinkiyle aynı saygı ve dikkatle dinlenmeli.
  • Cinsiyetçi dili terk etmek: “Kız”, “Abla”, “Hanım Kız” gibi hitaplar yerine profesyonel unvan ve isimler kullanılmalı.
  • Başarıları görünür kılmak: Kadınların katkıları raporlarda, sunumlarda ve iç iletişimlerde açıkça belirtilmeli.
  • Görev dağılımında eşitlik: Kadın ve erkeklerin birlikte çalıştığı karma ekipler oluşturulmalı, iş tanımlarındaki cinsiyetçi sınırlar kaldırılmalı.

Popüler kültürde bir yansıma

İrem Sak’ın yazdığı ve oynadığı, iş yerinde cinsiyet eşitsizliği konusunu, günümüz kadınlarının hem özel hem iş yaşamında karşılaştığı görünmez engelleri mizahi ve düşündürücü bir dille ele aldığı “Modern Kadın” dizisi, popüler kültürde mikrofeminizm faaliyetlerine büyük bir örnek. İrem Sak’ın oynadığı başkarakter Pınar, toplantılarda sözünün kesilmesinden iş yükünün adil dağıtılmamasına kadar birçok cam tavan örneğini yaşayan bir kadın. Bu yapım hem farkındalık yaratmak hem de kadınların yaşadığı durumları geniş kitlelere anlatmak açısından güçlü bir kaynak görevi görmekte. Bu tür yapımların popüler kültürde yer alması, bu tarz konuların herkesçe izlenebilir platformlara taşınması farkındalığın artmasına yol açacaktır. Bu yapımlar, izleyiciyi güldürmenin yanında aynı zamanda toplumsal dönüşüm için küçük ama önemli adımların neden gerekli olduğunu da hatırlatmakta.

Cam tavan, tek bir darbeyle kırılacak bir engel değil ama her gün atılacak küçük darbelerle zamanla yerle bir edilebilir. Mikrofeminist faaliyetler, bu darbelerin en etkili olanlarıdır. İş yerleri, sadece kadınlara fırsat vermekle kalmayıp onlara eşit görünürlük, eşit söz hakkı ve eşit gelişim imkânı sağladığında, cam tavan zaten kendi kendine çatlamaya başlayacaktır. Unutmamak gerekir ki, bir iş yerinde gerçek eşitlik sağlandığında bunu sadece kadınlar değil, tüm kurum kazanır. Çünkü eşitliğin olduğu yerde verim ve yaratıcılık katlanarak artar.

Kaynak:

skdturkiye.org

dergipark.org.tr

Visited 47 times, 1 visit(s) today
Close