Tasarının temel maddeleri ve tanımı
İtalyan Senatosu, 23 Temmuz 2025 tarihinde tüm siyasi partilerin uzlaşmalı desteğiyle kadın cinayeti suçunu İtalyan Ceza Kanunu’na ayrı bir başlık olarak ekleyen yasa tasarısını oybirliğiyle onayladı. Tasarı, 161 “evet” oyuyla kabul edildi; hiçbir çekimser ya da ret oyuna yer verilmedi. Yasa tasarısına göre artık kadınları hedef alan cinayetler, cinsiyet ayrımcılığı ya da nefret temelli işlenen suçlar kapsamında değerlendirilecek. Düzenleme, “bir kadının ölümüne sebep olan kişi, bu eylem kadın olduğu için ayrımcılık ya da nefret içeriyorsa veya kadının haklarını, özgürlüklerini ya da kişiliğini baskılamayı amaçlıyorsa” müebbet hapis cezasıyla yargılanacak. Tasarı ayrıca ev içi şiddet, stalkingi, cinsel şiddeti ve intikam pornosu gibi suçlarda da ağırlaştırıcı koşullar getiriyor.
Tasarıda yapılan değişiklikler ve tartışmalı noktalar
Tasarıdaki önemli değişikliklerden biri, ilk metinlerde bulunan “kadının kişiliğini ya da haklarını bastırmaya yönelik” ifadesinin yeni metinde yer almaması; yerine “kadının ilişki teklifini reddetmesi ya da bir duygusal ilişkiyi sürdürmeyi reddetmesine” odaklanan ifadeler getirildi. Bu hassas tanım, bazı hukukçular ve kadın hakları savunucuları tarafından hem yeterli esneklik sunması hem de dar yorumlara engel olması bakımından olumlu karşılanırken, eleştirenler “kriterlerin dar tutulmasının ideal olmayan durumlara yol açabileceğini” vurguluyor.

Görsel kaynağı: wantedinrome.com
Siyasi ve toplumsal tepkiler
Senato Başkanı Ignazio La Russa, tasarının oybirliği ile kabul edilmesini “önemli konularda siyasi aidiyet gözetmeksizin ortak tutum sergileyebildiğimizi göstermesi” açısından övdü. Tasarının mimarı olan Senatör Susanna Donatella Campione, halk tarafından büyük beklentiyle karşılanan bir yasa çıktığını belirterek, yasa meclis’ten de hızlı ve ortak bir yaklaşımla geçerse İtalya’yı Avrupa’da ön saflara taşıyacağını ifade etti. Başbakan Giorgia Meloni ise, İtalya’nın bu alanda önde gelen ülkelerden biri olduğunu; yasanın toplumsal yaralara karşı güçlü bir refleks olduğunu belirtti. Ayrıca, Aile, Eşitlik ve Doğurganlık Bakanı Eugenia Roccella da yasanın amacının suç türlerini hiyerarşize etmek değil, kadın cinayetlerinin toplumsal kökenlerini ve sistematik boyutunu tanımak olduğunu söyledi.
Muhalif gruplar ve bazı kadın hakları örgütleri, bu düzenlemenin sembolik kalmasından endişe ediyor. Örneğin Non Una di Meno adlı kadın hareketi, reformun cezaları artırmanın ötesine geçemeyeceğini; asıl çözümün ayrımcılık ve eşitsizliğin köklü biçimde ele alınması gerektiğini savunuyor. İtalyan Senatosu’nun onayladığı bu yasa tasarısı, ayrımcı veya kadın düşmanlığı temelli cinayetleri toplumsal bir mesele olarak ele alarak önleyici ve cezalandırıcı mekanizmalar kurmayı hedefliyor. Yasanın meclis tarafından ne kadar hızlı ve hangi tartışmalar eşliğinde onaylanacağı, hem İtalya’da hem de Avrupa’daki kadın hakları mücadelesi açısından kritik bir eşik oluşturuyor.

Kaynak:














