Yazar: 2:01 pm Köşe Yazıları

Görünmeyen bir kadının çığlığı

Yazı, toplumsal ön yargılar ve engellerle mücadele eden bir kadının gerçek hayat deneyimlerine dayanmaktadır. Ortopedik engeli olan G.B.’nin mahremiyet haklarını korumak adına ismi ve görseli paylaşılmamıştır. Tüm ifadeler, anlatıcının orijinal beyanlarına ve kurduğu cümlelere sadık kalınarak aktarılmıştır.

Bugün size bir isim veremeyeceğim, bir yüz betimleyemeyeceğim. Çünkü o, toplumun yargı dağıtan bakışlarından, kiralık ev ararken yüzüne kapanan kapılardan ve “dul bir kadına ev vermeyiz” diyen o katı zihniyetten yorulmuş bir ses. Bir ses ama aslında hepimizin sağır kaldığı bir hakikatin de ta kendisi.

Görsel kapak: 40dk.com

Bağımsızlık mı yalnızlık kuyusu mu?

G.B.’ye hayat hikâyesini sorduğumda, “Düşününce depresyona giriyorum,” dedi ve sustu. Bizim “bağımsız yaşam” dediğimiz şeye G.B. “yalnızlık kuyusu” diyor. Kendi tercihiyle değil; toplumsal ön yargıların, dışlanmışlığın bir sonucu olarak itildiği bir kuyu… Hayatın fiziksel zorluklarıyla baş etmeye çalışırken bir de “geçim sıkıntısı” gibi devasa bir duvarla çarpışmış. Bütün kursları bitirmiş, kendini donatmış ama yine de hiçbir işe “layık” görülmemiş. Buradaki engel bedende değil, onu “layık görmeyen” sistemin vicdanındaymış aslında.

En ağır dönüm noktası: Evsizlik ve evlat sancısı

En acısı da ne biliyor musunuz? Bir kadının hayatının dönüm noktasında, çocuklarıyla sokakta kaldığı o an. İki çocuğuyla, hiçbir geliri olmadan kiralık ev ararken karşılaştığı o duvar: “Dul kadına kiralık ev yok.” Ardından da gelen o büyük adaletsizlik. Çocukların velayetinin, sadece maddi imkansızlıklar yüzünden sağlıksız bir babaya verilmesi. Çaresizlik içinde yapılan yanlış bir evlilik ve sonrasında gelen hayal kırıklığı. İşte bu, sistemin iflasıdır.

Görsel kapak: uplifers.com

“Ben engellenen bir engelliyim”

G.B.’ye kendisi gibi kendi ayakları üzerinde durmak isteyen kadınlara ne söylemek istediğini sordum. Cevabı tokat gibiydi: “Benim gibi bir engelli görmedim. Herkes engelli olabilir fakat benim gibi herkes tarafından engellenen bir engelliye hiç rastlamadım.” G.B., fiziksel bir kısıtlılıktan bahsetmiyor; toplumun, bürokrasinin ve insanların el birliğiyle ördüğü “engelleme” duvarlarından bahsediyor.

Bugün bu “görünmez” kadının sesiyle baş başa bırakıyorum sizi. İsmini bilmesek de acısını tanıdığımız, yüzünü görmesek de ruhuna örülen barikatları bildiğimiz binlerce kadından sadece biri o. Sahi, biz mi engelleri kaldırıyoruz, yoksa bizzat engel mi oluyoruz?

Bu metin tam olarak klasik anlamda bir röportaj bağlamında yazılmamıştır. Anlatı gazeteciliği türünde yazılmış bir insan hikâyesi (portre) bağlamında yazılmıştır.

Görsel kapak: ceotudent.com

Visited 20 times, 1 visit(s) today
Close