Yazar: 2:32 pm İnceleme-Eleştiri 1 Yorum

11. Yargı Paketi taslağında LGBTİ+ bireyler hedefte

11. Yargı Paketi taslağı, LGBTİ+ bireylerin örgütlenme ve ifade özgürlüğünü ciddi biçimde kısıtlayacak hükümler içeriyor. “Genel ahlak” ve “aile yapısının korunması” gibi muğlak kavramlarla, dernek faaliyetlerinin yasaklanmasının önü açılıyor. Bu düzenleme, hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olan belirlilik ilkesini ihlal ediyor ve LGBTİ+ bireylerin hedef gösterilmesine zemin hazırlıyor.

Türk Ceza Kanunu’nun 225. maddesinde yapılması öngörülen değişikliklerle LGBTİ+ bireylerin yaşam hakkını, ifade özgürlüğünü ve varoluş biçimlerini doğrudan hedef alınıyor. Taslak, mevcutta “Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde olan maddeyi genişletiyor ve yeni fıkralar ekliyor.

Görsel kaynak: pewresearch.org

Yeni taslakta yer alan değişikliğe göre madde şu şekilde düzenleniyor:

Cezalar artırılıyor: Alenen cinsel ilişkide bulunan veya teşhircilik yapan kişiye verilen ceza altı aydan bir yıl arasından, bir yıldan üç yıla kadar çıkarılıyor.

Yeni bir fıkra ekleniyor: “Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Eşcinsel birliktelikler hedef alınıyor: “Aynı cinsiyetteki kişilerin nişan veya evlenme töreni yapmaları halinde bu kişilere bir yıl altı aydan dört yıla kadar hapis cezası verilir.” fıkrası ekleniyor.

Ayrıca madde gerekçesinde bu değişikliğin “toplumun genel ahlakına ve değerlerine yönelik sözde saldırıları önlemek” amacıyla yapıldığı belirtiliyor. Gerekçede “aynı cinsiyetten kişilerin evlenmesi” “genel ahlaka aykırı” olarak nitelendirilirken, bu düzenlemenin “fiziki ve ruhsal açıdan sağlıklı bireylerin yetiştirilmesi ve toplum yapısının korunması” amacıyla yapıldığı vurgulanıyor.

Taslağın hukuki aşaması ve anlamı

Bu metin hâlen taslak aşamasındadır; yani henüz yasalaşmamıştır. Ancak taslak metinlerin kamuoyuna yansıması, yasama organının hangi yönde hareket etmeyi planladığını gösterir. Bu tür taslaklar genellikle kamuoyu tepkisine göre revize edilir, ancak taslaklar çoğu zaman çok az değişiklikle yasalaşır. Bu nedenle, maddenin mevcut haliyle bile ciddi bir ifade özgürlüğü ve yaşam tarzı özgürlüğü tehdidi oluşturduğu söylenebilir.

Belirlilik (Kanunilik) ilkesi ve “Genel ahlak” sorunu

Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri belirlilik ilkesidir (nullum crimen, nulla poena sine lege certa). Bu ilke, bir fiilin ancak kanunla açık ve net biçimde tanımlandığı durumda suç sayılabileceğini belirtir. Yani, birey hangi davranışın suç oluşturduğunu önceden öngörebilmelidir.

Taslak metinde geçen “genel ahlaka aykırı tutum ve davranış” ifadesi ise son derece muğlak, yoruma açık ve hukuki belirlilik ilkesine aykırı bir kavramdır. Çünkü “genel ahlak” topluma, döneme, hatta bireye göre değişebilir; evrensel, sabit bir tanımı yoktur. Bu belirsizlik, kanun uygulayıcılara (savcı, polis, yargıç) geniş bir takdir yetkisi verir ve keyfî yargı kararlarına yol açabilir.

Örneğin, bir LGBTİ+ çiftin sokakta el ele yürümesi, ya da bir dizide iki kadının birbirine aşkını ifade etmesi, “genel ahlaka aykırı davranış” olarak yorumlanabilir. Bu durumda ifade özgürlüğü, sanat ve yaşam tarzı özgürlüğü ceza tehdidi altına girer.

“Doğuştan gelen biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışta bulunan ya da bulunmayı alenen teşvik eden, öven veya özendiren kişi” denilerek, yalnızca eşcinsel ilişki yaşayan veya LGBTİ+ kimliğini kamusal alanda ifade eden kişiler değil, bu kimlikleri savunan, eşit haklar talep eden ya da cinsel yönelimin patolojik bir durum olmadığını söyleyen kişiler de hedef alınmaktadır.

Görsel kaynak: tr.euronews.com

“Teşvik etmek”, “övmek” ve “özendirmek” kavramlarının herhangi bir somut tanıma dayanmaması, bu ifadelerin keyfî biçimde geniş yorumlanmasına yol açabilir.

Bu durum, yalnızca LGBTİ+ bireylerin değil, onların haklarını savunan akademisyenlerin, gazetecilerin, sanatçıların ve hatta psikologların da cezalandırılma riskiyle karşı karşıya kalması anlamına gelir.

Örneğin, bir psikiyatristin “eşcinsellik bir hastalık değildir” demesi, “genel ahlaka aykırı davranışı övme” olarak değerlendirilebilir. Benzer biçimde, bir sivil toplum örgütünün ayrımcılıkla mücadele kampanyası da “teşvik” olarak yorumlanabilir.

Bu, hukukta belirlilik ilkesine (kanunların açık, öngörülebilir ve sınırları belli olması gerekliliği) doğrudan aykırıdır. Ceza hukukunda bir fiilin suç sayılabilmesi için, kanun metninin herkes tarafından anlaşılabilir biçimde açık olması gerekir.

“Genel ahlak” veya “ahlaka aykırılık” gibi öznel kavramlar, kişiden kişiye değişen ahlaki ölçütlere dayanır ve bu da hukuki güvenliği ortadan kaldırır. 

Dolayısıyla, bu taslak maddede yer alan ifadeler yalnızca LGBTİ+ bireyleri değil, insan hakları savunucularını ve bilimsel doğruları dile getiren kişileri de cezai yaptırım tehdidi altına sokmaktadır.

Sonuç

Bu düzenleme, LGBTİ+ bireylerin varlığını hukuken cezalandırılabilir hale getiriyor. Cinsiyet kimliği ya da cinsel yönelimi nedeniyle herhangi bir bireyin cezalandırılması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. ve 10. maddelerinde güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve ifade özgürlüğü hakkını ihlal eder.

Ayrıca bu düzenleme, Anayasa’nın 2., 10. ve 20. maddeleriyle de çelişmekte; belirlilik, eşitlik ve özel hayatın gizliliği ilkelerini ihlal etmektedir. 

Feminist ve toplumsal cinsiyet eşitliği perspektifinden bakıldığında, bu taslak yalnızca LGBTİ+ bireylerin haklarına değil, herkesin bedeni ve kimliği üzerindeki söz hakkına yönelik bir saldırıdır.

Kadınların, queer bireylerin ve toplumsal cinsiyet normlarına uymayan herkesin hedef alınması, devletin vatandaşın yaşam biçimine doğrudan müdahale ettiğini gösterir. Bu nedenle, söz konusu değişikliğe karşı durmak, yalnızca LGBTİ+ haklarını değil, hukuk devletinin, insan haklarının ve demokratik toplumun geleceğini savunmak anlamına gelir.

Kaynakça:

Ütücü Sahit B. (15 Ekim 2025 17:01). TBMM’ye gelmesi beklenen 11. Yargı Paketi’yle ilgili hangi düzenlemeler gündemde?. In TrEuronews.

Köprülü Timuçin. (15 Ekim 2025 12:24). 11. Yargı Paketi’nde tartışma çıkaracak ilk düzenleme. In X.

European Parliament. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi.

T.C. Cumhurbaşkanlığı Mevzuat Bilgi Sistemi. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası.

Elvan Gamze. (20 Ekim 2025). Tüm yönleriyle 11. Yargı Paketi taslağı: LGBTİ+’ları ne bekliyor?. In Medyascope.

Şirin Tolga. (15 Ekim 2025). In X.

Görsel kapak: ishr.ch

Visited 36 times, 1 visit(s) today
Close