İsrail tarafından uluslararası sularda saldırıya uğrayarak alıkonulan Küresel Sumud Filosu aktivistlerinden Sümeyye Sena Polat, Ürdün üzerinden Türkiye’ye dönüşü sağlandıktan sonra İstanbul Havalimanı’nda annesi, eski İstanbul Milletvekili İffet Polat tarafından karşılandı.
Aktivist Polat, alıkonulma süreci, İsrail cezaevindeki kötü muamele ve neden ilk kafileyle dönemediğine dair önemli açıklamalarda bulundu.
Gazze yolculuğu, alıkonulma ve hapishane şartları
Global Sumud Filosu teknelerinde yer alan 15 Türk aktivistten biri olan Sümeyye Sena Polat, alıkonulma sonrası Gazze’ye en yakın cezaevi olan Necef Hapishanesi’nde tutulduğunu söyledi. Polat, burada yaşadıklarını ve gördüğü kötü muameleyi anlatarak, hapishanenin genellikle Gazzelilerin tutulduğu bir yer olduğuna dikkat çekti.
Polat, cezaevinde kendilerine yönelik yapılanlara ilişkin şunları kaydetti:
“İlk gün oraya gittiğimizde, (İsrailli Ulusal Güvenlik Bakanı) Itamar Ben-Gvir de oradaydı. “Bunlar Hamas, terörist, bunları teröristlerden daha ağır şartlarda yargılayacağız.” gibi bir konuşması oldu. Ama inanın o kadar korkaktı ki etrafında güvenlikler vardı ve o her konuştuğunda ve biri (alıkonulan aktvisitler) ‘Özgür Filistin’ diye bağırdığında, güvenlik güçlerinin arkasında saklanıyordu. İşgal edilmiş topraklarda olduklarını ve o toprakların onlara ait olmadıklarını bilip bu korkuyla yaşıyorlar ve bu korkuyla da yaşamalılar.”
İsraillilerin alıkonuldukları süre boyunca kendilerine sözlü tacizde bulunup küfürler ettiğinin ve 2 gün boyunca su verilmediğinin altını çizen Polat, amaçlarının rahatsız etmek olduğunu belirterek, “İlaçlarımıza ulaşamadık. Sadece rahatsız etmek için her bir saatte bizi uyandırıyorlardı. Yani kötülüğün ötesinde sapık bir zihniyet var. Bundan zevk alıyorlardı.” dedi.
Polat, tüm zorluklara rağmen umutsuzluğa kapılmadığını, hücresinde Gazze’den farklı kişilerin isimlerinin yazılı olduğunu gördüğünü ve kendisini Gazze’de gibi hissettiğini vurguladı. Yaşadıklarının, Filistinli tutsakların çektiği eziyetin yanında hiçbir şey olduğunu belirterek:
“Bizim yaşadıklarımız, Gazzeli, Filistinli tutsakların yaşadıkları yanında hiçbir şey. O yüzden her zaman gözümüz Gazze’de ve Filistinli tutsakların üzerinde olmalı. İnşallah ateşkes olana kadar da devam edeceğiz.”
İlk kafileyle dönüşün reddi ve açlık grevi
İffet Polat, kızının Türkiye’ye getirilen ilk kafilede yer almamasının sebebi olarak, “İzinsiz İsrail topraklarına girdim, deport edilmeyi kabul ediyorum.’ yazan formu imzalamaması olduğuna değindi.
Global Sumud’un eğitimlerde bunu özellikle anlatıldığına işaret eden Polat, “İsrail, sizi ancak 72 saat tutabilir, evrakı imzalamayın.’ denilmiş. O ortamın verdiği psikolojiyle bazı arkadaşlar imzalamışlar. Onlar geldiler. Sümeyye imzalamamış. Ayrıca bir de ‘Gazze açlık çekerken sizin verdiğiniz yiyecekleri yemeyeceğim. Açlık grevi başlatıyorum.’ demiş. Avrupalılar ve bizim Türklerden de var. Bizim maslahatgüzar yardımcısı aradı, 14 kişinin yarısının açlık grevinde olduğunu söyledi.” ifadelerine yer verdi.

Görsel Kaynağı: aa.com.tr
Türkiye’ye dönüş ve kavuşma anı
Ürdün üzerinden kalkan THY uçağıyla İstanbul Havalimanı’na ulaşan Sümeyye Sena Polat, havalimanı önünde annesi İffet Polat ile hasret giderdi. Annesiyle kucaklaştıktan sonra gazetecilere açıklamada bulunan Sümeyye Sena Polat, mücadelenin devam edeceğinin altını çizerek şunları söyledi:
“Ailelerimizin desteği olmasaydı biz hiçbir şekilde gidemezdik. En önemlisi bütün gözler Gazze’de, ateşkes olana kadar durmak yok. Gazze’deki ablukayı kırana kadar, Gazze özgür olana kadar durmak yok. Gazze’yi yüz kere de yıksalar, yüz birinci kez inşa edeceğiz. Karadan, sudan, havadan nereden olursa olsun, Gazze’yi savunmaya temsil etmeye devam edeceğiz. O filolarda milyonlarca insan olmak istiyordu ama orada olmanın önemi yok, hepimiz Gazze’yi düşünüyoruz.”
İsrailli yetkililerin korkularıyla yaşamak zorunda olduğunu belirten Polat, zaferin er ya da geç Filistin’in olacağını şu sözlerle ifade etti:
“Onlar Gazzelilerden korkuyor. 4-5 yaşındaki Gazzeli çocuklardan bile korkuyorlar ve onlar bu korkuyla ömür boyu yaşamak zorunda. O toprakların onlara ait olmadığını biliyorlar. Hep bu huzursuzlukla yaşamlarını geçirecekler. İnşallah günün sonunda silahlara karşı sapan taşları, Gazze kazanacak. Filistin kazanacak. Gazze dünyayı özgürleştirecek.”
Anne İffet Polat’tan kızına destek ve vicdan çağrısı
Kızıyla kavuşmanın heyecanını yaşayan eski milletvekili İffet Polat ise Sumud Filosu aktivistlerinin Gazze’deki ablukayı yıkmak için yola çıktığını ve insanlık tarihine geçtiklerini söyledi:
“Onlar gerçekten birer kahraman, insanlık tarihine geçtiler, vicdanlarının sesini dinlediler. Dinleri, dilleri, etnik yapıları farklı olabilir ama tek bir hedef vardı Gazze’ydi, Gazze’ye ulaşıp o ablukayı kırmaktı.”
Başlangıçta kızı Sümeyye Sena Polat’ın filoya katılmasına İsrail’in geçmişteki uygulamaları nedeniyle endişeyle yaklaştığını aktaran İffet Polat, daha sonra bunun önemli bir dava olduğunu kabul ettiğini belirtti: “Açıkçası ben ilk baştan katılmasını çok istememiştim. Çünkü İsrail’in Mavi Marmara’da, Gazze’de yaptıkları ortada. Fakat Allah biliyor ki bu önemli bir dava, önemli bir çıkış. Onun için biz de razı olduk.”
Kızının fedakarlığından gurur duyduğunu ifade eden İffet Polat, zafer için bedel ödenmesi gerektiğini vurguladı:
“Haklı bir davada günün sonunda fedakarlık yapmadan, bedel ödemeden hiçbir zafer kazanılamıyor. Gazze’de hayale sığmayacak işkenceler ve kayıplar var. Öyle bir dava için yola çıktığı için kızımla da açıkçası iftihar ediyorum. Benim kızım olduğu için değil, böyle bir insan olduğu için, böyle bir insanla yaşadığım için, bir araya geldiğim için… İmrendiğim bir insan, keşke ben de orada olsaydım, o gemide gitseydim.”
Polat, ablukanın fiziksel olarak kırılamasa da, dünya milletleri üzerindeki İsrail baskısının kırıldığını belirterek, bu mücadelenin devam edeceğini şu sözlerle ifade etti:
“Ablukayı belki fiziksel olarak kıramadık ama dünyada İsrail’in milletler ve devletler üzerinde kurduğu ablukayı kırdık. Bu yapı Allah’ın izniyle büyüyecek. Milletler çığ gibi bu gerçeğin de artık farkına vardılar. Kendi yöneticilerini, devletlerini bu konuda baskılayacaklarına inanıyorum. Bir çığır açıldı, surda bir gedik açıldı, inşallah arkası gelecek.”
İffet Polat, Türkiye Cumhuriyeti devletine, yapılan diplomatik çalışmalar için de teşekkürlerini iletti.
Sümeyye Sena Polat kimdir?
Sümeyye Sena Polat, akademik kariyerine Galatasaray Üniversitesi ve Sorbonne Üniversitesi Felsefe bölümlerinden aldığı çift anadal diplomasıyla başladı. Yüksek lisans eğitimini de Sorbonne Üniversitesi’nde tamamladı ve özellikle “Yahudiliğin Modern Avrupa Felsefesi Üzerine Etkisi” başlıklı teziyle akademik alanda öne çıktı. Gazetecilik kariyerinde ise uluslararası düzeyde yürüttüğü medya çalışmalarıyla tanındı. TRT World’de “Global” bölümünde video gazetecisi olarak görev yaptı ve çalışmalarını özellikle Müslüman karşıtlığı (İslamofobi) ve Filistin meselesine odakladı. Avrupa’da Müslümanlar ve Filistinlilerin yaşadığı sorunlara dair içerikler üreten Polat, bu kapsamda Lübnan’daki Filistin mülteci kamplarını ziyaret ederek edindiği bilgileri farklı mecralarda paylaştı. Filistin davasına duyduğu yakınlıkla bilinen Polat, genç yaşta bu alandaki önemli organizasyonlarda aktif rol aldı ve annesi İffet Polat’ın zaman zaman tereddüt yaşamasına rağmen bu davaya uzak bir isim olmadığını gösterdi.
Kaynak:
Kapak Görseli: aa.com.tr















