Danimarka, 1960’lar ve 1970’lerde Grönlandlı kadınlar ve kızlar üzerinde uygulanan zorla doğum kontrolü programı nedeniyle resmi olarak özür diledi. Arşiv kayıtlarına göre, binlerce İnuit kadını ve bazıları 12–13 yaşında olan kızlar, bilgileri veya onayları olmadan rahim içi araçlar (RİA/IUD) ile korunmaya zorlandı. Bu uygulama, Grönland nüfusunu kontrol etmek amacıyla yapılmış olsa da kadınlar üzerinde ciddi fiziksel ve psikolojik travmalara yol açtı.
Danimarka hükümeti, Grönlandlı kadınlara doğum kontrolü uygulamak için çeşitli yöntemler kullandı. Bu yöntemlerin başında zorla sterilizasyonlar yer alıyordu; birçok Grönlandlı kadına, özellikle doğum yaptıktan sonra, rızaları dışında sterilizasyon işlemi uygulandı. Kadınlar genellikle bu işlemlere, doktorların ya da sağlık çalışanlarının baskılarıyla ve psikolojik manipülasyonlarla zorlandı.
Diğer bir yaygın uygulama ise, Grönlandlı kadınlara doğum kontrol haplarının verilmesiydi. Çoğu zaman, bu haplar tıbbi bir gereklilik olarak sunuldu, kadınlar bilgi eksikliği nedeniyle ya da zorla bu ilaçları almak zorunda kaldılar. Ayrıca, kadınlar üzerinde baskı kurarak, çoğu zaman doğum yapmamaları için ikna edildiler.
Bu süreçte, sağlık görevlileri, Grönlandlıların yaşam standartlarını iyileştirecek bir çözüm olarak doğum kontrolünü savundular ancak bu uygulamalar aslında büyük bir insan hakları ihlali oluşturdu.
Danimarka başbakanından özür açıklaması
Hükümetin temel amacı, Grönland’daki nüfus yapısını kontrol altına almak ve “sosyal düzeni” sağlamaktı. Zaman içinde birçok kadın yaşadıkları travmatik deneyimleri kamuoyuyla paylaşarak adalet arayışına girdi. Bu çerçevede Naja Lyberth de dahil olmak üzere 143 kadın, Danimarka devletine karşı tazminat davası açtı. Lyberth, yaşadığı deneyimi şu sözlerle ifade etti:
“Rahmimiz en kutsal iç organımızdır ve çocuk sahibi olma, aile kurma hakkımız bir insan hakkıdır. Hiçbir hükümet rahmimiz üzerinde karar veremez.”
Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, özür açıklamasında uygulamanın sistematik ayrımcılık ve tarihî bir karanlık dönem olduğunu kabul etti. Frederiksen, yapılan uygulamanın kadınların temel haklarını ihlal ettiğini vurgularken, Nielsen de bunun Grönland ve Danimarka’nın ortak tarihindeki utanç verici bir bölüm olduğunu belirtti.

Görsel kaynak: nytimes.com
İnuit kadınlar adalet arıyor
Uygulamaya ilişkin resmi soruşturma sürüyor ve sonuçların 2026 yılında açıklanması bekleniyor. Hukuki süreçler devam ederken, mağdurlar tazminat taleplerini sürdürüyor. Yaklaşık 150 kadın, uğradıkları hak ihlalleri nedeniyle Danimarka’ya karşı dava açtı. Bu skandal, yalnızca bireysel hakların ihlali olarak değil aynı zamanda yerli kadınlara yönelik yapısal bir ayrımcılık örneği olarak da değerlendiriliyor.
Uzmanlar, yaşananların yalnızca travmatik bir deneyim olmadığını, cinsiyet ve etnik köken temelinde sistematik ihlallerin de bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. Bu olayın ortaya çıkması ve kamuoyuna yansıması, yerli kadınların hakları konusunda farkındalık yaratırken, devletlerin geçmişteki hatalarını kabul etmesinin ve mağdurlara adalet sağlamasının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Kaynakça:
The Guardian. (2025, August 27). Denmark PM apologises over physical and psychological harm caused by IUD scandal.
Görsel kapak: theguardian.com














[…] Sisterly bu boşluğu doldurmak için kurulmuş. Paylaşımda en çok dikkat çeken detay ise güvenlik için geliştirilen “yüz doğrulama sistemi” üzerine ne kadar çok […]