Yazar: 6:42 am Haberler

Cinsiyet eşitsizliği olan ülkelerde ortak sorunlar ve Türkiye

Kadın hareketinin yıllar içinde başardığı şeyleri hatırlamak, çoğu zaman unuttuğumuz bir ihtiyaç. Bu yazının amacı da tam olarak bu: Türkiye’de kadın mücadelesinin cinsiyet eşitsizliği karşısında ne kadar yol aldığını yeniden görmek, hatırlamak ve takdir etmek.

Toplumsal değişim zaman alır ve çoğu zaman homojen bir şekilde ilerlemez. Bu nedenle mücadeleye uzun süredir emek veren kadınların ve destekçilerinin, zamanla başardıkları dönüşümlerin farkına varamadıklarını gözlemliyorum. Oysa bazen ne kadar ilerlediğimizi anlayabilmek için gözümüzü hedefimizden ayırıp kısa bir süreliğine arkaya bakmak gerekir.

Katedilen yolu görmek, geride bırakılan engelleri hatırlamak, önümüzdeki mesafeyi katetme gücümüzü artırır. Hâlâ yapılacak çok şey var; ama geldiğimiz yer, bu mücadeleyi daha da kararlılıkla sürdürebilmek için hepimize ilham verebilir.

Bu yazı, cinsiyet eşitsizliğinin yüksek olduğu ülkelerdeki ortak sorunlara odaklanarak, Türkiye’de kadınların neleri başardığını daha iyi anlayabileceğimiz bir perspektif sunmayı hedefliyor.

Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi (GII)

Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulan Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi (GII), ülkeleri toplumsal cinsiyet eşitsizliği açısından karşılaştıran kapsamlı bir göstergedir. Bu endeks, anne ölüm oranı, genç kadınlarda doğurganlık oranı, parlamentodaki kadın temsili, eğitim düzeyi ve iş gücüne katılım gibi verileri temel alarak ülkeleri 0 ile 1 arasında bir puanla sıralar. Değer 0’a yaklaştıkça eşitsizlik azalır, 1’e yaklaştıkça artar. Böylece kadınların yaşam koşulları küresel ölçekte karşılaştırmalı olarak analiz edilebilir.

Görsel Kaynağı: Bel Trew, The Independent

2023 verilerine göre, cinsiyet eşitsizliği endeksinde en üst sıralarda yer alan ülkeler Norveç, İsviçre ve Danimarka gibi İskandinav ülkeleri olurken; Güney Sudan, Çad ve Yemen gibi ülkeler listenin en alt sıralarında yer almaktadır. Türkiye ise 0.227 endeks puanıyla 59. sıradadır. Bu sıralama, Türkiye’nin birçok ülkeden daha iyi durumda olduğunu gösterse de üst sıralardaki ülkelerle karşılaştırıldığında hâlâ önemli yapısal sorunların çözülmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Bu noktadan sonra, cinsiyet eşitsizliği endeksinde en alt sıralarda yer alan ülkelerde karşılaşılan yaygın sorunlara odaklanacağız. Türkiye örneğinden farklı olarak bu ülkelerde toplumsal cinsiyet rolleri daha katı, kadınlara yönelik hak ihlalleri ise çok daha sistematik ve görünür durumdadır.

Cinsiyet eşitsizliği ve sosyo-kültürel sorunlar

Cinsiyet eşitsizliğinin yüksek olduğu ülkelerde kadınların karşılaştığı engellerin önemli bir kısmı kültürel normlardan ve geleneksel toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklanır. Erken yaşta evlilikler, kadının toplumda ikinci planda konumlandırılması, eğitime erişimin kısıtlanması ve kadınların kamusal alandaki görünmezliği bu ülkelerde yaygındır. Örneğin Afganistan’da, kadınların üniversite eğitimi almaları ya da parklara girmeleri bile yasaklanmış durumdadır. Taliban yönetimi altındaki bu yasaklar, örneğin Ağustos 2023’te, Dubai’ye burslu eğitim için gitmek üzere olan Afgan kadınların uçağa binmesinin engellenmesi gibi olaylarla da gündeme gelmiştir. Bu yasaklar, yalnızca bireysel hakları değil, kadınların toplum içindeki varlığını da görünmez kılmakta ve kamusal yaşamdan bütünüyle dışlanmalarına neden olmaktadır.

Görsel Kaynağı: BULENT KILIC/AFP, Getty Images

Bazı Afrika ve Orta Doğu ülkelerinde hâlâ yaygın olarak uygulanan kadın sünneti, kadının bedeni üzerindeki söz hakkını tümüyle yok sayan bir gelenektir. Aynı şekilde, birçok ülkede yasal boşluklar ya da kültürel kabuller nedeniyle çocuk yaşta evlilikler devam etmektedir. Bu uygulamalar, kadınların eğitim ve sağlık gibi temel haklara erişimini engellemekte ve yaşamları boyunca onları bağımlı ve kırılgan konumda bırakmaktadır. DSÖ’nün 2025 tarihli araştırması, kadın sünnetinin hem acil hem de uzun vadede doğum, üriner sistem, cinsel ve zihinsel sağlık üzerinde ciddi etkileri olduğunu ortaya koymaktadır.

Cinsiyet eşitsizliği ve ekonomik-politik sorunlar

Kadınların iş gücüne katılım oranları oldukça düşüktür. Kayıt dışı, güvencesiz ve düşük ücretli işlerde yoğunlaşmaları yaygındır. Siyasal temsilde ise ciddi bir eşitsizlik göze çarpar; kadınların karar alma mekanizmalarındaki varlığı ya çok sınırlıdır ya da hiç yoktur. Hukuki koruma mekanizmalarının zayıf olması, kadınların hak arama yollarına erişimini de engellemektedir.

Ekonomik-politik yapılar kimi zaman sosyo-kültürel baskılarla iç içe geçer. Örneğin Güney Sudan’da, kız çocukları erken yaşta evlendirilerek karşılığında başlık parası alınması yaygın bir uygulamadır. Çoğunlukla sığırla ödenen bu bedel, kız çocuklarını bir tür “ekonomik varlık” gibi konumlandırmakta ve erken evlilikleri teşvik etmektedir. 2019 yılında, 17 yaşındaki bir kız çocuğu tam 40 inek karşılığında evlendirilmek istendiğinde, bu evliliğe karşı çıktığı için kendi kardeşleri tarafından dövülerek öldürülmüş; olay uluslararası kamuoyunda büyük tepki toplamış ve insan hakları örgütlerinin dikkatini çekmiştir. Benzer şekilde Yemen ve Orta Afrika Cumhuriyeti gibi iç çatışmaların yaşandığı ülkelerde kadınlar hem ekonomik çöküşten hem de siyasal istikrarsızlıktan en çok etkilenen gruplar arasında yer almaktadır.

Görsel Kaynağı: Mohammed Hamoud/Getty Images

Sonuç: Türkiye’de değişim mümkün olduysa devamı da mümkündür

Türkiye’de çocuk yaşta evlilikler ve başlık parası gibi uygulamalar geçmişte oldukça yaygınken, bugün bu konularda hem hukuki hem toplumsal düzeyde önemli ilerlemeler kaydedildi. Her ne kadar bu sorunlar tamamen ortadan kalkmamış olsa da artık geniş kitleler tarafından eleştiriliyor ve çözüm için kolektif bir bilinç gelişmiş durumda.

Bunun çarpıcı örneklerinden biri, gelinin reşit olmadığını fark eden bir fotoğrafçının düğün fotoğraflarını çekmeyi reddetmesi ve bu tavrın toplumda büyük takdir görmesidir. Bu gibi tepkiler, toplumsal normların sessizce değil, yüksek sesle değişebileceğini gösteriyor.

Türkiye’de kadın hareketi sayesinde, cinsiyet eşitsizliği alanında pek çok alanda önemli ilerlemeler sağlandı. Bazı alanlarda hâlâ kat edilmesi gereken mesafeler olsa da geçmişte sağlanan ilerlemeler gelecekte başarılabilecekler için güçlü bir temel sunuyor.

Kaynak:

indyturk.com

hdr.undp.org

www.diken.com.tr

www.aljazeera.com

www.theguardian.com

www.who.int

Kapak Görseli: AP Photo/Jacquelyn Martin

Visited 35 times, 1 visit(s) today
Close