Yazar: 10:47 am Haberler

Toplumsal Cinsiyet Yok Sayılıyor, LGBTİ+’lar Hedef Alınıyor!

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüğü, 81 il müdürlüğüne ve bağlı birimlere gönderdiği resmi yazıda; “toplumsal cinsiyet”, “cinsiyet kimliği”, “cinsel yönelim” gibi kavramlara karşı durulması gerektiğini bildirdi. Genel Müdürlük, bu kavramların ulusal ve uluslararası belgelerde yer almaması gerektiğini savundu.

KaosGL’nin haberine göre; Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu imzasıyla iletilen yazıda, bakanlık birimlerinin ulusal ve uluslararası düzeyde yürüttükleri çalışmalarda LGBTİ+ haklarını ve cinsiyet temelli eşitliği savunan kavramlardan kaçınmaları istendi. Yazıya göre, “toplumsal cinsiyet”, “LGBT”, “SOGIESC” (cinsel yönelimler, cinsiyet kimlikleri, cinsiyet ifadeleri ve cinsiyet özellikleri) ve “kapsamlı cinsellik eğitimi” gibi kavramların aile kurumunu tahrip ettiği öne sürüldü.

Genel Müdürlük, bu kavramların “kadınlara, çocuklara ve toplum yapısına zarar verdiği” iddiasını ortaya atarken, biyolojik cinsiyet dışındaki tüm kimlikleri görmezden gelen bir tutum sergiledi.

Genel Müdürlük, yazıda, 2025’in “Aile Yılı” ilan edildiği hatırlatarak aile, “toplumun doğal ve temel birimi” olarak tanımlandı. Buna paralel olarak,  “biyolojik cinsiyet” kavramını merkeze alarak LGBTİ+ kimlikleri dışlayan bir yaklaşım benimsedi ve “toplumsal cinsiyetin bir kategori olarak sorgulanması” nın toplum bütünlüğünü ve aile yapısını tehdit ettiği savunuldu.

“Bu bağlamda, evlilik ve aile kurumunu, kadınları, çocukları ve bir bütün olarak toplumu tehdit eden önemli bir husus, bir kategori olarak cinsiyetin sorgulanmasıdır. Kadın ve erkeği ifade eden cinsiyet (sex) ifadesinin yerini son yıllarda artan ölçüde toplumsal cinsiyet/toplumsal cinsiyet kimliği (gender ve gender identity) almaya başlamıştır. Söz konusu kavramın, uluslararası düzeyde biyolojik cinsiyetin ötesinde farklı anlamlarda toplumsal hayata menfi etkisi olabilecek gündemleri barındıracak şekilde kullanıldığı görülmektedir. Bu kavramlar, cinsiyetin “sosyal inşa”dan ibaret olduğunu, kişilerin beyanı ile belirlenebildiğini ve iki cinsiyet dışında değişken cinsiyet kimliklerinin mevcut olduğunu öne süren taraflarca, iki cinsiyete özel biyolojik nitelikler ile ihtiyaçları değersizleştirecek yahut yok sayacak şekilde kullanılmaya başlanmıştır.”

Haber Kaynağı: kaosgl.orgwww.cumhuriyet.com.tr

Visited 16 times, 1 visit(s) today
Close