Marilyn Monroe kimileri için zamanının ötesinde bir ikon, kimileri için ise “aptal sarışın” stereotipinin ilk kurbanı olarak görülür. Hollywood’un onu sadece güzel bir yüz olarak görmesine rağmen bu diva, sofistike görünümünün ardında derin bir zekaya sahipti. Ne var ki, Hollywood’un acımasız düzeni ve kadınların o dönem sıklıkla karşılaştığı sistematik baskılar, onun gerçek potansiyelini gölgede bıraktı. Bununla birlikte kariyeri boyunca pek çok kez aşağılanmasına sebep oldu.
Kendi kendini eğiten kitap kurdu: Monroe
Monroe, kendi kendini eğiten bir kitap kurdu olarak bilinirdi. Edebiyattan felsefeye, psikolojiden tarihe kadar geniş bir yelpazede 400’ün üzerinde kitabı vardı. Kişisel kütüphanesinde Jack Kerouac, Ralph Ellison, James Joyce ve Hemingway gibi önemli yazarların eserleri yer alıyordu. Oyunculuk alanında da Monroe ciddi eğitimler aldı. Lee Strasberg’in Actors Studio’sunda metod oyunculuğu eğitimi görürken derslere aktif katıldı ve bolca not aldı. “Gerektiğinde zeki olabilirim ama çoğu erkek bundan hoşlanmaz” sözü, onun zekasını bilinçli biçimde nasıl maskelediğini gösterir. Ne yazıktır ki, çoğu kadın gibi Monroe da erkek egemen sistem tarafından küçümsendi ve zekası görmezden gelindi.

Görsel kaynağı: timemagazine
Hollywood’un bir kadına yaşattıkları
1950’lerde 20th Century Fox ile haftalık 1.500 dolar gibi düşük bir maaşa bağlı tutulan Monroe, benzer konumdaki diğer kadın oyunculara kıyasla ciddi bir ücret adaletsizliği yaşadı. Monroe’nun Hollywood’daki zorlu yolculuğu sadece profesyonel engellerle sınırlı kalmadı. Bununla birlikte ağır psikolojik travmalarla, manipülasyonlarla ve bağımlılıklarla mücadele etti. Çocuklukta yaşadığı travmalar ve evsiz büyüme, onun özgüvenini zedeledi. Ayrıca, oyunculuğun getirdiği baskılar ve yaşadığı stüdyo manipülasyonları, onu barbitürat ve alkol gibi maddelere yöneltti. Psikiyatrist Ralph Greenson’un “aileniz gibi davranma” seansları ise etik açıdan tartışmalı olup, Monroe’nun bağımlılığını artırdı.

Marilyn Monroe
Monroe setlerde de sorunlar ve sağlık problemleri yaşadı. Bu durum, onun “rahatsız ve dengesiz” olarak damgalanmasına neden oldu. Some Like It Hot ve Seven Year Itch gibi filmlerde sık sık geç kalması ve unutkanlık yaşaması, aslında bu sistemin baskılarının ve stresinin doğal yansımalarıydı sadece. En sonunda Something’s Got to Give adlı filmdeki süreçte stüdyo yönetimi çekimi durdurmak zorunda kaldı.
Cinsiyetçi önyargılara karşı Marilyn Monroe
Marilyn Monroe’nun zekâsı ve entelektüel derinliği, Hollywood’un acımasız gerçekleri karşısında hep ikinci planda kaldı. O sadece bir ikon, bir güzellik simgesi değil; aynı zamanda kendi sınırlarını zorlayan, yaratıcı kontrolü eline almaya çalışan, cesur ve zeki bir kadın olarak hatırlanmalıdır. Erkek egemen endüstri ve cinsiyetçi önyargılar, onun potansiyelini tam olarak gerçekleştirmesine asla izin vermedi.
Bugün onu anarken, sadece parıltısıyla değil, aynı zamanda haksızlığa karşı dimdik duran o yılmaz duruşuyla da hatırlamalıyız.
Kaynakça:
Anonymous. (2018, March 12). *Unveiling the hidden genius: The untold story of Marilyn Monroe’s exceptional intelligence*. ıModStyle Blog.
Giles, R. (2022). Misconceptions: Marilyn Monroe. The Vintage News.
Giles, R. (2023). Marilyn Monroe wrote the first article exposing casting couch behavior in Hollywood. The Vintage News.
King, B. K. (2017, October 31). Playing dumb with Marilyn Monroe. Film Daddy.
LaCapria, K. (2017, May 23). Did Marilyn Monroe have an IQ of 168? Snopes.
Walsh, S. (2022). “Blonde”: Marilyn Monroe’s show‑business tales, debunked. Vanity Fair.














