İki girişimci aynı iş planıyla yatırımcının karşısına oturuyor. Biri erkek, biri kadın. Erkek girişimciye sorulan sorular: Pazar büyüklüğü nedir? Rakipleriniz kimler? Büyüme hedefleriniz neler? Kadın girişimciye sorulan sorular da bunları içeriyor. Ama bir ek soru daha var: “Evliliği düşünüyor musunuz? Ya hamile kalırsanız?”
Aynı masa. Aynı iş fikri. Tamamen farklı bir değerlendirme. Bu durum, Türkiye’deki kadın girişimcilerin anlattığı gerçek bir tablo. Ve bu soruların arkasında yalnızca bir yatırımcının önyargısı değil, çok daha köklü bir sistem yatıyor.

Rakamlar ne söylüyor?
TÜİK verilerine göre, Türkiye’de kadın girişimcilerin toplam girişimciler içindeki payı 2002’de yüzde 9,1 iken 2024’te yüzde 14,2’ye yükselmiş. Yani ilerleme var. Ama bu ilerlemenin hâlâ ne kadar sınırlı olduğu da çok açık; her yedi girişimciden beşi hâlâ erkek.
Ankara Bilim Üniversitesi‘nde yürütülen ve yüksek teknoloji sektörlerindeki kadın girişimcileri inceleyen araştırmaya göre; finansmana erişim, kadın girişimcilerin karşılaştığı en kritik sorunların başında geliyor. Kadınlara özel yatırım etkinliklerinin sayısı yetersiz, kitle fonlama mekanizmaları sınırlı ve destek programlarına ulaşmak güç.
Görünmez duvarlar neler?
Muş’ta kadın girişimcilerle yapılan nitel araştırmada dikkat çekici bir bulgu öne çıkıyor: Kadın girişimciler, iş kurarken işyeri kiralamada bile cinsiyet temelli ayrımcılıkla karşılaşıyor. Kadının adına dükkân kiralamakta yaşanan güçlükler, iş kurmadan önce başlayan bir engeli simgeliyor. Henüz kapıdan girmeden önce bile bir duvarla karşılaşıyor.
Bunun yanı sıra finansal engeller çok katmanlı işliyor: Yüksek faiz oranları, banka değerlendirmelerindeki cinsiyet temelli ayrımcılık ve teminat gösterme güçlüğü. Kadınların mülk edinmesi erkeklere kıyasla daha az yaygın olduğundan, kredi için gereken teminatı sağlamak da daha zorlu hale geliyor.
Bir de sosyal ağ meselesi var. İş dünyasında erkek egemen ağları, mentorluk ilişkileri ve gayri resmi bağlantılar büyük rol oynuyor. Kadınlar, bu ağlara erişmekte daha fazla zorluk yaşıyor. Girişimcilik ekosistemi; akşam toplantıları, golf sahaları, erkek kulüpleri gibi kadınların daha az yer aldığı mekânlar üzerinden işlemeye devam ediyor.

Ev içi sorumluluk: İşe başlamadan tükenmek
Kadın girişimcinin önündeki en büyük görünmez yük, işin dışında başlıyor. Çocuk bakımı, ev yönetimi, aile sorumluluklarının ağırlıklı olarak kadına yüklenmesi; girişimcilik için gereken zamanı, enerjiyi ve odağı baştan kısıtlıyor.
2025 yılı istihdam araştırmalarına göre, kadınların yüzde 60’ı işverenlerden çocuk bakım hizmeti gibi düzenlemeler bekliyor. Bu beklenti, kadınların çalışma hayatında ne kadar yapısal bir eksiklikle karşı karşıya kaldığını gösteriyor. Girişimci olmak için evden çıkabilmek gerekiyor. Ama ev, kadını içinde tutmaya devam ediyor.
Destek var ama yeterli mi?
KOSGEB, KGF, İŞKUR, KAGİDER gibi kurumların kadın girişimcilere yönelik destekleri mevcut. KOSGEB‘in Girişimci Destek Programı kapsamında kadın girişimcilere ek 150.000 TL destek sağlanabiliyor. Women-Up projesiyle kadın işverenlere istihdam teşvikleri sunuluyor. Bunlar kıymetli adımlar. Ama sorun şu: Destekler var, yapısal önyargı da var.
Bir kadın girişimci, hibe başvurusunu tamamlasa bile yatırımcı toplantısında “Ya hamile kalırsan?” sorusuyla karşılaşmaya devam edebiliyor. Kâğıt üzerindeki fırsat eşitliği, pratikte aynı anlama gelmiyor.

Girişimcilik kadının da hakkı
Toplumun güven eksikliği, cinsiyetçi önyargılar, rekabet baskısı ve ticari ortamlarda duygusal yaklaşımların öne çıkarılması… Araştırmalar, bunların tamamının kadın girişimcilerin sistematik olarak karşılaştığı sorunlar olduğunu gösteriyor.
Kadın girişimci, iyi bir iş fikrine sahip olmanın yanı sıra bu fikri topluluğun onayından geçirmek, hamilelik planlarını savunmak, teminat bulmak ve erkek egemen ağlara dahil olmak için de ekstra enerji harcamak zorunda kalıyor. Bu ekstra yük, iş fikrinden değil cinsiyetten kaynaklanıyor.
Bir girişimci, iş planıyla değerlendirilmek hakkına sahip. Sadece iş planıyla. “Ya hamile kalırsan?” sorusu, bir risk değerlendirmesi değil; bir kadını henüz başlamadan yerinde saydırmaya çalışan bir önyargının sesidir.
Kaynakça:
Ekonomim.com (2025). “Türkiye’de Kadın Girişimciliğinin Güncel Durumu, Sorunlar ve Çözüm Önerileri.”
Doğu Gazetesi (2026). “Yüksek Teknolojide Kadın Girişimcilerin Görünmeyen Engelleri Açığa Çıktı.”
Anemon Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (2024). “Kadın Girişimcilerin Girişimcilik Motivasyonları ve Karşılaştıkları Engeller.”
ResearchGate. “Türkiye’de Kadın Girişimciler: Engeller ve Fırsatlar Bağlamında Bir Değerlendirme.”
TÜİK (2024). İşgücü İstatistikleri.














