11 Ekim 2025’te İstanbul’da düzenlenen Küresel Feminist Konferansı‘nda kadınların kürtaj hakkı, sağlık hizmetlerine erişim ve üreme özgürlüğü tartışıldı. Dünya genelinden feminist aktivistlerin katıldığı etkinlikte, güçlü bir mesaj verildi: “Kürtaj yasaklanamaz, erişim engellenemez.”
Türkiye’de yasal ama erişilemez bir hak: Kürtaj hakkı
Türkiye’de kürtaj, gebeliğin ilk 10 haftasına kadar yasal ancak kamu hastanelerinin çoğunda bu hizmet verilmiyor; birçok kadın özel hastanelere yönelmek zorunda kalıyor ya da hizmete erişemiyor. Kadınların karar hakkını kısıtlayan bu tablo, feminist örgütlerin uzun süredir dile getirdiği bir sorun. Bu nedenle Kadının İnsan Hakları Derneği, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı ve Women on Web işbirliğiyle yürütülen Kürtaj Hakkım projesi kapsamında bir araya gelindi.
İstanbul Barosu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansın açılışını İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden Ekin Baltaş yaptı. KİH’ten İrem Gerkuş ise etkinliğin çerçevesini çizerek “Bu mücadele yalnızca bir sağlık hakkı mücadelesi değil, politik bir direniştir” ifadelerini dile getirdi.

Görsel Kaynağı: bianet
Deneyimler ortak: Tunus’tan Arjantin’e feminist mücadele
Kadınların kürtaj hakkı, sağlık hizmetlerine erişimi ve üreme özgürlüğünün tartışıldığı etkinliğin en dikkat çekici yanı, dünyanın dört bir yanından gelen kadınların deneyimlerini paylaşmasıydı. Arjantinli aktivistler, “yeşil fular” sembolüyle yürüttükleri kampanyaların nasıl yasaların değişmesini sağladığını anlattı. Tunus’tan gelen konuşmacılar, medikal kürtajın yaygınlaştırılmasının kadınlar için nasıl bir fark yarattığını örneklerle paylaştı. Moldova’dan katılımcılar ise teletıp yoluyla verilen kürtaj danışmanlık hizmetlerini aktardı; yüzlerce kadının bu yöntem sayesinde güvenli koşullarda kürtaj hakkına erişebildiğini vurguladı. Bu deneyimler, coğrafya farklı olsa da kadınların yaşadığı engellerin ortak olduğuna dikkat çekti: Sağlık hizmetine erişim, bilgi eksikliği, toplumsal baskı ve yasal sınırlamalar…
Türkiye’de somut engeller
Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’ndan Selime Büyükgöze, Türkiye’deki pratik zorluklara dikkat çekti. Kürtaj hizmetinden yararlanabilmek için evli kadınlar için eş rızası gerekmesi, 18 yaş altı için ebeveyn izni şartı gibi engeller, kürtajın yasal olmasına rağmen erişimini zorlaştıran etkenlerden sadece bazıları. Kamu hastanelerinde isteğe bağlı kürtajın yaygın olmaması, bu yasal hakkın uygulamada eksik kaldığı noktalardan bir diğeri. Bir kürtaj yöntemi olarak kullanılan Mifepriston ilacının ruhsatlı olmaması, Misoprostol’ün ise sınırlı erişime açık olması gibi etkenler de kadınların kürtaj hakkına güvenli erişiminin kısıtlandığını açıkça ortaya koyuyor. Konferansın kapanışında feminist örgütler, dayanışma çağrısında bulundu. Kadınların bedenleri üzerindeki karar hakkını savunan bu mücadele, yerel sınırların çok ötesinde bir dayanışma ağına dayanıyor. Bu konferans, kürtajın yalnızca bir sağlık hizmeti değil, kadınların temel bir insan hakkı olduğunun altını bir kez daha çizdi. Türkiye’de bu hakkın kağıt üzerinde var olup pratikte erişilememesi, feminist hareketin öncelikli gündemlerinden biri olmayı sürdürüyor. Feminist aktivistlerin mesajı netti: Kadınlar bedenleri hakkında kendi kararlarını vermeye devam edecek ve bu hak için sınır tanımadan örgütlenecek.
Kaynak
bianet. (2025, Ekim 11). Kürtaj yasaklanamaz, erişim engellenemez: İstanbul’da küresel
feminist konferans.
Kapak Görseli: marksist.net















