Marmara Üniversitesi’nde kadınlar ve LGBTİ+ bireylerden oluşan öğrenciler, 2024-2025 akademik yılının başında üniversitede Cinsel Tacizi Önleme Komisyonu (CİTÖK) kurulması için bir imza kampanyası başlattı. “Güvenli kampüsler” talebiyle başlatılan CİTÖK çağrısı, kısa sürede üniversite çapında yankı buldu.
“Güvenli kampüsler istiyoruz!”
Yaklaşık 1000 öğrencinin imzasıyla desteklenen kampanya, eşit ve şiddetten arınmış bir kampüs yaşamı için ortak bir ses oldu. Toplanan 1000 imza ile kayyum yönetimiyle görüşmek isteyen öğrenciler, karşılarında bir muhatap bulamadı. Tüm resmi yolların kapalı olduğu bu süreçte, Marmaralı feminist öğrenciler geri adım atmadı ve mücadele etmeye devam etti. Dönem sonuna doğru, ısrarlı mücadeleler sonucunda kayyum rektörle bir görüşme gerçekleştirmeyi başardılar.
Görüşme günü, üniversiteliler yemekhane önünden Rektörlük binasına doğru yürüyüş gerçekleştirdi. “Güvenli kampüsler istiyoruz!” sloganları ile yürüyen öğrenciler, bir protestonun ötesinde hep birlikte var olma ve mücadele etmenin kolektif ifadesini yansıttı.
Rektörlükteki görüşme sürerken öğrenciler, binanın önünde halaylar çekti, türküler söyledi, nöbet tuttu. O gün kampüste öğrencilerin talebinden değil; dayanışma ve birlikte var olma ısrarının gücü ortaya konuldu.

Görsel Kaynağı: universiteli.org
Marmara Üniversitesi’nde öğrencilerin mücadelesi karşılık buldu
Öğrencilerin tüm mücadele ve çabaları sonucunda Marmara Üniversitesi’nde Cinsel Taciz ve Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu Yönergesi, 8 Nisan 2025 tarihinde oluşturuldu. Yönerge daha sonra 7 Temmuz 2025 tarihinde güncellenerek resmen yayımlandı.
Kaynak: Twitter / X – @ozgurmarmara_
Öğrenciler, sosyal medya hesaplarından CİTÖK’ün kurulmasını duyururken süreci takip edeceklerini ve etkin bir komisyon haline gelmesi için uğraş vereceklerini dile getirdiler.
Marmara Üniversitesi öğrencilerinin uzun soluklu ve kararlı mücadelesi, cinsel taciz ve ayrımcılık vakalarına karşı kurumsal bir çözüm mekanizması olan CİTÖK’ün kurulmasıyla somut bir başarıya dönüştü. Bu adım; üniversite içindeki güvenlik, eşitlik bilincinin artması açısından önemli bir dönüm noktası olarak öne çıkıyor.
Kaynak:














