“Hoe phase” kavramı sosyal medyada özellikle genç kadınlara atfedilen, aktif bir cinsel hayat dönemini tanımlamak için kullanılan tartışmalı bir ifade olarak karşımıza çıkar. Bazı videolarda kadınlar bu dönemi “kendini keşfetme, eski ilişkilerin yarattığı baskılardan arınma ve kimseye hesap vermeden özgürce yaşama” olarak tanımlasa da, erkek kullanıcıların hesapları bu kavramı alaycı bir şekilde “kadınların sorumsuzca partner değiştirmesi” anlamında kullanarak kadınları aşağı çekiyor. Peki, bu kavram gerçekten kadınları özgürleştiriyor mu yoksa onları erkekler tarafından başka bir kutuya girmeye mi zorluyor?
Hoe Phase kavramının kökeni
Birçok genç kadın için “hoe phase”, uzun ilişkilerde yaşanan hayal kırıklıklarının ardından, kendi arzularını keşfetme ve kendi bedenini sahiplenme fırsatı sunuyor. Bu dönemde kadınlar kimseye duygusal ya da toplumsal bir hesap vermeden kendilerini istedikleri gibi ifade edebilme hakkını savunuyor. Bu savunuda, kadın bedeninin üzerinde sadece kadının söz hakkı olduğu vurgusu açıkça görülüyor. Yani “hoe phase” bazı kadınlar için, patriyarkanın kendilerine dayattığı “sadık, utangaç ve bekleyen kadın” imajını kırma çabası halini alıyor.
Kadınların cinselliklerini keşfetmeye çalıştığı bir dönemi “hoe phase” olarak etiketlemek, aslında erkek bakışının normlarını içselleştirdiğimizin bir göstergesidir. Çünkü bu etiket, erkeklerin cinsellikte çeşitlilik yaşamasını “normal” olarak kabul ederken, kadınların aynı şeyi yapmasının ayıplanması gereken bir durummuş gibi lanse eder. “Hoe phase”in toplumsal karşılığı, slut-shaming. Biliyoruz ki, kadınların sosyal medyada kendi keyfine göre yaptığı herhangi bir paylaşım “kendini ucuzlaştırıyor” ya da “ver ablam ilgiyi” şeklinde etiketlenebiliyor. Slut! adlı kitabında Leora Tanenbaum’un belirttiği gibi, “slut” ya da “hoe” (sürtük) gibi kelimeler, kadınları susturmanın, denetlemenin ve damgalamanın en hızlı yollarından biri olarak karşımıza çıkıyor. Kadınların “hoe phase” ifadesini kendi lehine kullanması bu bakımdan bir direniş sayılabilir, ancak maalesef bu etiketlerin yarattığı yükü tamamen ortadan kaldırmıyor.

Görsel Kaynağı: thewom.it
Sosyal medyada kavramın kullanımı
Sosyal medyada bu etiketi sahiplenen kadınlar ise farklı tartışmalara sebep oluyor. Kadınların cinsel hayatlarını keşfettikleri bu dönemi kendi varoluşlarına bir tehdit olarak gören bazı erkekler, kadınların aktif cinsel hayatlarını kabul etmeleri ve sahiplenmelerini küçümsenecek bir durum olarak görüyor. Bu durum üzerinden de bütün kadınlara “sürtük” etiketlemesi yapmakta sıkıntı çekmiyorlar. Buradaki problem ise, algoritmanın “sürtük” görünümlü kadınlardan hoşlanması ve bu içerikleri öne çıkarması. Yani eleştirdikleri kadınlar aslında bir arzın talebi. Kadınlar ise bir yandan bu içeriklerle görünürlük kazanırken diğer yandan “ahlak bekçiliği” yapan erkeklerin hedef tahtasına oturuyor. Bu noktada da hatırlıyoruz ki, sorunun temeli ataerkil sistemden beslenen dijital ekonominin bu içeriklerden beslenmesi. Peki bu noktada kadın, bu ekonomiden kendi payını alarak güçleniyor mu yoksa kontrol objesi haline gelip sistemin ekmeğine yağ mı sürüyor?
“Hoe phase” kavramı sadece kadının kendisi tarafından sahiplendiğinde meşrudur. Bir kadına aktif cinsel hayatı veya partner değişimleri sebebiyle başka biri tarafından söylendiğinde, kadınların cinsel hayatlarını göz önünde yaşamanın toplumda hala kabul görmemiş olduğu aklımıza gelir.
Kadınların kendi cinselliklerini suçluluk duymadan keşfetme hakkı vardır. Bu etiketi sahiplenmek için kadınların birinden izin alması veya birinin beklentisini karşılamasına gerek yoktur. “Hoe phase”i suçlama aracı olarak kullananlar, kadınları kontrol altına almaya çalışan ataerkil sistemin piyonlarından ibarettir. Çünkü hepimiz biliyoruz ki, aynı paylaşımları bir erkek yapsa kimse onu sürtük olmakla suçlamazdı.
Kaynakça:
Banet-Weiser, S. (2018). Empowered: Popular feminism and popular misogyny. Duke University Press.
Butler, J. (2004). Undoing gender. Routledge.
Dobson, A. S. (2015). Postfeminist digital cultures: Femininity, social media, and self-representation. Palgrave Macmillan.
Evans, A., Riley, S., & Shankar, A. (2010). Technologies of sexiness: Theorizing women’s engagement in the sexualization of culture. Feminism & Psychology, 20(1), 114–131.Ringrose, J., & Renold, E. (2012). Slut-shaming, girl power and ‘sexualisation’: Thinking through the politics of the international SlutWalks with teenage girls. Gender and Education, 24(3), 333–343.
Tanenbaum, L. (1999). Slut!: Growing up female with a bad reputation. HarperCollins.UK Feminista & National Education Union. (2017). Slut-shaming and sexual bullying: A guide for teachers and schools. UK Feminista.
Valenti, J. (2009). The purity myth: How America’s obsession with virginity is hurting young women. Seal Press.
Kapak Görseli: girlschase.com















