Yazar: 11:15 am Haberler

WNBA All-Star’lar ısınmaya “Bize borçlu olduğunuz parayı ödeyin” tişörtleriyle çıktı

Team Clark ve Team Collier‘ın tüm oyuncuları, Cumartesi gecesi oynanan WNBA All-Star Maçı öncesinde üzerinde “Bize borçlu olduğunuz parayı ödeyin” yazan tişörtlerle ısındı. Amerikalı kadın basketbolcular, bu tişörtlerle sahaya çıkarak lig gelirlerinden aldıkları düşük payı protesto etti.

Napheesa Collier, protestonun nedenini “WNBA’dan kazanılan tüm paranın çok küçük bir yüzdesini alıyoruz. Oysa bu para bizim sunduğumuz eğlence sayesinde kazanılıyor.” diyerek açıkladı ve “Bu yüzden adil ve makul bir yüzde talep ediyoruz.” dedi.

Bu gösteri, perşembe günü oyuncular ile WNBA yönetimi arasında yeni bir toplu iş sözleşmesine ulaşılamamasının ardından geldi. Oyuncular, son toplu iş sözleşmesinden Ekim ayında çekildiklerini duyurmuştu. Talepleri arasında daha adil bir gelir paylaşım modeli, maaş artışları, iyileştirilmiş yan haklar ve daha esnek bir maaş tavanı yer alıyor.

Görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından birçok oyuncu, talepleriyle ligin sundukları arasında büyük bir uçurum olduğunu belirtti. Yeni bir toplu iş sözleşmesine Ekim ayına kadar ulaşılmazsa, aralarında All-Star oyuncular Napheesa Collier ve Angel Reese’in de bulunduğu bazı oyuncular, ligden toplu olarak çekilmeyi (walkout) gündeme alabileceklerini söyledi.

Taraftarlardan WNBA All-Star’lara destek

Maçın sonunda salonu dolduran seyirciler “Pay them!” (Ödeyin!) sloganları attı ve “WNBA oyuncularına ödeme yapın” yazılı pankartlar taşıdı. Bu destek, kamuoyunun da oyuncuların taleplerini sahiplendiğini gösterdi.

Oyuncular sendikası başkanı Nneka Ogwumike, seyircilerin gösteriye destek verdiğini fark ettiklerini belirtti: “Tüm hafta sonu hayran etkinliklerinde bizimle dayanışma gösterdiklerini duydum; hakkımız olan payı almamızı istiyorlar.” Napheesa Collier ise, “Bu, ne yaptığımızı duyurmak ve birlikte hareket etmek için mükemmel bir fırsat” dedi.

Oyuncular, maçta giyilen tişörtleri sezonun ikinci yarısında da giyip giymeyeceklerine henüz karar vermedi. Ancak sendika maç sırasında sosyal medyadan yaptığı duyuruyla, bu tişörtlerin satışa sunulduğunu açıkladı.

Görsel Kaynağı: Steph Chambers / Getty Images

Kadın sporcular erkek sporculardan neden daha az kazanıyor?

Kadın sporcuların, erkek meslektaşlarıyla aynı sporu yapmasına, aynı sahada mücadele etmesine rağmen gelirden aldıkları pay hâlâ düşük. Burada sıkça dile getirilen yanlış bir algıyı düzeltmek gerek: Kadın sporcular erkek sporcularla aynı maaşı talep etmiyor, aksine spordan elde edilen toplam gelirden adil bir pay almak istiyorlar.

Örneğin ABD Kadın Futbol Takımı, erkek takıma kıyasla daha fazla başarıya ve izlenme oranlarına sahip olmasına rağmen yıllarca daha az kazandı. Uzun mücadeleler, davalar ve kamuoyu desteğiyle nihayet 2022 yılında erkeklerle eşit ücret anlaşmasına ulaştılar.

Diğer spor dallarında protestolar

Serena ve Venus Williams kardeşler, Grand Slam turnuvalarında kadınlara daha az para ödülü verilmesine karşı yıllarca mücadele etti. 2007’de Wimbledon ve Roland Garros’ta eşit ödül sağlandı.

Norveç Kadın Futbol Takımı, 2017’de erkek takımının maaşlarının bir kısmından feragat etmesiyle eşit ücrete yaklaştı.

2019’da ABD Kadın Milli Buz Hokeyi Takımı, daha iyi ücret ve destekleyici koşullar için grev tehdidinde bulundu ve Dünya Şampiyonası’na katılmayı reddetti. Bu eylem sonucunda ABD Hokey Federasyonu ile dört yıllık bir anlaşma imzalandı ve takım için önemli iyileştirmeler sağlandı.

Bazı Avrupa liglerinde kadın basketbolcular, daha iyi maaşlar, seyahat koşulları ve annelik hakları için sendikal mücadeleler verdi. Özellikle İspanya ve Fransa liglerinde oyuncular, toplu iş sözleşmeleriyle haklarını iyileştirme yoluna gitti.

Türkiye Kadın Milli Voleybol Takımı Filenin Sultanları”nın 2024 FIVB Voleybol Milletler Ligi için ABD’ye ekonomi sınıfında uçması tartışma yarattı. Bu durum, sporcuların başarılarına rağmen karşılaştıkları yetersiz destek ve imkanları gündeme getirdi. Tepkiler üzerine Türkiye Voleybol Federasyonu, takımın dönüş yolculuğunun business class olarak gerçekleştirileceğini açıkladı.

Görsel Kaynağı: Eda Erdem / Instagram

İş dünyasında gelir adaletsizliği ve mücadele

Kadınlar iş dünyasında da aynı işi yapmalarına rağmen daha düşük ücret alıyor. Üstelik bu durum yalnızca maaşla sınırlı değil; terfilerde, yöneticilik pozisyonlarında ve prim sistemlerinde de kendini gösteriyor. Özellikle Türkiye’de iş görüşmelerinde kadınlara yöneltilen sorular bunu açıkça gösteriyor: “Evli misiniz?”, “Çocuk düşünüyor musunuz?” gibi sorular, kadının kariyerinden çok özel hayatına odaklanan ayrımcı yaklaşımların göstergesi.

ABD’de Lilly Ledbetter, maaş eşitsizliğine karşı verdiği hukuk mücadelesiyle “Lilly Ledbetter Fair Pay Act” adlı yasanın çıkmasını sağladı. Simone de Beauvoir, “İkinci Cinsiyet” kitabında kadınların toplumsal ve ekonomik eşitsizliklerini açığa çıkardı. Gloria Steinem ise feminist hareketin medya ve iş dünyasındaki eşitlik mücadelesinde öncü bir figür olarak bilinir.

Dünyada kadın-erkek ücret oranları

2024 yılı itibarıyla ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu (U.S. Bureau of Labor Statistics) verilerine göre, dünya genelinde kadınlar, erkeklerin kazandığı her 1 dolar karşılığında yaklaşık 83 sent kazanıyor. Bu da %17’lik bir cinsiyete dayalı ücret farkına işaret ediyor.

Türkiye’de ise TÜİK verilerine göre 2023 yılında kadınların ortalama saatlik kazancı erkeklerin %85,5’i düzeyindeydi. Bu da yaklaşık olarak kadınların 1 erkeğin kazandığı 1 TL’ye karşılık 85 kuruş kazandığı anlamına geliyor.

Kadınlara daha az ödeme yapmanın bahaneleri

Kadınlar doğum yapar, işe ara verir. Kadınlar aileye öncelik verir. Erkekler daha güçlü, daha rekabetçidir. Kadınların kazancı ek gelir olarak görülür.

Bu bahaneler, kadınların profesyonel yaşamda karşılaştıkları yapısal engelleri görünmez kılar. İşverenler, kadınların iş sürekliliği veya yetkinliği hakkında ön kabullerle ücret belirliyor. Ancak ABD’deki birçok araştırma, çocuk sahibi olmayan kadınların da erkeklerden daha az kazandığını gösteriyor.

Kadınların kazancının “ek gelir” olarak görülmesi ve aileye öncelik vermelerinin beklenmesi, toplumsal cinsiyet rollerinin doğrudan bir sonucudur. Erkekler ailenin birincil geçim kaynağı olarak kabul edilirken, kadınların gelirinin yalnızca destekleyici bir katkı olduğu varsayılır. Bu anlayış, kadının kariyerini ikinci plana atan; ücret, terfi ve liderlik pozisyonlarında geri plana iten bir sistem yaratır.

Toplum, kadının önceliğini aile olarak belirlediğinde, işveren de bu beklentiyi dayanak alarak kadının emeğini ikincilleştirir. Oysa kadınların gelirleri sadece hane bütçesini tamamlamakla kalmaz, bireysel ekonomik özgürlükleri ve toplumsal statüleri açısından da hayati önem taşır. Bu yüzden kadınların işi sadece ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda toplumsal normlara karşı bir mücadele alanı hâline gelir.

Sonuç: ADİL EMEK, ADİL ÜCRET

Bir kişinin maaşı, yaptığı işin niteliği, katkısı ve sonuçlarıyla belirlenmeli. Cinsiyet, ırk veya inanç gibi toplumsal kimlikler emeğin değerini değiştirmez.

WNBA All-Star protestosu, kadınların iş ve spor dünyasında süregelen eşitsizliklere karşı sesi yükselttiği bir örnek. Bu sadece basketbol sahasının değil, tüm iş kollarının ortak bir meselesi: Adil emek, adil ücret.

Kaynak:

apnews.com

data.tuik.gov.tr

bls.gov

nytimes.com

fiba.basketball

bbc.com

en.wikipedia.org

nwlc.org

Kapak Görseli: AP Photo/Michael Conroy

Visited 18 times, 1 visit(s) today
Close