DEHB nedir? Belirtileri nelerdir?
DEHB, (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu ) kendini dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik hali, çok konuşma gibi semptomlarla belli eden bir nöropsikiyatrik gelişim bozukluğudur.
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu dendiğinde aklımıza kim geliyor? Büyük ihtimalle sınıfta yerinde duramayan, söz kesen, her şeye karışan bir erkek çocuk. Çünkü DEHB tanı kriterleri, tarihsel olarak erkek çocukların davranış kalıplarına göre şekillendirildi. Bu yaklaşım sebebiyle bozukluk, genellikle hiperaktivite ve hareketlilik ele alınarak teşhis edilmektedir. Oysa kız çocuklarda DEHB kendini daha çok dikkat dağınıklığı ile belli edebilmekte bu sebeple birçok kız çocuğu tanı alamadan bu bozuklukla tek başına mücadele etmek durumunda kalmaktadır. Bu belirtiler okulda ya da iş yerinde “yaramazlık” olarak değil, “dalgınlık” olarak görülmekte ve çoğu zaman “hayalperest” ya da “dağınık” olmakla açıklanmaktadır.
Kız çocuklarında sessiz ve fark edilmeyen belirtiler
DEHB’li kızlarda düşük özsaygı, sosyal ilişkilerde zorluk gibi sorunlar görülebilir. Sosyal etkileşimler sırasında agresif veya olumsuz tepkiler verebilirler. Durum, sadece çocukluk değil, ergenlik ve yetişkinlikte de devam edebilir. Bunların yanı sıra, östrojen ve progesteron hormonları dopamin sistemine olan etkileriyle belirtilerin şiddetini artırabilmektedir. Menstrüel döngüye göre ilacın etkisi değişebilir. Bu nedenle tedavi bu dalgalanmalara göre düzenlenebilmektedir.

Görsel kaynağı: verywellmind.com
Erkek çocuklarda DEHB tanı ve tedavi oranı kız çocuklara göre daha fazladır. Yetişkinlerde kadınlar daha çok tanı alabilmelerine rağmen erkeklere göre tanı, genelde daha geç konulmaktadır. Kızlarda DEHB kendini daha çok dikkatsizlik ve içsel belirtilerle gösterir, erkeklerde ise daha yüksek hiperaktivite ve dürtüsellik görülür. Kız çocuklarda depresyon ve anksiyete gibi psikiyatrik bozukluklar daha sık görüldüğü için DEHB tanısı gözden kaçmaya müsaittir. Bununla beraber kızlar, belirtilerini maskelemek için baş etme stratejileri geliştirmektedirler. Bu sebeple kişi akademik olarak başarılı gözükebilir ve bu da teşhisin göz ardı edilmesine sebep olabilir. Çünkü eski anlayışa göre, akademik başarıya sahip olmak DEHB olmadığının bir kanıtı olarak nitelendirilebilir. Yerleşmiş eski başka bir fikir de DEHB’nin bir “erkek hastalığı” olarak görülmesidir. Kız çocuklarda yaramazlık hat safhada olmadığı sürece DEHB teşhisi düşünülmez. Bu da yine teşhisi geciktirebilmekte ve kız çocuklarını kendi kendilerine bu bozuklukla baş etmek zorunda bırakmaktadır.
Tanı konmayan DEHB’nin uzun vadeli riskleri
DEHB tedavi edilmediğinde akademik başarısızlık, düşük öz saygı, anksiyete, sosyal ve mesleki işlev bozuklukları ve somatik şikayetlere sebep olabilmektedir. Riskli cinsel davranışlar, düzensiz ilişkiler ve erken gebelik riski de tanı alınmadığında artabilir. Yetişkinlikte ise mesleki performans düşüşü yaşanması beklenir. Doğru teşhis yapılabilmesi için kişinin çocukluktan itibaren dikkat ve hiperaktivite durumu analiz edilmeli, bu bozukluk tanısız kalmamalıdır. Aksi takdirde sosyal hayatta kaymalar ve içsel bunalımlar yaşanması kaçınılmazdır.

Görsel kaynağı: uclahealth.org
Bir etiket değil, bir anlama biçimi
Kızlarda DEHB çoğunlukla tanınmamakta ve tedavi edilmemektedir. Bunun nedeni, belirtilerin erkeklere göre daha az fark edilmesi ve anksiyete, depresyon gibi komorbid durumların ön plana çıkmasıdır. Sağlık çalışanlarının kadın ve kızlardaki belirtilere yönelik farkındalığı artırması, doğru tanı ve tedaviyi sağlayarak akademik, sosyal ve psikolojik sorunların önüne geçebilir.
Unutmayalım ki doğru tanı, yalnızca bir isim koymak değil, yıllardır yük taşıyan bir kadının kendini anlamasına ve yeni bir başlangıç yapmasına fırsat vermektir.
Kaynakça:
Biederman, J., Faraone, S. V., Mick, E., et al. (1999). Clinical correlates of ADHD in females: findings from a large group of girls ascertained from pediatric and psychiatric referral sources. Journal of the American Academy of Child & Adolescent Psychiatry, 38(8), 966–975. https://doi.org/10.1097/00004583-199908000-00012
Ohan, J. L., & Johnston, C. (2005). Gender appropriateness of symptom criteria for attention-deficit/hyperactivity disorder, oppositional-defiant disorder, and conduct disorder. Child Psychiatry and Human Development, 35(4), 359–381. https://doi.org/10.1007/s10578-005-2694-y
Ohan, J. L., & Visser, T. A. (2009). Why is there a gender gap in children presenting for attention-deficit/hyperactivity disorder services? Journal of Clinical Child & Adolescent Psychology, 38(5), 650–660. https://doi.org/10.1080/15374410903103627
Quinn, P. O. (2005). Treating adolescent girls and women with ADHD: gender-specific issues. Journal of Clinical Psychology, 61(5), 579–587. https://doi.org/10.1002/jclp.20121
Quinn, P. O., & Madhoo, M. (2014). A review of attention-deficit/hyperactivity disorder in women and girls: uncovering this hidden diagnosis. The Primary Care Companion for CNS Disorders, 16(3). https://doi.org/10.4088/PCC.13r01596
Justice, A. J., & de Wit, H. (1999). Acute effects of d-amphetamine during the follicular and luteal phases of the menstrual cycle in women. Psychopharmacology, 145(1), 67–75. https://doi.org/10.1007/s002130051033
Kapak Görseli: medicalpark.com.tr














