Yazar: 5:02 am Köşe Yazıları 1 Yorum

Canavar kadın: Korku sinemasında kadına bakış

Korku sinemasının neden canavar kadın figürlerle dolup taştığını hiç düşündünüz mü?

Kadın karakter bir sahnede bacaklarından kan süzülerek belirir, bir diğerinde saçları yüzünü kapatmış halde ekrandan sürünerek çıkar. Korkuda kadın, çoğu zaman canavar olarak konumlanır. Kimileri bunun “bilinmeyen”e olan korkudan kaynaklandığını öne sürer. Bu korku gerçekten “bilinmeyen” öğeye olan korkudan mı gelmektedir, yoksa toplumun bastırılmış korkularını mı açığa çıkarır? Zaman zaman doğaüstü bir varlık olarak karşımıza çıkan bu korku, kadın bedeni ve arzusuyla da beyaz perdeye konu olmuştur. İşte tam da bu yüzden, kadınların korku filmlerindeki temsillerinin sadece “bilinmeyen”le ilişkili olmadığı kanısına varmamız mümkündür. 

Creed’in “canavarca kadınlık” kavramı

Film teorisyeni Barbara Creed’in “monstrous feminine” yani “canavarca kadınlık” kavramı, ataerkil toplumun kadın bedeninden, doğurganlığından ve bağımsızlığından duyduğu korkunun bir yansımasıdır. Bu doğrultuda, The Exorcist’te asıl korku iblis değil, bir çocuğun cinselliği keşfetmesi ve ebeveyn kontrolünün kaybolmasıdır. Alien’da korku, yaratığın kendisinden çok, üreme dehşetinden kaynaklanır; kadın bedeni hem yaratıcı hem de yok edici olarak algılanır.

Carrie ve Jennifer’s Body’de canavar kadın

Carrie’de ergenlik, adet kanaması ve bir genç kızın öfkesi korkunun temelini oluşturur. Filmde karakter regl olduğu için cezalandırılır, alay konusu olur. Kadın bedeninin gelişimi adeta dehşet uyandırır dolayısıyla toplum bu konuyla alakalı ne yapacağını bilmediği için korku duyar. Daha sonra intikamını alan Carrie, “kurban” konumundan “canavar kadın” rolüne yerleşir. Carrie’nin bedeni korkunun öznesi haline gelir.

Kadının cinselliği, bedeni ve kendi iradesiyle vücudunun kontrolünü eline alması, aslında toplumun en derin korkularından biridir. Benzer şekilde Jennifer’s Body filminde, bir amigo kızın vampire dönüşerek erkeklerle beslenmesi, kurbanken canavar olan bir kadınla alakalıdır. Carrie’dekinin aksine, Jennifer’s Body filminde cinsellik bir silaha dönüşür. İki film de gösterir ki, kadın cinselliği ve kadın bedeni toplum için hala kabuslara sebep olan bir tema olarak baş göstermektedir. 

Raw ve canavar olmayı benimsemek

Son yıllarda kadın korku yönetmenleri bu figürü yeniden sahiplenmeye başladığı görülmektedir. Örneğin Julia Ducournau’nun Raw filmi, kadın canavar figürünü cezalandırmak yerine kavramı sahiplenmiş örnekler arasında karşımıza çıkıyor. Filmde kadın bedeninin ve arzuların bastırılması ile alakalı “yamyamlık” üzerinden bir alegori yapılır. Karakterin kendini tanıması ve sınırlarını çizmesi üzerine bu arzular, özgürleştirici bir güç haline gelir.

American actress Sissy Spacek lays waste to the Bates High School Senior Prom as the telekinetic protagonist of the horror film ‘Carrie’, 1976. (Photo by Silver Screen Collection/Getty Images)

“Canavarlaşmak”, kendini tanıma süreci gibi izleyiciye yansıtılır. Oysa eskiden “canavar” figürü kadınların cinselliği, öfkesini ve bağımsızlığını bastırmak için kullanılan bir nesneydi Ancak günümüz kadın yönetmenleri bu figürü benimseyerek canavarlaşma sürecini kendini keşfetme hikayesine dönüştürmektedirler.

Peki kadın canavar figürü neden hala bizi korkutmaya devam ediyor? Çünkü bize, anlayamadığımız ya da anlamaktan korktuğumuz temaların genellikle en çok korktuklarımız olduğunu hatırlatıyor. Toplumun bu konuda duyduğu korku ve rahatsızlık ise ne olursa olsun karşımıza kabuslarımıza girecek kadın canavar karakterler çıkacağının süregelen bir kanıtı olarak nitelendirilebilir. Bu filmler yapılmaya devam edildikçe bazen en çok korktuğumuzun iblis veya ruhlar değil, kontrol altına alınmayı reddeden bir kadın olduğu kanısı herkese hatırlatılmaya devam edecek.

Kaynakça:

Creed, B. (1993). The monstrous-feminine: Film, feminism, psychoanalysis. Routledge.

Clover, C. J. (1992). Men, women, and chain saws: Gender in the modern horror film. Princeton University Press.

Kristeva, J. (1982). Powers of horror: An essay on abjection (L. S. Roudiez, Trans.). Columbia University Press. (Original work published 1980)

Williams, L. (1984). When the woman looks. In M. Doane, P. Mellencamp, & L. Williams (Eds.), Re-vision: Essays in feminist film criticism (pp. 83-99). Frederick Ungar Publishing.

Wood, R. (1979). An introduction to the American horror film. In B. Nichols (Ed.), Movies and methods: An anthology (Vol. 2, pp. 195-220). University of California Press.


Visited 44 times, 1 visit(s) today
Close