Market rafında yan yana duran iki jilet düşünelim. Biri mavi, diğeri de pembe olsun. İşlevleri aynı, sadece renkleri farklı. Ancak, sıra ödemeye geldiğinde karşılaşılan tablo, meselenin sadece bir renk farklılığından öte olduğunu gözler önüne seriyor. Pembe olanın fiyatı, çoğu senaryoda, mavi olandan bir hayli uzak. Bu yalnızca bir jilet meselesi değil; deodoranttan şampuana, kıyafetten saç kesimine kadar uzanan bir ayrımcılık. Üstelik bu ayrımcılığın bir adı var : Pembe Vergi.
Pembe Vergi Nedir?
“Pembe vergi” (ya da İngilizce adıyla pink tax), kadınlara yönelik üretilen ürünlerin, erkek versiyonlarına kıyasla daha pahalıya satılmasını ifade eden sosyolojik bir terim. Bu vergi, resmi bir yasa ya da doğrudan uygulanan bir vergi değil; ürünlerin pazarlanma biçimi, ambalaj tasarımı ve hedef kitleye göre belirlenen fiyat stratejileriyle gizlice gerçekleştirilen ekstra bir fiyatlandırma. Aynı markanın tıraş bıçağı, deodorantı, şampuanı ya da kıyafeti; sadece kadınlar için tasarlandığında daha “özel” olarak tanıtılıyor ve bu “özellik” çoğu zaman ürünün fiyatına artı şeklinde yansıtılıyor.
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre; Türkiye’deki yetişkin giyim sektöründe kadınlara yönelik satışı yapılan ürünlerin, erkekler için üretilen muadillerine kıyasla %7,5 oranında daha pahalıya satıldığı görülüyor. Aynı markanın, renk ve kalıp gibi farklılıklarla, hem kadın hem de erkek tüketicilere sunduğu ürünlerde kadın tüketicilerin daha yüksek bedeller ödemesi, cinsiyete dayalı fiyat farklılaştırmasının bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Kozmetik ürünler bağlamında inceleme yapıldığında; şampuan, tıraş bıçağı ve parfüm gibi ürünlerde, giyim sektörüne benzer şekilde kadın tüketicilerin erkeklere kıyasla %16,8 oranında daha fazla ödeme yaptığı ortaya çıkıyor.
Araştırmada elde edilen bulgular, yalnızca yetişkin ürünlerinde değil, çocuk giyim ve oyuncak ürünlerinde de benzer bir fiyatlandırma farklılığı olduğunu gösteriyor. Kız çocuklarına yönelik üretilen pembe renkli ürünlerin, erkek çocuklarına sunulan mavi renkli muadillerine oranla ortalama %12,7 daha yüksek fiyatla satıldığı görülmüştür. Bu veriler ışığında, Türkiye’de renge bağlı fiyatlandırma stratejilerinin uygulandığı, yani kadınlara yönelik “pembe vergi” uygulandığı söylenebilir

Benzer şekilde, New York Şehri Tüketici İşleri Departmanı (DCA) tarafından gerçekleştirilen araştırmaya göre; kadın tüketicilere yönelik olarak pazarlanan ürünlerin, erkek tüketiciler tarafındaki muadillerine kıyasla %7 daha pahalı olduğu sonucuna varılmıştır. Oyuncak sektöründe de, aynı şekilde, kız oyuncaklarının erkek oyuncaklarından ortalama %7 daha pahalı olduğu ve kadın kıyafetlerinin erkek kıyafetlerinden %8 daha pahalı olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada belirtilene göre, en büyük fark kişisel bakım/hijyen ürünlerinde olmakla birlikte, kadın ürünleri erkek ürünlerinden %13 daha pahalıya satılmaktadır.
Pembe Verginin Hayatımıza Etkisi
Bu bilgiler ışığında Pembe vergi, tüketimde çoğunlukla fark edilmeyen bir eşitsizlik olarak hayatımızda yer ediniyor. Aynı işlevi gören ürünlerin yalnızca hedef kitlesi farklı olduğu için daha yüksek fiyatlardan satılması, kadın tüketicilerin ekonomik yükünü artırıyor. Bu yüksek fiyatlandırmalar, toplumsal cinsiyet eşitliği, ekonomik adalet ve tüketici hakları konusunda süregelen sorunların devamlılığını gözler önüne sermektedir. Farkındalık arttıkça, tüketicilerin bu eşitsizlikleri sorgulaması ve markalardan daha şeffaf ve eşitlikçi bir tavır talep etmesi, pembe verginin önüne geçilmesi ve daha adil bir tüketim düzeninin oluşabilmesi için belirleyici rol oynayabilir.
















[…] yoksulluğu; yalnızca hijyenik ped, tampon gibi temel sağlık ve hijyen ürünlerine erişememekle sınırlı olmamakla beraber aynı zamanda o ürünlerin erişilemez hale gelmesiyle […]