Yazar: 8:14 pm Haberler

Kadın Emeği Artık Şoförlük Mesleğinde!

Erkek egemenliğinin hâkim olduğu işlerin içinde artık kadın olarak da var olunabiliyor fakat kadın kimliğiyle çalışmanın da bedelleri var. S.Y. belediyenin bir kadın şoförü olarak çalışmanın olumlu ve olumsuz yanlarını bizimle paylaştı.

S.Y. “Böyle bir alanda çalışmak kolay değil. Şoförlük mesleği yıllarca ‘erkek işi’ olarak görülmüş bir alan. Bu algı maalesef tam olarak yıkılmış değil ve yıkılması da tabii ki zor bizzat içinde olduğum için de söylüyorum. Dolayısıyla direksiyon başına geçtiğimde bizzat bu iş alanının da beraberinde getirdiği yerleşik önyargıları da sürüyorum.”

Kadın Kimliğiyle Çalışmanın Toplumsal Bedelleri Var

21. Yüzyılda cinsiyetçi tavırlarla karşılaşmaktan şaşırmayan S.Y. “Bunlar artık bizim toplumsal normlarımız haline gelmiş. Birçok kişi bir kadına hitap ederken cinsiyetinden dolayı alttan alta ötekileştirdiğinin bile farkında değil. Bu tavırlarla karşılaşmak 2 senedir bende normalleşti. Belki bu kötüdür veya değildir bilmiyorum ama insan belli bir süre sonrasında artık bunları umursamayıp işine odaklanmalı diye düşündüğüm için ben de öyle yapmaya çalışıyorum.” dedi. Zaman zaman kadın şoför olduğu için, yolcuların kendisine ‘kısmen karşılaşmayı beklediği’ bakışlara maruz kalıp, otobüsü kullanmasına çok güvenmediklerini de belli ettiklerini söyledi.

Şoförlük mesleği yıllarca ‘erkek işi’ olarak görülmüş bir alan

Çalışma hayatı boyunca bu davranışlara kendince alışmaya çalışan S.Y.: “Artık olumsuz tepkilere odaklanmak yerine pozitif bakmaya çalışıyorum. Turistlerin beni veya diğer kadın şoför arkadaşlarımızı görünce yüzlerindeki tebessümü ve şaşkınlığı fark edebiliyorum. Bu beni mutlu ediyor çünkü onlar da bence kendilerince normal olan bir duruma şahit olunca bize karşı algıları da değişebiliyor. Yani artık olumlu tepkilerden ötürü cinsiyetimi kanıtlamam gerekiyormuş gibi hissetmiyorum.”

Çalışma hayatına ilk girdiği zamanlarda tek çocuk annesi olan S.Y. çocuğu tarafından bu işte olmasının da çok olumlu karşılandığını söylüyor. Çocuğunun kendisiyle gurur duyduğunu, bu işin zor olduğunun farkında olup bunu sık sık belirtmesiyle de kendisini çok mutlu ettiğini ifade etti. Dolayısıyla ne kadar olumsuz yönleri olsa da; sosyal normlar açısından bu işin kendisine çok büyük bir özgüven kazandırdığını, eskiden belki de daha çekingen ve pasifken şimdi çok daha başarılı ve disiplinli hissettiğini söyledi.

‘alışırsınız, kadınlar bu işi de yapar’ demeyi öğrendim.”

“Herkes gibi ben de belirli işler için kadınlar o işi yapamaz algısıyla büyütüldüm. Bu algıları yıkmamızın tek yolu kendimizi geliştirip değiştirmek. Ben her vites değiştirdiğimde bu cinsiyetçi düşünceleri geride bıraktım. Duruşum zamanla daha dik hale geldi. Sessiz kalmamayı, hakkımı talep etmeyi, ‘alışırsınız, kadınlar bu işi de yapar’ demeyi öğrendim. Etrafımdaki arkadaşlarıma da kendimce ilham olduğumu düşünüyorum. Bu da beni daha da mutlu kılıyor.” diyerek işinin ve sorumluluklarının kendisini erkek egemen alanda daha da güçlendirdiğini ve cinsiyetçi tavırlarla daha kolay başa çıkmayı öğrettiğini ifade etti.

Neredeyse her iş gibi bu iş alanı da hem fiziksel hem de zihinsel bir mücadele alanı ama aynı zamanda bir varoluş biçimi. Kadın olarak bu alanda yer almak, kadınların varlığını başkalarının normlarına göre değil, kendi emeklerine ve iradelerine tanımlamak anlamına geliyor.

Visited 8 times, 1 visit(s) today
Close