Türkiye’nin öncüleri kadınlar, günümüzde olduğu gibi geçmişte de sokaktan iş dünyasına, spordan akademiye kadar hayatın her alanında psikolojik ve fiziksel şiddetle mücadele etmek zorunda kalmışlardır. Ataerkil sistemin dayatmaları ve toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kadınların başarıları çoğu zaman yeterince takdir görmemekte, kadınlar kendilerini var etmek için fazladan sorumluluklar üstlenmektedir. Türkiye’nin toplumsal yapısını değiştiren bu öncü kadınlar, mesleklerinin yanı sıra bu köhne sistemlere karşı da büyük bir savaş vermişlerdir.

Görsel Kaynağı: bianet.org
Tıp Dünyasında Bir İlk: Safiye Ali
Türkiye’nin öncüleri arasında yer alan ilk kadın hekimi Safiye Ali, tıp fakültelerinin o dönemde kadın öğrenci kabul etmemesi nedeniyle eğitimini Almanya’da tamamlamıştır. Üstelik bu eğitimi, tek kelime Almanca bilmediği bir ortamda başarıyla bitirmiştir. Türkiye’ye döndüğünde, 1928 yılında İstanbul’da muayenehanesi olan tek kadın doktor olarak tarihe geçmiştir.
Ayrımcılığa karşı duruş: “Kadın doktor olmaz” algısını yıkmış, ancak buna rağmen Hekimler Yıllığı’nda adı “Safiye Ali Bey” olarak kaydedilmiştir.
Eşitlik arayışı: Kendisine düşük vizite ücreti ödemek isteyenlere, maddi imkansızlık durumları haricinde erkek hekimlerle eşit ücret talep ederek karşılık vermiştir.
Miras: Dönemin tüm ayrımcılıklarına rağmen kararlı duruşuyla toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda büyük izler bırakmıştır.
Yarış Pisti ve Direksiyon: Samiye Cahid Morkaya
“Otomobil sürmek sadece erkek işi midir?” sorusunu cesurca yanıtlayan ilk Türk kadın otomobil yarışçısı Samiye Cahid Morkaya’dır. “Kadının sürdüğü arabaya binmeyiz” gibi önyargılı yaklaşımlara maruz kalsa da Türkiye’nin ehliyet alan ilk kadını olarak 1930’da ilk yarışına katılmıştır.
Şampiyonluk: 1932 yılında İstinye Köprüsü ile Zincirlikuyu arasındaki parkurda şampiyon olmuştur.
Hukuki mücadele: Yarışın geçersiz olduğunu iddia eden ve kadınların yarışamayacağını öne süren erkek rakiplerine karşı, mahkemede hakkını arayarak kazanmış ve adını tarihe yazdırmıştır.
Vizyon: Morkaya’nın hikayesi, erkeklerin engellemelerine maruz kalmadığı sürece bir kadının her alanda başarılı olabileceğinin en net göstergelerinden biridir.

Mühendislikte Öncü Bir İsim: Sabiha Gürayman
Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi olan Sabiha Gürayman, İTÜ’nün ilk iki kadın mezunundan biridir. 1936 yılında Ankara Beypazarı’ndaki bir köprü inşaatında çalışmak istediğinde, “Kadının dağ başında ne işi var!” gibi cinsiyetçi bürokratik engellerle karşılaşmıştır.
Azim: Dönemin valisi ve diğer yetkililerin yarattığı engelleri aşmayı başarmıştır.
Başarı: Köprü inşaatının başarıyla tamamlanmasıyla “Türkiye’nin ilk kadın inşaat mühendisi” unvanını almıştır.

Görsel Kaynağı: cumhuriyetinoncukadinlari.com
Kadınların bitmeyen mücadelesi
1920’lerden günümüze kadınlar; hem mesleki hem de spor gibi pek çok kategoride, ataerkil sistemin dayattığı zorluklarla ve kendilerini var etme çabasıyla mücadele etmeye devam etmektedir. Kadınların gücü hafife alınamayacak kadar büyüktür ve bu güç, sistemin tüm engellemelerine rağmen büyük başarılara imza atarak varlığını sürdürmektedir.
Kaynakça: neoskola.com













