Ne olmuştu?
Kızını henüz 6 yaşındayken 29 yaşındaki bir müridiyle (Kadir İstekli) dini nikahla evlendirdiği gerekçesiyle hapis cezasına çarptırılan Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi. Gümüşel’in cezaevi çıkışında tekbirler ve alkışlarla karşılanması ise kamuoyunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Türkiye’nin uzun süre gündeminden düşmeyen davada, mağdur H.K.G.’nin çocuk yaşta evlendirildiğine ilişkin iddialar büyük tepki çekmişti. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 2023 yılında açıkladığı kararla sanıklara ağır hapis cezaları vermiş; Kadir İstekli 30 yıl, Yusuf Ziya Gümüşel “cinsel istismar suçuna iştirak” ve “ebeveynlik görevini ihmal” suçlarından 19 yıl 9 ay, Fatma Gümüşel ise 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Ancak dosyayı inceleyen Yargıtay, bazı delillerin yeterince değerlendirilmediği gerekçesiyle kararı bozdu. Ses kayıtları, telefon trafiği verileri, tanık beyanları ve mağdurun yaşına ilişkin bazı incelemelerin eksik yapıldığına hükmeden Yargıtay’ın kararı sonrası dava yeniden görülmeye başlandı.

Tahliye neden tartışılıyor?
Tahliye sonrası ortaya çıkan görüntüler ise en az dava kadar konuşuldu. Çocuk yaşta evlilik iddialarıyla gündeme gelen ve bu nedenle yargılanan bir kişinin cezaevi önünde alkışlarla karşılanması, Türkiye’nin çocuk hakları ve kadın hakları konusundaki tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.
Dava dosyasına giren ifadeler ise yıllardır kamuoyunun hafızasındaki yerini koruyor. H.K.G.’nin beyanlarına göre, 6 yaşında dini nikahla evlendirildiği süreç 13 yaşında nişan, 14 yaşında ise düğünle devam etti. Düğünün ardından çocuk yaşta evlendirilen H.K.G., kendisinden yaşça büyük olan Kadir İstekli ile aynı evde yaşamaya başladı.
Henüz çocuk yaşta yaşadıklarının etkileriyle mücadele eden H.K.G., düğünden birkaç ay sonra sağlık sorunları nedeniyle hastaneye götürüldüğünde yaşadıklarının ilk kez resmi kayıtlara yansıdığını anlattı. Ancak süreç o dönemde sonuçsuz kaldı.
H.K.G.’nin mücadelesi neden önemli?
İfadesinde yıllarca sessiz kaldığını belirten H.K.G., küçük kız çocuklarının evlendirilmesine ilişkin bir radyo programını dinledikten sonra yaşadıklarının normal olmadığını sorgulamaya başladığını söyledi. Daha sonra yaptığı araştırmalar ve kurduğu sosyal ilişkiler sayesinde hukuki mücadele başlatan H.K.G., yıllar boyunca maruz kaldığı haksızlıkların ardından adalet arayışını sürdürdü.
Bugün tartışılan tahliye kararı kadar, kamuoyunun hafızasında yer eden bir başka gerçek daha bulunuyor: Çocuk yaşta evlendirildiğini söyleyen bir kadının yıllar sonra verdiği mücadele sayesinde ortaya çıkan bu dava, Türkiye’de çocuk hakları ve kadın hakları açısından dönüm noktalarından biri olarak görülüyor.
Yargı süreci devam ederken cezaevi önünde yükselen alkışlar kadar, yıllarca sesini duyurmaya çalışan H.K.G.’nin adalet talebi de toplumun önünde durmaya devam ediyor.

‘Alkışla’ karşılanan tahliye
Gümüşel’in tahliye kararının ardından Cübbeli Ahmet olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Yusuf Ziya Gümüşel Hocaefendi kardeşimizin hapisten halâsı ve tahliye kararı aldığını şu an itibarıyla büyük bir sevinç içerisinde öğrenmiş bulunuyorum” ifadelerini dile getirirken Gümüşel’in Cübbeli Ahmet tarafından ziyaret edildiği görüntüler de sosyal medyada geniş yankı buldu. Görüntülerde Gümüşel’in Ünlü’ye hitaben “Başımın tacı, gönlümün sultanı” ifadelerini kullandığı görüldü.
Dava dosyasında adı geçen kişi bugün yetişkin bir kadın. Ancak kamuoyunun hafızasında hâlâ cevap bekleyen soru aynı: Bir çocuğun 6 yaşında evlendirilmesine ilişkin iddiaların gölgesindeki bu dava, hukuken yeniden görülürken toplum vicdanı hangi noktada duruyor?













