Yazar: 1:47 pm Haberler

Barbie’nin yeni adımı: Tip 1 Diyabetli ilk Barbie ile temsiliyetin sınırlarını genişletmek

Çocuklar oyuncaklarla oynamanın ötesinde kim olduklarını, kim olabileceklerini ve nereye ait olduklarını da öğrenirler. Bu yüzden oyuncak dünyasında temsiliyet, yalnızca bir pazarlama tercihi değil, politik bir mesele olarak da öne çıkmaktadır. Mattel, uzun süredir eleştirilen temsil eksikliğini gidermek amacıyla şimdi de Tip 1 diyabetli ilk Barbie bebeğini piyasaya sürdü. Bu adım, oyuncak endüstrisinde sağlık temsiliyeti açısından yeni bir sayfa açıyor.

Tip 1 Diyabetli Barbie

Görsel Kaynağı: sosyalup.net

Barbie’nin yeni modeli, Tip 1 diyabetle yaşayan çocukların günlük hayatına dair detaylarla donatıldı. Sürekli glikoz takip cihazı, insülin pompası, mobil uygulama simülasyonu ve büyük çantasıyla diyabetli çocukların yaşadığı gerçekliğe dair bir yansıma sunuyor. Bebek, Mattel’in “Fashionistas” serisi kapsamında üretildi ve küresel diyabet araştırmaları yürüten Breakthrough T1D iş birliğiyle geliştirildi.

Tip 1 diyabet hastalığı nedir?

Tip 1 diyabet, bağışıklık sisteminin pankreasa saldırması sonucu vücudun insülin üretememesiyle ortaya çıkan kronik bir hastalık. Günlük yaşamda düzenli insülin alımını ve glikoz takibini zorunlu kılıyor. Bu süreç sadece fiziksel değil, duygusal olarak da çocukları etkileyebiliyor. Bu nedenle diyabetli bir çocuğun kendisini bir oyuncakta görebilmesi; “iyi niyetli” bir tasarım olmanın ötesinde görünürlük ve güçlenme açısından da anlamlı bir adım.

Tip 1 Diyabetli Barbie projesine katkı sunan kadınlar

Barbie’nin Tip 1 diyabetli modeli, sağlık temsiliyetinde bir eksikliği kapatırken bu sürece katkı sunan kadınlar da öne çıktı. Mattel, diyabetle yaşam deneyimini kamuoyuyla cesurca paylaşan iki kadının sesine de alan açtı: Fitness eğitmeni Robin Arzon ve Model Lila Moss. Türkiye’de ise projenin elçiliğini üstlenen isim, uzun yıllardır Tip 1 diyabetle yaşayan klinik psikolog ve sosyal sorumluluk çalışmalarıyla tanınan Pınar Sabancı oldu.

Pınar Sabancı ve Tip 1 diyabetli Barbie bebeği

Görsel Kaynağı: Pınar Sabancı, Instagram hesabı [@pinarsabanci]

Euronews’in haberine göre Sabancı, “Tip 1 diyabetle yaşamak, zaman zaman zorlayıcı ama bir o kadar da öğretici bir yolculuk. Bu süreç sadece bedensel değil, duygusal anlamda da güçlenmeyi öğretiyor insana. Kendime daha iyi bakmayı, iç sesimi dinlemeyi, sabırlı olmayı ve farkındalıkla yaşamayı bu sayede öğrendim. Özellikle çocukluk döneminde kendini bir şeyin içinde görmek, bir topluluğa ait hissetmek çok kıymetli. Barbie’nin bu adımı sayesinde, Tip 1 diyabetle yaşayan çocuklar artık oyuncak dünyasında da kendilerine benzeyen, hayatlarına ayna tutan bir karakterle karşılaşacak. Bu yalnızca bir oyuncak değil, aynı zamanda görünürlük, anlayış ve iyileştirici bir bağ demek. Bu bebek, çocuklara yalnız olmadıklarını gösterecek. Umuyorum ki onlara güç ve umut verecek,” sözleriyle temsiliyetin duygusal ve toplumsal boyutuna dikkat çekti.

Benzer şekilde, süper model Kate Moss’un kızı Lila Moss da bu projede yer alarak farkındalık sağladı. Kendi deneyimlerini kamuoyuyla açıkça paylaşan Moss’a, kendisine özel olarak tasarlanmış bir Barbie bebek hediye edildi. Kırmızı halıda bile sensörlerini gizlememesiyle dikkat çeken Moss, “Farklı olmanın ne kadar havalı olduğunu göstermek istiyorum. Sensörlerimi fark edip kendini temsil edilmiş hisseden insanlardan mesajlar alıyorum. Bu benim için gerçekten çok anlamlı. Ve şimdi, bana benzeyen ve aynı zamanda sensörlerime sahip bir Barbie bebeği görebilmek… bu gerçekten eşsiz ve etkileyici bir deneyim,” diyerek çocuklara ilham verdi.

Kendi bedensel farklılıklarını saklamadan yaşayan Lila Moss için tasarlanan, tıbbi aksesuarları ve görünümüyle birebir örtüşen özel Barbie bebeği.

Görsel Kaynağı: Lila Moss, Instagram hesabı [@lilamoss]

Oyuncak dünyasında “farklılık” Barbie ile normalleşiyor mu?

Mattel’in kapsayıcılık hamleleri son yıllarda hız kazandı. Down sendromlu, işitme cihazlı, protezli, tekerlekli sandalyeli ya da vitiligolu Barbie bebekler Fashionistas serisine dahil edildi. Ancak bu adımlar sadece birer “çeşitlilik vitrini” değil, aynı zamanda yapısal bir dönüşümün ve çoklu temsiliyetin işaretçisi olarak öne çıkıyor.

KadınKöy olarak biliyoruz ki, temsiliyetin gerçek dönüşüm yaratabilmesi için o temsiliyetin üretim süreçlerine, görünürlüğüne ve toplumsal algısına da nüfuz etmesi gerekir. Tip 1 diyabetli Barbie bebeği, bu anlamda sadece diyabetli çocukların değil, sağlık temsiliyetinin dışına itilmiş tüm bedenlerin oyuncak dünyasında yer bulabilmesi adına sembolik bir kapı aralıyor.

Barbie Fashionistas serisi

Görsel Kaynağı: bigumigu.com

Oyuncaklar değişirse dünya da değişir mi?

Barbie’nin bu adımı, çocukların “farklılık”la tanışmasını normalize etme ve çeşitliliği bir zenginlik olarak sunma açısından umut verici. Ancak oyuncağın ötesine geçip çocuk politikalarının, sağlık hizmetlerine erişimin ve engelli çocuklara yönelik kamu desteklerinin ne kadar kapsayıcı olduğunu sorgulamak da bu temsiliyet biçimlerini güçlendirecek yapısal taşlar olarak öne çıkmalıdır.

Bir çocuğun eline geçen oyuncakta kendini bulması elbette değerli. Ama daha değerli olan, o çocuğun toplumda da aynı güveni ve kapsayıcılığı hissedebilmesi.

Barbie artık sadece pembe bir hayal değil, daha gerçek bir dünyanın minyatür temsiline dönüşüyor. Dileriz bu sadece başlangıç olur.

Kaynak:

tr.euronews.com

theguardian.com

ntv.com.tr

marketingturkiye.com.tr

Kapak Görseli: gazetepencere.com

Visited 110 times, 1 visit(s) today
Close