Yazar: 5:25 pm Köşe Yazıları

Kadınlar tatilde sadece eğlenmek istiyor!

Kadınlar tatilde ve özellikle de tatilden sonra dinlenmeye ihtiyaç duyar.
Kadınlar tatilde kendilerinden önce sayısız faktör düşünürken, tatilin tadını en çok erkekler çıkarıyor. Kadınların sorumlulukları ise maalesef tatilde azalmıyor, aksine çoğalıyor.

Momvacation: Tatilin zorlu yüzü


Özellikle yaz tatilinde yazlığa gidip kafa dinleme hayali, kadınlar için pek geçerli değil.
Yazlığın temizliği, çamaşırı, yemeği, bulaşığı, hiç bitmiyor…
Onlar tamam diyelim, bu sefer çocukların bitmeyen istekleri başlıyor.

Fotoğraf: https://www.kadinisci.org/tatil-yapmak-bizim-icin-luks/

Kadınlar tatilde yazlıkta kafa dinleyebildiği tek an, herkes uyuduktan sonra terasta içilen kahve ve sigaradan ibaret.

Bir de yazlığın olduğunu duyan akrabalar var.
Odaları onlara göre düzenlemek, nevresim takımlarını çıkarmak, “şöyle bir sileyim” deyip saatler süren temizlik yapmak…

Sorumluluk hep tek bir cinsiyette

Kadınlar tatilde zaman geçirirken beklenen misafirler geldiğinde ise iş yükü katlanarak artıyor: 10 kişiye yemek hazırlamak, bulaşıkları yıkamak, yalandan edilen yardımlardan sonra etrafı yine sil baştan düzenlemek.

Kadın neden otel odasını bile temizle ihtiyacı hisseder?

Tatilin “otel versiyonunda” ise başka anksiyeteler ve görevler devreye giriyor. Valizleri hazırlamak tamamen kadının işi. Herhangi bir şey unutulursa, sorumluluk yine ona ait.

Valiz stresi bitti diyelim, bu sefer sıra otele yerleşmeye geliyor. Tam ayaklarını uzatıp dinlenecekken, çocukları giydirme görevi kapıda. O iş de tamam diyorsun, bu kez banyodan kafasını uzatan eşin: “Hayatım, benim pantolonum neredeydi ya?” diyor. Yani otele gidildiğinde bile etrafı toplama ve düzenleme mecburiyetinde oluyor. 

Kadının tatilde sorumluluğu bir anda üç katına çıkıyor. Güç bela çıkıyorsun otel odasından.
Elinde valize benzeyen bir çanta — “Aman çocuğun üstüne bir şey olmasın, aman lazım olur” diye diye doldurduğun, taşıması omuz çürüten o klasik anne çantası.

Tatilde çocukların beğendiği bir yere oturuyorsun. Biraz dinleneyim diyorsun… Ama sıcaktan eriyen dondurma, çocuğunun bembeyaz tişörtünde gezintiye çıkıyor. Anne çantasıyla birlikte lavaboya koşuyorsun. Üstünü değiştirip dönüyorsun, vaktinizi doldurup kalkıyorsunuz.

Sokakta yürürken kocana bakıyorsun:
Eller cebinde, sağa sola gülerek bakıyor.
Tatilin keyfini çıkarıyor.

Sen, gözlerinle çocukları izlerken düşmek üzere olduklarını fark ediyorsun. Koşarak yanlarına gidiyorsun. Arkanı dönüp baktığında ise… o, hâlâ hiçbir şeyin farkında değil.

Bu satırlar erkekleri suçlamak için yazılmadı, yanlış anlaşılmasın.
Sadece farkında olmadıkları tatilin arka planını göstermeye çalışıyorum.


Sorumluluğu valizimden çıkardım

Geçenlerde katıldığım bir dost meclisinde, ilk kez orada tanıştığım bir kadından şöyle bir cümle duydum:
“İlk defa kız kıza çıktığım tatilde gerçekten tatildeymişim gibi hissettim.”

Bu cümlenin ardından masadaki erkeklerin şaşkın bakışları, bu yazının çıkış noktası oldu. Onlar anlayamadı ama ben anladım.

Çünkü kadın kimsenin valizini toplamak zorunda değildi. Kimse dondurma döktü mü diye diken üstünde değildin. Sabah ne kahvaltı hazırlayacağım, akşam yemeği nerede yenecek kaygısı yoktu.

Saatlerce plajda kitap okuyabildin. Sohbet ettin, güldün, kendi sesini duydun.

Ve belki de en güzeli şu:
Bir tek sen vardın o tatilde.
Sen ve senin istediklerin.

“Bu yazı, ‘İlk defa tatildeymişim gibi hissettim’ diyen o kadına ve o hissi bir gün tatmasını dilediğim tüm kadınlara.

Hak ettiğiniz o tatili, bir gün gerçekten yaşayabilmeniz dileğiyle…”

Visited 33 times, 1 visit(s) today
Close